Bebek ile Dubai seyahati – Bölüm 2

dubai1Öncelikle  bu yazı için çok uzun süre beklemiş ve bekletmiş oldum çok özür dilerim. Hem vakit darlığı hem de neyi nasıl toparlayacağımı bilemediğimden bu zamana kaldı.

Bildiğiniz üzere Zibidikuş ile birlikte Dubai gezimiz oldu. Bu yazıda Dubai’nin turistik özelliklerinden ziyade bebek ile orada neler yaptım bunlardan bahsedeceğim. Otele girişe kadar yaşadıklarımı birinci bölümde anlatmıştım. O yazıya şuradan ulaşabilirsiniz.

Biz ne yazık ki çok yanlış bir mevsimde gittik. Ağustos ayı Dubai için en çekilmez aylardan biri. Hava sıcaklığı 45 derece ve açık havada yapılabilecek aktiviteler neredeyse yok. Durum böyle olunca da otel ve AVM arası geçiyor günleriniz. Fakat genel olarak sıcak bir memleket olduğundan Araplar AVM’leri bildiklerimizin ötesinde bol bol aktiviteler ile donatmış. Zira insanlar klimalar sebebiyle kapalı mekanlara akın ediyorlar. İçerisinde dalış yapabileceğiniz akvaryumdan, -5 derece sıcaklıkta kayabileceğiniz kayak merkezinin bulunduğu alışveriş merkezleri hayal edin. 1 günde gezmenizin imkansız olduğu, 1 haftada belki bitirebileceğiniz türden bu kapalı eğlence ve alışveriş merkezleri bizim gittiğimiz Ağustos ayı için belki de tek aktivite alanıydı diyebiliriz.

Otel odamız kendinden mutfaklı ve rahat olduğundan kahvaltıları marketten aldığımız yiyeceklerle yaptık. Zaten bir de bebek olduğundan onun kahvaltısı hazırlanması derken otelden çıkmamız öğleni buluyordu. Öğlen yemeğini ise gün ortasında sağlam bir şekilde yiyip, akşam yemeğine bile ihtiyaç duymuyorduk.

dubai2Zibidikuş için ilk gün marketten tatlı patates, patates, kabak, soğan ve sarımsak aldım. Türkiyeden götürdüğüm ve her yerde bulunan buharlı pişirme aparatını kullanarak yine orada marketten satın aldığım ufak tencerede sebzeleri pişirdim. Evden getirdiğim el blenderı ile çorbasını hazırladım ve planım öğlen ya da akşam yemeklerinde bunu yedirmekti. Sabah kahvaltıları için marketten tam buğday ekmeği, top mozzarella peynirleri ve tuzsuz zeytin aldım. Ara öğünler içinse yoğurt, şeftali, armut ve muz veririm diye düşündüm. Fakat işler umduğum gibi gitmedi.

Zibidikuş ya hava değişikliğinden, ya sıcaklardan ne kahvaltı için aldıklarımı yedi, ne yaptığım çorbayı içti. Ben de bir süre sonra sadece tatil süresinden bir şey olmaz diyerek hipp organik meyve ve sebze pürelerinden verdim. Hazır mamalar, arada yediği yoğurtlar, taze meyveler ve bisküviler haricinde ki memeyi de unutmamak lazım pek bir şey yediği söylenemez.

Dubai’ye gitmeden önce Zibidikuş‘un doktorunu ziyaret etmiştim. Kendisi bir çok sefer gittiğinden deneyimli olduğu için önerilerde bulundu. Dubai çok sıcak olduğundan suyunun klorlu olduğunu, banyoda bile yuttuğu suyun Zibidikuş’u ishal yapabileceğini, korkmamam gerektiğini söyledi. Demir ilacını o süre içerisinde vermedim ve ishal sorunundan yeni kurtulduğumuz için biraz gözüm korktu ve Dubai’de yemesi için hiç zorlamadım açıkçası.

