Oto Koltuğu – Besafe izi Comfort X3 isofix

otokoltukZaman öyle çabuk geçiyor ki yakalayamıyorum. Zibidikuş büyüyor, oyuncaklarına bakarken acaba ne zaman oynayacak derdim. Kendini kaldırmaya çalıştığında acaba ne zaman oturacak derdim. Oturmaya başladığında acaba ne zaman dikilecek derdim. Şimdi dikiliyor ve ne zaman yürüyecek diyorum :).

Şuana kadar arabamız ile yaptığımız tüm seyahatlerde doğumdan önce bebek arabası ile birlikte set halinde aldığım Inglesina Huggy Multifix anakucağını kullanıyorduk. Isofix ile ters vaziyette bağlayıp geziyorduk. İlk 3 ay içerisindeki minderi ile Zibidikuş‘u sıkı sıkı sarıyordu, fakat artık büyüdükçe, iç desteği çok az olduğundan ve Zibidikuş‘un başı ve gövdesi  yeterince desteklenmediğinden yeterince güvenli olmadığı düşüncesine kapıldım.

Anakucakları tam bir oto koltuğu olarak tasarlanmıyor. İlk bir kaç ay tabii ki ekstra bir masraf yapmadan bu şekilde kullanmak mantıklı olabilir fakat bebek en azından 9 kg ulaştığında tam donanımlı bir oto koltuğuna geçilmesi gerektiğini düşünüyorum. Biz de tam bu evreye geldik ve araştırmalara başladık. Yerli ve yabancı çok fazla blog okudum. Yapılan testlere ve araştırmalara baktım ve seçeneklerimi üç markaya indirdim; Cybex, Britax Römer ve Besafe.

Okuduğum kadarıyla en sağlıklı olan, çocuğun olabildiğince ters seyahat etmesi. Mümkünse 4 yaşına kadar ters oturtulması öneriliyor. Fakat Türkiye’de bunu tam olarak destekleyen isofixli ve güvenilir bir koltuk bulmak zor. Zibidikuş ana kucağında oturmak istememeye başlamıştı. Hem kemeri sökmeye çalışıyor hem dönmeye çalışıyordu. Yolculuklarımız işkence olmaya başlamıştı. Seyahat sırasında kucağa almak çok sakıncalı olduğundan, durup durup almak zorunda kalıyordum. Ters gitmekten o kadar sıkılmıştı ki her bindiğinde ağlamaya başlamıştı.

Öncelikle Britax Römer Dualfix oto koltuğunu araştırdım. 0-18 grubunda olan bu koltuğun içi biraz dar. Belirtilen sürede kullanabileceğinden emin olamadım. Bir de daha sonra aldığım duyumlar ile bu modelin güvenlik testlerinden geçemediğini ve hatta geri çağırıldığını öğrendim (ne kadar doğru bilmiyorum, tercih dışı bıraktığım için araştırmadım, siz bakabilirsiniz).

Zibidikuş’un 9kg olmasına çok az kalmıştı ve 0-18 yerine 9-18 sınıfında bir koltuk seçmemizin daha doğru olacağını düşündüm. Bu sınıftaki koltukların hem içi daha geniş, hem de fiyatı daha uygun oluyor. Tek sorun ters bağlantı olmaması.

Cybex Juno 2 Fix ilk baktığım oldu, fakat öndeki koruyucu yastık ile Zibidikuş’un pek anlaşamayacağını düşündüğümden eledim. Bazı çocukların çok sevdiğini bazılarının da içinde durmak istemediğini duydum. Bizimki de pek sıkıntıya gelemediğinden muhtemelen sorun çıkartırdı. İsterseniz yastığı çıkartabiliyorsunuz, fakat kemerle güvenli olmuyor. Çünkü o şekilde tasarlanmamış.

otokoltuk2Britax Römer Trifix ve Besafe isi Comfort X3 arasında kalmıştım. Britax ile aralarındaki en belirgin fark Besafe’in oldukça yüksek olması. Yüksek olduğunda yan darbelerde, bebeğin beline gelen hasar minimuma inmiş oluyor. Bebek cama daha yakın olduğundan etrafı seyredebiliyor. İki ürün de ADAC testlerinden başarıyla geçmiş. Güvenlik konusunda ikisinde de sıkıntı yok, fakat tercihimiz Besafe oldu. İçi çok az daha geniş gibi ve başı koruyan destek kısmı bir kaza anında bebeğin başı ile birlikte öne geliyor. Baş kısmının 8 kademeli yükseklik ayarı var ve 3 kademeli yatış pozisyonuna sahip. Zibidikuş için yeterli olan bu pozisyon başka bebekleri memnun eder mi bilemiyorum. En güzeli bebeğiniz ile gidip denemeniz.

