Uber Aile ile Seyahat

uberÖncelikle yazının konuyla alakalı kısmı aşağıda çizgiden sonraki bölümde. Uzun uzadıya sıkılmak istemeyen direkt oraya geçebilir 🙂

Popomun keyfine ne kadar düşkün olduğumu düşünüyorum, eh işte. Hayatım boyunca nereye gidersem gideyim hiç bir zaman aman aman konfor aramadım. Hep toplu taşımalar önceliğim oldu, kişisel araç ya da taksiler hep arkadan geldi. Ben daha çok özgürlüğüne düşkün biriyim, trafikte 1 saat sıkışıp kalmaktansa o 1 saatte 5 vesait değiştirmeyi tercih ederim. Hissettiklerim ve düşüncelerim hala aynı olsa da, artık yanımda taşımam gereken bir bebe olunca mecburi tercihler yapmak zorunda kalabiliyorum.

Ben bekarken ve öğrenciyken bile hayallerimin arasında bir gün çocuğum olursa onunla yine toplu taşımayı vs kullanarak doya doya gezecektim. Takacaktım kanguruma, alacaktım sırt çantamı, kendimi eve kapatmadan istediğim yere gidip, istediğim kişilerle görüşecektim.

Şimdi evlendim ve çocuğum oldu, peki ne mi oldu?

Doktorumuz ilk 6 ay toplu taşımanın özellikle çok havasız olanlarından uzak durmamızı söyledi. Yani metro gibi oksijeni az olan ve hastalık taşıyan yerlerden uzak duracaktık. Durduk da… ama sorun bana o vakit nasıl geçti? Sürekli birine bağımlı olmak, birinin sizi bir yere bırakmasını istemek, beklemek açıkçası rahat olsa da benim için biraz kısıtlayıcı. İlk 6 ayı bu şekilde geçirdim. Sağolsun yakınlarım hep destek oldu, ihtiyaç anında hep yanımdaydılar.

Çocuk olunca hayatın her alanında olduğu gibi seyahatlerde de önceliğiniz hep onun güvenliği oluyor. Zibidikuş 5 aylık oldu ve malesef terör şehrimize sıçradı. Ne zaman nerede ne yaşayacağız korkusuyla bir süre sokağa çıkamaz olduk. Bunun elbet sonu yok, bir gün hepsi sona erecek umuduyla yavaş yavaş çıkmaya devam ettik. Fakat, metroya giremedim, Zibidikuş ile hala giremiyorum. Bir çoğumuza saçma gelebilir, fakat yerin o kadar dibinde, o kalabalığın içerisinde onunla seyahat etmeye cesaretimiz yok henüz.

Bir çok yere metro ile ulaşabileceğim halde kullanamadığımdan, bebekler için oto koltuğu bulunmayan ve çoğunun arka koltuğunda emniyet kemeri bile olmayan taksiye binmek istemediğimden Zibidikuş ile seyahat edebilmek için Uber kullanmaya karar verdim.


Uber’i size kendimce anlatayım;

Şuan için sadece İstanbul’da olduğunu bildiğim Uber bir ulaşım sistemi. Öncelikle cep telefonunuza uygulamasını indiriyorsunuz ve kredi kartı bilginizi giriyorsunuz (korkmayın son derece güvenli). Harita üzerinden hem kendi bulunduğunuz yeri, hem çevredeki araçları görüyorsunuz. Uber ile farklı türde seyahatler yapabilirsiniz. Kalabalık bir grupsanız Uber XL araç çağırıp kocaman bir araç ile seyahat edebilirsiniz (genellikle mercedes vito geliyor), tek başınıza ya da daha az kişiyseniz Uber taksi çağırıp bildiğimiz taksi türevi araçlara binebilirsiniz ve en önemlisi eğer bebeğiniz ya da çocuğunuz varsa Uber Aile aracı çağırıp, bebeğinizi Maxi-Cosi oto koltuğuna oturtup kocaman aracınızla konforlu bir şekilde seyahat edebilirsiniz (genelde Mercedes vito geliyor.)

Ben tek başıma yola çıkacaksam Zibidikuş‘u mutlaka kanguruya koyuyorum, bir de sırt çantam oluyor. Bir yere gideceğim zaman evden çıkmadan 15 dk önce uygulama üzerinden araç çağırıyorum. Hemen sonrasında genellikle şöför beni arıyor, araması gecikirse ben uygulama üzerinden gelen şöförün fotoğrafına kadar görüp telefon edebiliyorum. Sitenin içerisine girmesini rica ediyorum ve böylelikle kapımın önünden binmiş oluyorum. Harita üzerinden nerede olduğunu görebiliyorum, böylelikle yaklaşınca evden çıkıyorum, ya da rica ediyorum şöför yaklaşırken sistem üzerinden bana mesaj atıyor.

Şöför iniyor, Zibidkuş’u güvenli bir şekilde yerleştiriyorum. Gideceğim yere vardıktan sonra aynen iniyorum ve ücret uygulama içerisinde belirtmiş olduğum kredi kartımdan otomatik çekiliyor. Sonrasında mailime anında fatura geliyor. Yani yanınızda para olmasa bile güvenle kullanabilirsiniz ki araç içerisinde para ver, para üstü al muhabbeti olmuyor.

Seyahatiniz başladığında uygulama içerisinde yolculuğunuzun başladığına dair bildirimi görüyorsunuz. İsterseniz bu yolculuğu bir yakınınızla sms atarak paylaşabilirsiniz. Böylelikle sizi yol boyunca takip eder ve vardığınızda haberi olur.

Yolculuk bitiminde sizden şöföre puan vermeniz isteniyor ve puanlıyorsunuz. Bu sistem o kadar iyi ki Uber şöförlerini bu puanlamaya göre ödüllendiriyor. Bu da onların en iyisi için çabalamasına sebep oluyor.

En güzel kısmına gelirsek bu kadar konforlu bir seyahatin bedeli sandılığı kadar çok değil. Mesafeye göre taksiye verdiğiniz ücretten 2-4 TL arasında daha fazla ödüyorsunuz. En azından benim yaptığım seyahatlerde böyleydi. Fazlasıyla değdiğini düşünüyorum.

Uber’e üyeyseniz uygulama içerisinde kampanya kodunuz bulunuyor. Eğer bir arkadaşınız bu kod ile ilk seyahatini yaparsa 20 TL’ye kadar ücretsiz seyahat ediyor. Siz de aynı şekilde 20TL’ye kadar ücretsiz seyahat ediyorsunuz.

Kullanmak isteyen olursa benim kodum da dilara21ue

Uber ile ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz buraya bakabilirsiniz.

Umarım en az benim kadar memnun kalırsınız 🙂

Şunu da ekleyeyim, Uber’den ne para aldım ne bedava yolculuk tamamen annesel içgüdülerimle yazdım bu yazıyı, bilginize :))

Soo Baby Pockit Baston Bebek Arabası

IMG_4759Her bebeğin ihtiyacı olan bebek arabası hamilelik döneminde en uzun araştırdığım konuydu. Onca model ve seçenek arasından bana en uygunu hangisiydi? Zibidikuş‘u kanguruda taşırken hangisi ile rahat ederdim? Hem hafif, hem rahat, hem de tek elle kapanabilen bir araba olmalıydı. Uzun araştırmalarım sonucunda Inglesina Trilogy’de karar kılmıştım. Tek elle kapanabiliyor, muadillerine göre daha hafif ve oldukça konforluydu.

Joker Baby’den Inglessina Huggy ana kucağı, ve arabası olmak üzere bir set satın aldım. Bir de ana kucağını oto koltuğu gibi arabamızda kullanmak için isofix bazası satın aldım.  İlk 3-4 ay bebek arabasının kendi koltuğu yerine ana kucağını takıp kullandım. Zibidikuş oldukça rahattı.

4 aydan sonra büyüdüğü için kendi koltuğuna geçebileceğimizi düşündüm ve ana kucağını yalnızca arabada seyahat halindeyken kullanmaya başladık. Inglesina her ne kadar tek elle kapanabiliyor ve muadillerine göre hafif ve taşınabilir olsa da kullanabilmek için dışarı mutlaka özel araçla çıkmam gerekiyordu ki bagajına koyup taşıyabileyim. Arabayla gittiğimiz her yere onu götürüyorum. Ev çevresinde park bahçede de onu kullanıyorum. Fakat, tek başıma seyahat etmem gereken durumlarda, eğer eşim ya da bir başkasıyla birlikte arabaya binmeyeceksem yanımda taşıyabileceğim baston model bebek arabasına ihtiyaç duydum.

Zibidikuş‘u her yere kanguru ile taşıyorum. Sırtımda çanta ve önümde bebek oluyor. Kangurudan sıkılabiliyor, bazen etrafına bakmak istiyor, rahat hareket edebilmek istiyor. Bu sebeple dışarıda uzun kalacaksam bebek arabası gerekiyordu. Araştırdım, inceledim ve tüm seçenekleri 3’e indirdim.

Benim için önemli olan kriterler;

  • Hafif olsun,
  • Zibidikuş kangurudayken kendim katlayabileyim,
  • Önümde bebek, sırtımda çanta varken yanımda taşıyabileyim.
IMG_4884

Fotoğraftaki ben değilim, kendisi kuzenim olur 🙂

İlk istediğim Maclaren Mark II idi. Çok istiyordum. Hem bulabileceğim en hafif arabaydı, hem de omuz askısı ile sırtıma asabiliyordum. Canlı renkleri de cabası :). Eşim hiç istemese de bir şekilde aldık. Kutuyu eve getirdik, açtık ve baktık ki katlamak çok kolay fakat katlandığında pis tekerlekler koltuğun ve tentenin içine değiyor. İçimize sinmedi. Poşet vs geçirip katlayabilrsiniz ama zaten uğraşmak istemediğim için pratik bir araba arıyordum. Eşim de istemedi, aynen iade ettik. 🙂

Diğer bir model Babyzen YoYo idi. Açık ara en iyisi fakat fiyatı diğerlerine göre oldukça yüksek. Bunun için öncelikle web sitelerine baktım. Günlerden pazardı, ürünü görüp deneyebileceğim bir mağazası var mı yok mu öğrenmek için telefon ettim fakat açan olmadı. Mail attım cevap vermediler. Facebook sayfalarından msj yazdım yine cevap gelmedi. Instagram sayfaları kapanmıştı. Daha sonra emin olmak için Babyzen Yoyo’nun resmi sitesine girdim ve TR distribütörü var mı diye baktım. Olmadığı gibi sitede de ürünün bir çok sahtesi olduğuna dair bir uyarı yazısı karşıma çıktı. İyice huzursuz oldum ve kendilerine TR’deki sitenin kendi distribütörlerine ait olup olmadığını sordum. Hiç bir şekilde ulaşıp cevap alamadığımı söyledim. Onlar mailime cevap verene kadar ben 3. seçenek olan Soo Baby Pockit bebek arabasına yöneldim ve satın aldım. Ertesi günü Babyzen Yoyo’dan bana o ürünlerin orjinal olduğunu ve TR distribütörü olduklarını söylediler. Fakat iş işten geçmişti ve zaten o gün bugündür bana hala geri dönüş yapan yok. Sanırım ürün satmak istemiyorlar :).

Neyse…

AILE2K0537JE-9-1

Görseli hepsiburada.com ürün sayfasından aldım.

Soo Baby Pockit baston bebek arabasına gelelim. Ürünü ilk olarak Instagram’da gördüm. Daha sonra Türkiye’de de Soobe ve Joker Baby mağazalarında da  satıldığını öğrendim . En çok eşimin ilgisini çekmişti. Ben biraz şüpheli yaklaşıyordum. Her ne kadar katlandığında uçak kabininde üst dolaba, hatta bavulunuza sığacak bir notebook boyutuna geliyor olsa da katlamak biraz problem olabilir gibi gelmişti. Özellikle kucağımda, kanguruda  varken eğilmem zor olabilirdi. Mağazada denedim, kanguru olmadan katlayabildim ve yine de aldım.

Ürün 3,9kg. Katladığınızda içerisine koyup omzunuzda taşıyabileceğiniz, hafif çantası ile birlikte geliyor. Eğer katladığınızda en ufak haline gelsin istiyorsanız katlamaya arka tekerleklerden başlamanız gerekiyor. Bunun için de eğilmeniz lazım. Kucağınızda bebek varsa yapabileceğiniz bir hareket değil. Fakat tekerlekleri katlamasanız da arabayı katladığınızda yine de çantasına koyup taşıyabiliyorsunuz ki ben öyle yapıyorum.

Ürün çok hafif, hafif olduğu için de çok sabit değil. Hareket halindeyken sağa sola tıngırdayabiliyor, fakat rahatsız etmiyor. Oturma bölmesinde sırt yatırma özelliği yok, bu sebeple Zibidikuş acaba uyumak isterse uyuyabilir mi diye düşündüm alırken, fakat ikidir 40 dk civarı mışıl mışıl uyudu, demek ki rahat ediyor :). 5 noktalı emniyet kemerine sahip, güvenlik açısından bir sıkıntı yok.  Sevmediğim tarafı ise tepesinde minicik bir tentesi olması. Güneşten koruma adına hiç bir faydası yok 🙂 Yani yazın bebeğinizi taşırken mutlaka şapka takmanız gerekecek.

Asfaltta, taşlı yolda ve çimenlerin üzerinde kullandım, hiç bir zorlanma yaşamadım. Sağ arka tekerlek üzerinde emniyet kilidi mevcut. Açık konuma getirdiğinizde araba hareket etmiyor. Ön tekerleklerde ise sağa sola dönmesini engelleyebileceğiniz kilit düğmeleri var. Bunlar da özellikle katlarken işe yarıyor.

Sonuç olarak, aldığım bebek arabasından ben de memnunum, Zibidikuş da şuan için memnun. Önümde bebek, sırtımda çanta varken omzuma asıp taşıyabiliyorum. Hala katlamakta biraz zorlanıyor olsam da benim beklentilerimi karşılıyor :). Şehir hayatı yaşayan, ultra pratik ve hafif bir bebek arabası arayan anne babalara önerebilirim.

Edit: Pockit’in artık yeni modeli mevcut. Hem sırtı yatıyor hem de ana kucağı takıp kullanabiliyorsunuz. Şu zamana kadar edindiğim tecrübeler ile söyleyebilirim ki seyahatlerde çok büyük rahatlık. Bu modelde sırtının yatıyor olması ise büyük avantaj. Ürünü GB Pockit Plus adı ile operaistanbul getiriyor. İncelemek isterseniz buraya tıklayın.