Öğlen 12 gibi çıkıp akşam 8 gibi otele dönüyorduk. Gün içerisinde Zibidikuş ya kanguruda, ya oradan aldığım bebek arabasında (kendi bastonumuzu evde unuttuğumuz için oradan bir baston puset aldık), ya da kucakta geziyordu. Hiç korktuğum gibi olmadı, inanılmaz uyumluydu. Bazen kanguruda, bazen arabasında uyudu. Genelde kapalı mekanlarda olduğumuzdan her gittiğimiz yerde bebek odası mevcuttu. Hatta genel olarak kullanılan malzemelerin kalitesi, anne ve bebeğin konforu açısından etkilendiğimi söylemeliyim.

dubai3Zibidikuş‘u dışarıda emzirmem imkansız bir hal aldı. En ufak şey ilgisini dağıtıyor. Oradayken dışarda her meme istediğinde bir bebek odasına gidiyordum, fakat emzirmem mümkün olmuyordu. Çünkü duvarlaraki çizimler, kabartmalar hep ilgisini dağıtıyordu. Genelde kangurudayken emzirmeye çalıştım. Fakat o pozisyonda emmeye alışık olmadığından pek beceremiyordu ve sinirleniyordu. Dubai’de yaşadığım en büyük sıkıntı bu emzirme problemiydi diyebilirim.

Detaylardan bahsetmem gerekirse. Dubai’de taksiler uygun fiyatlı. Metro da var ve kullanılabilir tabii ki ama tek sefer edindiğim tecrübe ile inanılmaz kalabalık ve bebekle çok zor. Kimse yer vermiyor. Bir de ben turistim diyip benim gibi şort, atlet vs geziyorsanız metrolar biraz daha az turistik olduğundan dikkat çekebilirsiniz.

Belki yapabileceğimiz daha fazla aktivite vardı fakat hem hava koşulları hem de bebekli olduğumuzdan bizim için mümkün olamadı. Özetle nerelere gittik anlatırsam; neredeyse bütün AVM’ler ( Dubai Mall ve Emirates Mall gibi) elimizden geçti. Hediyelik vs almayı düşünüp çok çeşit ve uygun fiyat arıyorsanız Dragon Mall adındaki devasal alan içerisinde, bizim Tahtakale misali her türlü mağazayı ve ürünü bulmanız mümkün. Yemeklerimizi genelde Cheesecake Factory’de yedik. Bunun dışında yerli restorantlardan çok amerikan tarzı mekanları tercih ettik. Eşimin vs midesi hassas olduğundan bilmediğimiz yerlerde yemeye pek cesaret edemedik. Hep taksi kullandık, biletleri bir gece önceden alıp Burj Khalifa’nın tepesine çıktık (vip kısımdan bir önceki kat). Burj Al Arab’ı görmek için sahile gittik, fakat o sıcakta nasıl nefes alabildim şuanda hatırlamıyorum.

Otele genelde akşam 8 gibi döndük. Zibidikuş tüm gün uyudu uyumadı, yedi yemedi derken inanılmaz yoruluyordu ve geldiğimizde küt diye uyuyordu. Bazen yolda uyuyordu ve direkt yatağına yatırıyordum, sabaha kadar uyanmıyordu (eve geldik gitti o güzelim uykular :().

Yemek ve yiyecek konusu asla sıkıntı yapılacak bir yer değil. Marketleri kocaman, arayıp bulamadığınız hiç bir şey yok ve her mutfaktan restoran bulmak mümkün.

Son olarak; taksiler deli gibi araba kullanıyor, sarhoş gibiler. Hem süratliler hem aniden dönüş yapıyorlar ve bebek koltuğu malesef yok.

Bu yazımda Dubai’nin gezilecek turistik mekanlarından daha çok bebekle ben neler yaptım onu anlattım. Umarım keyifli olmuştur :).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir