Hamilelik ve Doğum

Bundan yaklaşık iki sene öncesinde çocuk istediğime karar vermiştim. Yaklaşık bir sene boyunca hiç bir tedavi görmeden doğal yolla denedim fakat hemen kucağıma alamayacağımı hissettiğim anda bir tedaviye ihtiyacım olabileceğini düşündüm. Doktorumu bu karardan çok önce,  hiç bir referans almadan, gittiğim hastanede o günkü randevu durumuna göre rastgele seçmiştim. Yaklaşık bir senedir kendisine muayene oluyordum ve ismini ve başarılarını çok yerde duyduğumdan doğuma da kendisi ile devam etme kararı aldım. Doktorum perinatoloji uzmanı bir profesör. Kendisi riskli gebeliklerde benim gözümde bir numaradır 🙂 Çok şükür, çok doğru bir karar vermişim.

Yumurtalıklarım yeterince kaliteli, sayısı normalden fazla fakat çokça tembellerdi. Tembel olup çatlamadıkları için döllenme bir türlü gerçekleşemiyordu. Bu sebeple önce hap daha sonra iğne ile yaklaşık 1 sene kadar tedavi gördüm. Son tedavim çatlatma iğneleri ile oldu ve 2 ayın sonunda da gerçekleşmeyince ara vermek istedim. Yaklaşık 1-2 ay kafa dinleyecek, iğnelerden uzaklaşacak ve daha sonra kaldığım yerden devam edecektim. Tedaviyi durdurduk ve ben o iki ay içerisinde doğal yoldan hamile kaldım. 🙂

Bir cumartesi sabahı yaptığım ev tipi test pozitif çıkınca koştura koştura hastaneye gittik. Hemen kan verdim. Çıkan değerlere göre gebeliğim 7. hafta civarıydı ve keseyi ultrasonda görmek mümkündü. Ultrason muayenesinde sönmüş bir balon şeklinde içi boş çirkin bir kese vardır. Doktorumuz bunun sonlanan bir gebelik olabileceğini, fakat bazen geç döllenme olduğunu bu sebeple hemen karar verip hareket etmeden önce 3 gün sonra yeniden kan testinin tekrarlamamın iyi olabileceğini söyledi. Benim bitmeyen bekleyişim başladı ve üç gün sonra kan değerim 2.5 kat artmıştı. Bu iyiye işaretti, gebeliği kendimiz sonlandırmamaya ve ultrason muayenesi için 10 gün beklemeye karar verdik. 10 gün sonra bir ihtimal kese ve içerisinde yaşam belirtisi görebilirdik. İkinci hiç bitmeyen bekleyişin sonunda, içerisinde kıvılcım patlayan minik bir kese göründü ekranda. Artık gerçekten hamileydim. Fakat öğrendik ki bizim Zibidikuş‘un bir de ikizi varmış. Değerlerim o sebeple yüksek çıkmış. İkiz başlayan gebeliğim, tek olarak devam etti. Böylesi hayırlıymış…

İlk aylarda biraz hassastım. En ufak bir kanamada sürekli hastaneye koşturuyorduk, en ufak sancıda doktoruma mail atıyordum :). İlk üç ayı neredeyse hiç bulantısız geçirdim. Hamileliğimin toplamına bakarsak sorunsuz ve çok huzurluydu. Tüm testler yapıldı, herşey normaldi. Genel olarak yaşanılan problemlerin neredeyse hiçbirini yaşamadım. 7. ayda başlayan ve 8.-9. aylarda beni oldukça rahatsız eden kasık ağrılarım ile hamileliğim geçti, bitti.

Ben hep normal doğum istedim. Aklımda ve hayalimde olan hep oydu fakat Zibidikuş bir türlü doğru pozisyonu alamadığından sezeryana doğru ilerliyorduk. 36. haftada doktorum suyumun azaldığını, bebeğin hareket alanının daraldığını ve doğru pozisyonu almasını artık beklemediğini söyledi. Yavaş yavaş sezeryanı aklıma sokmaya başlamıştım. Hatta 15 Ekim için ameliyathane ve hastanedeki odamız ayarlanmıştı. 2 Ekimdeki kontrolümüzde doktorumuz suyum daha da azalırsa tarihi daha erkene çekebileceğini söyledi çünkü kritik seviyeye yaklaşıyorduk.

Muayene sonrası eve döndüm ve günlük rutinime devam ettim. 3 Ekim sabahı saat 6’da kedimiz Gofret’in mamasını vermek için ayağa kalktığımda suyum geldi 🙂 Önce doktorumu sonra eşimin ailesini aradım ve hastanenin yolunu tuttuk. Plansız gittiğimizden ameliyathaneler müsait değildi. Saat yaklaşık 11’e kadar çok hafif sancılar çekmeye başlamıştım. 11 gibi beni ameliyata aldılar ve epidural sezeryan ile 37+3. haftada 11:20 de kızımız Lida’yı dünyaya getirdim. Ameliyat eşim ve fotoğrafları çekmek için sevgili Alev Durmuşoğlu‘ da girdi.

Sezeryan o kadar basit geçti ki korkularımın ne kadar yersiz olduğunu anladım. Belimden yapılan ufacık bir iğne ile belden aşağısı tamamen uyuştu. Yaklaşık 10 dk da bebek çıkmaya hazırdı. O sırada eşim ve Alev girdi ameliyathaneye. Bebek doğdu ve hemen sonrasında temizlenip yanıma getirildi. Kokladım misssss gibi bir de öptüm tabii ki 🙂 Allah herkese, tüm isteyenlere bu duyguyu tattırır umarım. Eşim ve Alev ameliyathaneden çıktı ve bebeği de bebek odasına gönderdiler. Sonrasında 45 dk süren dikiş faslı başladı. En sonunda da 30 dakikalığına dinlenme odasına alındım.

Odama çıktıktan yaklaşık 15 dk sonra Zibidikuş‘u emzirmem için yanıma getirdiler. O saatten itibaren, kan alımı vs dışında ben alın demedikçe yanımdan almadılar. Hemşireler ertesi gün bebek bakımı ile ilgili kısa bir eğitim verdiler. Alt değiştirme işlemini de özellikle babaya öğrettiler. Cem sağ olsun hep o değiştirdi altını. Hastanede geçen 2 gecenin sonunda evimize geldik ve çok şükür hala evimizdeyiz… 🙂

Zibidikuş‘un bu hayata geliş hikayesini size olabildiğince kısa bir şekilde anlattım. Umarım okurken yorulmamışsınızdır. 🙂

Gözlerinize sağlık…

Hamilelik ve Doğum” üzerine 4 yorum

  1. Aynure dedi ki:

    Allah korusun buntun evlatlari.zibidukusa bayiliyorum.cok opuyorum.yok aslinda cok kisa olmus hikayen.yazarken cok gorune biliyor.amma kisa idi.hic bikmadim.

  2. Harika dedi ki:

    Merhaba Dilara hanım
    Aslında bütün yazılarınızı okudum.bunu sizinle paylaşmak istedim.benim de ilk gebeliğim sonlandırılmak zorunda kaldı çünkü kese gözüktü ama bebeği göremedik.çok kötü bi psikoloji anlarsınız her ultrasondan çıkışım ağlayarak oluyordu. Her doktor kontrolünde bir umut giriyordum ama sonu hüsran.en sonunda kürtaja aldılar beni kesenin yapısı bozulduğundan kanamam gelmişti.
    İşlem bittikten sonra doktorum olumsuz konuşmadı ama uç ila altı ay korun dedi.o piskolojiyle bir daha hamile kalamam diyordum eşime sürekli,korku vardı çünkü içimde.
    Sonra nemi oldu.3ay sonra korunmama rağmen hamile olduğumu öğrendim.tabi beni aldı bi telaş daha çok yeniydi yaşadıklarım bir daha aynı şeyi yaşarsam diye düşündüm hep.uç kere ultrasona girmiştim yine bebeği görememiştik ama ozaman yine çok erkendi.21 mayıs ti hiç unutmam doktor sesi açtı ve oğlumun ilk kalp atışlarını duydum Allah ıma sonsuz şükürler olsun korktuğum olmamaıştı.şimdi çok şükür yanımda yatıyor 18aylık oldu bile zaman hızla geçti bile 🙂
    Yazınızı okurken birden gözümde canlandı sanki anlatmak istedim. Sıkılmamışsınızdır inşallah.sizde sağlıkla büyütün kızınızı çok tatlı maşallah hele yemek yemesi bayılıyorum o hallerine 🙂

    • admin dedi ki:

      Merhaba, çok teşekkür ederim öncelikle 🙂 Ben de sizin adınıza çok mutlu oldum. Hayat bize ne yaşatacaksa onu yaşıyoruz. Bu süreçlerden geçmemiz lazımmış demek ki evlatlarımızı sağlıklı bir şekilde kucağımıza alabilmemiz için. Çok teşekkürler yorumunuz için 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir