Zibidikuş 19-20 Aylık

Yine geriden gelen bir yazı olacak. 19. ay içerisinde çok bir değişiklik göremediğim için bu iki ayı birlikte yazmaya karar verdim.

Zibidikuş 2 gün sonra 20 aylık olacak. Söyleyebileceğim en büyük ilerleme beni çıldırtma konusunda aldığı yolda gerçekleşti diyebilirim. İnanılmaz inatçı, kurnaz, kendi dediğini yaptırmaya çalışan, vık vık, mik mik bir çocuk oldu. Uykuları biraz bozulmaya başlamıştı. Sabah 5’de ve 6’da uyanıp cin gibi olduğunu görünce bünyesinin yaz saatine geçtiğini düşündüm ve akşam yatış saatini 1 saat ileri alarak 20:30 yaptım. Faydası oldu, sabahları 07:30- 08:00 gibi uyanıyor artık.

Gece bazen 1, bazen 2 defa uyanıyor. Sabah 06:00’da genelde bir defa uyanıp yanımda tekrar dalıyor ve 08:00’e kadar uyuyor. Bazı geceler hiç uyanmadan deliksiz sabaha kadar uyuyor ve ben bunun formülünü hala çözemedim.

Bu iki ay burun akıntısı ve alerjik nezle ile geçti. Haziran sonuna kadar devam eder dedi doktorumuz o sebeple damla şeklinde alerji ilacı kullanıyoruz, çünkü nefes alamadığı zamanlar oluyor ve uyku kalitesini iyice düşürdü.

Genel olarak neler gözlemledim bahsedeyim;

  • Duygu durum değişiklikleri devam ediyor. Kahkaha ile gülerken birden ağlayabiliyor. Ortada sebep yokken ağlamaya başlayabiliyor.
  • Anlamsız istekleri oluyor. Gerçekleşmeyince sinirleniyor ve tek yaptığım şey dikkatini dağıtmaya çalışıp ortamdan uzaklaştırmak.
  • iki kelimeli cümleler kurmaya başladı. ”Baba git” , ”anne kalk” gibi. Yeni kelimeleri ise ”git, kalk, aç, tak, gitti”
  • Babasıyla yan yana oturduğum zaman bana ”kalk” diyor ve kaldırıp kendisi babasının yanına ya da benim yanıma geliyor 🙂
  • Gözümün içine bakarak ve gülerek yapma dediğim şeyi yapıyor. Ben sinir küpü oluyorum ve dönüp kaçmak istiyorum.
  • Anlamsız çığlıklara başladı. Sokakta, cafede, evde en ince sesiyle avazı çıktığı kadar bağırıyor. Genellikle onunla ilgilenilmesini istediğinde ya da çok sıkıldığında yapıyor. ”Kulağım acıdı” diyoruz ve biraz olsun susuyor gibi oluyor.
  • Oyun hamurları ile oynamaya bayılıyor. Hamurun adı ”bop bop” çünkü minik minik toplar yapmaya bayılıyor.
  • Yoğurt yediremiyordum, artık ayran içiyor ve yoğurt yiyor. Yumurtayı da tekrar yemeye başladı ama hala et, köfte vs yediremiyorum.
  • Oyun grubunda öğrendiği ingilizce şarkıyı söylemeye çalışıyor ve dansını birebir yapabiliyor.
  • Beni sinirlendirdiğini anladığı anda yapmadığı şirinlik yok. Her türlü sevimlilikle ilgimi çekmeye çalışıyor.
  • Bu aylarda bir türlü vazgeçmediği ve beni sinir eden huylarından biri içtiği suyu vs ağzında biriktirip tükürmek. Her gün üstü başı sırılsıklam oluyor ve günde 10 defa üst değiştiriyoruz.
  • Her ne yaparsam hemen taklit ediyor. Çok dikkatli olmak gerek çünkü anında kopyalıyorlar.
  • Geçtiği yolları ezberlemiş. Bugün babaannesinin evine giden yola girdim ve parmağıyla göstere göstere, hiç şaşırmadan yolu tarif etti.
  • Bir yeri acıdığı anda ‘bufff’ diyerek gelip öptürüyor.
  • Paylaşmayı seviyor. Yanındaki çocuklara oyuncaklarını vs veriyor.
  • Bu iki ayda ”ce-ee” oyununa iyice merak sardı. Sürkli bir şeylerin arkasına geçip, yüzünü vs kapatıp ce-ee yapıyor.
  • Kovalamacalı, atlamalı, zıplamalı oyunlara bayılıyor.
  • Öğlen uykularını 1 – 1.5 saat uyuyor. Fakat ilk 30 dk sonrasında 10 dkda bir uyanarak beni yanında istiyor. Sebebini anlayabilmiş değilim.
  • Gün içerisinde güzel vakit geçirdiği her kim varsa (misafir, anneanne, babaanne, dede vs) gittiğinde biraz ağlamaklı oluyor. Modu zaten düşükse ağlıyor, değilse üzülüyor ama toparlıyor.
  • Parklarda artık rahat hareket ediyor. Kaydırak merdivenlerini kendi başına çıkıyor.

Bu aylarda gözlemlediklerim sanırım bu kadardı. 2 yaşına kadar doktor kontrolümüz yok, o sebeple kilo boy vs artık bilemiyorum tam olarak. Bundan sonra da belki 2 ayda bir gelişim yazısı paylaşırım. Duruma göre değerlendireceğim, bir sonraki yazıda görüşmek üzere 🙂

 

Zibidikuş 17 Aylık

Çok yorucu ve yıpratıcı geçen 16. ayın sonunda umudum düzlüğe çıkıp biraz rahatlamış olmaktı ama olmadı. 17. aya da oldukça hareketli, uykusuz ve mızmız bir şekilde girdik.

Zibidikuş‘un gelen 4 azı dişi 17. ayın sonlarına doğru tamamen çıktı. Bu süreçte ek gıdayı tamamen reddetmeye devam etti ve sürekli memeye yapıştı. Gerçek anlamda aynı bir yenidoğan bebek gibi memede aşamaya başladı. Emmeden uyuyamıyordu ve bütün gece sabaha kadar emiyordu. Sabah uyandığında emmeye başlıyor ve akşam yatana kadar devam ediyordu. Yemek yapıp, sandalyesine oturttuğumda yemeği itiyor ve meme diye ağlıyordu. Biraz düşününce ek gıda almaması sebebiyle verdiğim arı sütünün gece iyice acıktırdığını farkettim ve doktorumuza sorarak vermeyi bıraktım. Hem uyumuyor olması ve hem beslenemiyor olması, hem de o kadar emmeye yeterli süt gelmediğinden sinirlenip asabileşiyor olması sebebiyle bu ay Zibidikuş‘u memeden kestim. Bununla ilgili yazıma şuradan ulaşabirsiniz, o sebeple burada detay vermiyorum.

Zibidikuş bir nebze olsun geceleri uyumaya, gündüz de normal yemeklerini az da olsa yemeye başladı. Sadece 2 gece sabaha kadar kesintisiz uyudu, onun dışında hala 2-3 defa uyanıyor. Hatta son 3 gündür yine ağlayarak uyanıyor ve bazen sakinleştirmem zor oluyor.

Memeden kestikten sonra nasıl bir yol izlemem gerektiğini öğrenmek için bu ay doktor kontrolüne gittik. Kontrolde azılarımızın tamamen çıkmış olduğunu, fakat köpek dişlerinin çıkmak üzere olduğunu söyledi. Hatta biri patlamış, diğeri de geliyor. Bir kaç gecedir uyanmalarını buna bağlıyorum. Vücudunun başka bir yerinde herhangi bir problem yok. Boyu 4 cm birden uzamış ve son kontrolden bu yana da 1 kg almış.

Doktorumuza sorduğum sorular ve kendisinin verdiği cevaplar:

Anne sütü almadığına göre yerine bir şey vermem gerekiyor mu?

İlk 3 gün keçi sütünün sulandırarak verip alerji takibi yapıp, sonraki 3 gün inek sütünü sulandırıp alerji takibi yapıp sorun yoksa normal bir şekilde vermeye devam edebilirmişim. Fakat günde 400ml yoğurt yiyor veya kefir ya da ayran içiyorsa süte gerek olmadığını, onları tüketmesinin çok daha iyi olduğunu söyledi.

Zibidikuş‘a et ve sebze yemeği yediremiyorum. Köfte de yemiyor, ne yapabilirim?

Yediği yemekleri ilik suyunda pişirmemi söyledi. Kıymayı mücver yapıp içine katabilirsin dedi. Evde makarna yap ve sebzeyi hamuruna kat dedi. Ben zaten makarnaları makarnalutfen.com‘dan alıyorum. Orada satılan makarnalar da ev yapımı ve bol sebzeli oluyor.

Kahvaltısı nasıl olmalı?

1 yumurta, zeytin ve peynir yemeli, krep vs yapabilirsin dedi. Ihlamur içebilirmiş her gün sıkıntı olmazmış. Sabahları portakal suyu verdiğimi söyledim,  gayet iyi dedi. Avokado da Zibidikuş‘un severek yediği besinler arasında.

Zibidikuş artık kuruyemiş yiyebilirmiş. Fakat önce alerjik tepki verip vermeyeceğine bakmam gerekiyor. Bir adet fıstığı ezip tatlı kaşığıyla ver ve 3 gün takip et dedi. Aynı şekilde tüm kuruyemişleri deneyeceğim. Daha sonra sorun olmazsa vermeye devam edeceğim.

Daha önce kullanıp yarım bıraktığımız arı sütüne devam etmek üzere, doktor kontrolü sonrası gece verdim. Fakat tüm gece kıvrandı. Ne zaman versem aynı şey oluyor. Ben de doktoruna dokunduğunu söyledim ve vermekten vazgeçtik. Alternatif bir takviye verdi. Bir gün balık yağı bir gün o takviye şurubu vereceğim. Vitamin aç karnına, balık yağı ise tok karnına olacak.

Bu ay gece uyanmaları sebebiyle sürekli emzirip yerine koymak zorunda kaldım. Çoğu zaman yerine koyarken tekrar uyanıyordu. Yer yatağı yapmaya karar verdim. Böylece rahat rahat yanına uzanabilirdim. Büyüyen beşiğimizin tüm parçalarını söktük ve en alttaki çekmecenin içerisine yatağı koyduk. Çok güzel bir yatağımız oldu  ve inanılmaz rahat ettik. Şuradan görebilirsiniz son halini :).

Bu ay Zibidikuş‘da gözlemlediğim yenilikler;

  • İstediği olmayınca ağlamalar başladı. Mümkün olduğunca ilgilenmiyorum ya da dikkatini başka yöne çekmeye çalışıyorum.
  • Müthiş bir doktor fobisi var. Hastaneyi gördüğü anda ağlamaya başlıyor ve eve geldiğimizde anca sakinleşiyor. Doktorumuz çok normal olduğunu söyledi.
  • Akşamları ve öğlenleri uyku öncesi kitap okurken belirli kitapların belirli sayfaların takılıyor ve hep o açık kalsın, o sayfayı anlatayım istiyor.
  • Yemek hazırlayıp, çay koyup ikram etmeye başladı.
  • Scooter’a binmeye başladı. Yeni yeni öğreniyor.
  • Bir yerim acıdığında, uf uf diyor ve gelip öpüyor 🙂
  • İlk defa kefir mayalayıp verdim ama malesef sevmedi.
  • Aktif olarak çatal ve kaşık kullanmaya başladı.
  • Bir şey saklayıp, bulmaya bayılıyor.
  • Çok ön yargılı. Özellikle yemek konusunda, ilk defa önüne konan ya da daha önce yediği ama farklı formda sunulan hiç bir şeyin tadına bakmıyor. Direkt istemem diyor. Tadına zorla baktırırsam ve severse yemeye devam ediyor.

Bu ay  onu oyun grubuna götüreceğim ilk defa. Haftanın bir günü en azından götürmeyi düşünüyorum artık sosyalleşmesi için.

Bu ay Zibidikuş 9650kg ve 82cm. Doktorumuz kilosunun %25, boyunun %75 persentilin üzerinde olduğunu söyledi.

Şimdilik gelen köpek dişleri haricinde bir sıkıntımız yok. Umarım onlar da çıktıktan sonra bir sorunumuz kalmaz.

18. ay yazısında görüşürüz 🙂

Zibidikuş 10 Aylık

10.ayZibidikuş‘un 10. ayını doldurmasının üzerinden 2 hafta geçti ve ben anca yazabiliyorum. Daha önce de bahsettiğim gibi artık doktorumuza bir ay atlayarak gidiyoruz. Son kontrolümüz 9. aydaydı, bir sonraki Eylül ayında yani 11. ayda olacak. Bu yazımda bu ay neler gözlemledim ve neler yaşadık onlardan bahsedeceğim.

Zibidikuş 10. ay içerisinde resmen büyüdü. Yani fiziksel olarak gözle görülür şekilde büyüdü. Diğer taraftan gelişimsel olarak 9. ay ile çok bir fark yok, 9. ayda öğrendiklerini pekiştirdi diyebiliriz.

Bu ay adım adım setlerinden alıp denemek istedim. Ne olduğunu bilmiyorsanız şuradan web sitelerine bir göz atabilirsiniz. Kısaca bahsetmem gerekirse 9-48 ay arası çocukların gelişimine uygun aktiviteler içeren bir kutu. Abone oluyorsunuz, bebeğinizin ayına göre her ay evinize geliyor ve yönergeleri takip ederek bebeğinizle kaliteli vakit geçirebiliyorsunuz.

Ben denemek istediğim için abone olmadım. D&R mağazalarında da satılıyor, tek tek de satın alabilirsiniz ben öyle yaptım. Zibidikuş oldukça ilgilendi. Bu aktiviteler sırasında ve genel olarak bu ay gözlemlediklerim ise şöyle;

  • Zibidikuş yavaş yavaş organlarını öğrenmeye başladı. Her sorduğumda olmasa da canı istediğinde gözlerini, burnunu gösterebiliyor.
  • Nesneleri ayırt edebiliyor. Yani ”araba nerede?”, ”Top nerede?” gibi sorulara gayet düzgün yanıt veriyor. Tabii ki konuşarak değil, gidip buluyor ve eline alıyor 🙂
  • Hayvanları kısmen öğrendi. Aynı şekilde ”Köpek nerede?” diye sorduğumda kartı getirebiliyor.
  • Kitaplarla oldukça ilgilenmeye başladı. Özellikle hareketli kitaplar, onda merak uyandıran kitaplarla çok ilgileniyor.
  • Dans konusunda kendini aştı, uzaktaki bir okulun teneffüs zilini bile duysa popo sallıyor 🙂
  • Yemeklerde seçicilik başladı. Örneğin; haşlanmış kabak sevmiyor ama yoğurdu seviyor. Eğer kaşığı o bakarken kabağa sokup, yoğurda daldırırsam, çaktırmadan kabak aldım diye yoğurdu da yemiyor 🙂
  • Çok sevdiği bir yemek de olsa, başka çok sevdiği yeni bir yemekle karşılaştığında bir öncekini unutuyor ve yemiyor.
  • Yiyecekleri önüne tek tek koyuyorum. Tabakla karışık halde koyarsam öncelikle sevdiklerini yiyor. Sevmediklerini bırakıp, tabakla oynuyor.
  • Çatal, kaşık kullanımına henüz başlamadık. Çatalı arada eline veriyorum, fakat yemeğe benim batırmamı istemiyor. Eğer batırırsam kızıyor ve yemiyor. Kendi de batıramıyor öyle oynuyoruz 🙂
  • Parmakları cımbız gibi, yerdeki en ufak toz tanesini dahi farkederse alıp ağzına atıyor. (Ne yapacağım bilmiyorum :/)
  • Her yeri, her şeyin karıştırmaya başladı. Bundan inanılmaz zevk alıyor.

Gözlemlediklerim bu kadar. Bu ay neler yaşadığımıza gelecek olursak, bizi etkileyen en önemli şey Zibidikuş‘un virüs kapmasıydı. Aniden ishal oldu ve 2 gün geçmeyince doktora gittik. Huzursuz değildi, ateş, kusma yoktu ama sadece yoğun olarak ishali vardı. Doktorumuz gaita tahlili istedi. Ben de güya hazırlıklıydım ve bezini yanımda götürmüştüm. Fakat bilginiz olsun kakayı yaptıktan en geç 40 dk içerisinde labaratuara ulaştırmanız gerekiyormuş. O sebeple eve geri döndük ve ertesi sabah yaptığı gibi hastaneye gittik.

2 günde 200 gr vermişti. Doktorumuz her ne sebeple olursa olsun bebekler hastalandığında, ishal olduğunda ağırlıklarının %20 sini kaybeder dedi. Tahlil sonucunu ertesi gün değerlendirdi ve Norovirüs adında bir virüs çıktı. Havadan ve sudan bulaşan bu virüs son derece bulaşıcıymış. Yetişkinlerin özellikle dikkat etmesi gerekiyormuş çünkü iyileşmesi bebeklere göre daha zormuş. Doktor bana dikkat etmemi, hijyen sağlamamı ve eğer bana bulaşırsa damar yolu bile açmak gerekebileceğini söyledi.

Çok şükür Zibidikuş‘un’nın sadece bağırsakları etkilendi ve dolayısıyla iştahı. İki adet bağırsak düzenleyici ilaç verdi. Patates, pirinç, yoğurt, elma suyu ve şeftali suyu dışında ağzına her ne giriyorsa hepsini kestik. Doktorumuz bu hastalığın 1 hafta 10 gün sürebileceğini söyledi. Yaklaşık 1 hafta boyunca kakasını gözlemledim ve 1 haftanın sonunda eski haline geri döndü. Virüsten kurtulduk ve eski yeme düzenimize de geri döndük.

Derken bir baktım 6 diş birden geliyor!!! Bunun da ishaline etkisi olmuş olabilir tabii ki ama iştahsızlığında çok fazla etkisi olduğuna eminim. Bunlar yetmiyormuş gibi, 10. ayın son haftasından beridir tam atak evresinin ortasındayız. Siz de bebeğinizin haftasını ”Harika haftalar” uygulaması ile takip edebilirsiniz. Daha önce şuradaki yazımda da bahsetmiştim. Atak dönemi bizi şu sıralar epey etkiliyor, fakat 11. ayın içerisinde olduğumuzdan bunları 11 ay yazısında yazacağım :).

Bu ay Zibidikuş sivri sineklerin istilasına uğradı ve hala ara ara uğruyor. Evimizde sineklik yok. Yaptırma arefesindeyken çıkan bir kaç problem yüzünden yaptıramamıştık ve öyle kaldı. Kimyasal içeren hiç bir sinek kovucuyu kullanmıyoruz. Odasında cibinlik de yok, gece çok sık uyandığı için bu sıralar cibinlik sürekli açılacağı için koymayı düşünmemiştim. Zibidikuş doğduktan sonra en sevdiğim alışveriş sitesi olan bebekhouse.com‘dan Mambino markasının tamamen doğal yani %100 organik sinek kovucusunu satın aldım. İşlevsellik açısından memnunum fakat yoğun limon kokusu Zibidikuş‘u uykuda biraz rahatsız etti gibi geldi.  Farklı markalar da varmış araştırıyorum. Onun dışında prize takılan gece lambası gibi mor ışık satın aldım. Sinekler mor ışığa geliyor ve lambanın içerisinde hapsoluyor. Şu sıralar Migros’da bulabilirsiniz. Bir de bugün anneanne usulü yarım limona karanfil batırmayı denedim bakalım ne olacak.

10. ay bir çırpıda geçti. Nasıl oldu anlamadım bile. Şimdilik benden bu kadar, 11. ay yazısını doktor kontrolümüzden sonra paylaşacağım 🙂