Biz koltuğu Joker Baby mağazasından satın aldık. Oradaki görevli kişi güncel Avrupa Birliği standartı olarak artık iSize adı verilen bir sisteminin kullanıldığından bahsetti. Dediğine göre bu sistemde bebeğin kilosundan çok boyu esas alınıyormuş. Yani anne, babaların çocukları için hangi koltuğun daha uygun olduğunu anlamaları için yükseklik bazlı sistem kullanılıyor. Zibidikuş 9kg henüz ulaşmamış olmasına rağmen bir Besafe izi Comfort x3’e oturabiliyor. Biz isofixli modelini satın aldık. Çok daha güvenli olduğuna inanıyorum.

Yaptığımız alışverişten şimdilik memnunuz. Zibidikuş da yeni koltuğunu çok sevdi. En azından eskisi kadar sızlanmıyor artık 🙂

Not: Ben bu yazıyı yazdıktan bir süre sonra Cybex’in yeni i-Size modeli olan Cybex Sirona M i-Size modelini öğrendim. 0-18 grubunda olan bu model hem geriye dönük hem de düz olarak isofixli kullanılabiliyor. Düşünürseniz şuradan inceleyebilirsiniz.

Ek Gıda Araç ve Gereçleri – BLW

lidablwZibidikuş ek gıdaya geçtiğinden beri hangi ürünleri kullandığımızı çok fazla kişi sordu ve sormaya devam ediyor. Instagram hesabımızda çok çok paylaşıyorum aslında fakat burada da detaylı anlatmak istedim.

Bana sorarsanız öncelikle yapacağınız alışverişler beslenme stilinize göre şekilleniyor. BLW mi uygulayacaksınız? Yani bebeğiniz yemeğini kendi mi yiyecek? Yoksa klasik usül kaşıkla mı besleyeceksiniz?

sandalyeİki türlü de ilk sıradaki ihtiyacınız bir mama sandalyesi. Bebeğiniz yatak ve uyku arasında nasıl bir ilişki kuruyorsa yemek ve mama sandalyesi arasında da benzer bir ilişki kuracak. Bulunduğu her ortamda, kucakta, yerde vs yemek yedirilmesi taraftarı değilim. Şimdi herkesin bütçesine uygun sandalyeler var. Şuanda çok kişi tarafından tercih edilen ve çok uygun fiyatlı bir mama sandalyesi olan Ikea’nın Antilop modelini biz de babaannemizin evinde kullnıyoruz. Dışarıda bir restoranda istediğinizede karşılaşacağınız sandalye de genelde bu oluyor. Ufak, portatif, temizlemesi çok ama çok kolay. Ben evde kullanmak için, daha konforlu olmasını istediğimden Chicco Polly mama sandalyesi aldım. Oldukça yer kaplıyor, fakat çok memnunum. Tepsisi geniş, Zibidikuş yerken yere çok az dökülüyor. Temizlemesi de aman aman iş değil.

önlükİkinci bir ihtiyaç ise mama önlüğü. Ben indirim yakaladığımda Mothercare’den iki adet kolsuz ve önünde cep olan, naylon  ve iki adet de uzun kollu biri penye, diğeri naylon olan önlüklerden aldım. Uzun kollular biraz büyük geldiğinden şimdilik kullanmıyorum, fakat diğer ikisini her gün kullanıyorum. Dışarda kullanmak için ise oldukça kullanışlı bulduğum OiOi markasının silikon ve cepli önlüğünü aldım. Düşürdüğü bütün yemekleri cebinde topluyor, silikon olduğu için de ıslanınca naylon gibi yapışmıyor 🙂

Eğer BLW usülü beslenecekse bebeğiniz ilk aylarda çatal, bıçak ve kaşık almanıza gerek yok. Aynı şekilde kase ve tabak ihtiyacınız da olmayacak, çünkü bebeğiniz oyun yapıp hepsini yer atacak. En güzeli sandalyenin tepsisine yiyeceği direkt koymak. Ben satın aldım fakat kullanmıyorum, siz de bunları almayı erteleyebilirsiniz.

kaşık

Eğer klasik usül ya da BLW ile karışık gidecekseniz kaşık ihtiyacınız olacak. Ikea’nın kaşıkları çok geniş ve bebeğin ağzına zor giriyor. Ben Avent’in turuncu kaşığını aldım. Ağzı minik ve rahat kullanılıyor, fakat en güzeli silikon uçlu almanız. Wee Baby markasının silikon uçlu kaşığını kullanıyorum ve çok memnunum.

buharBlw de olsa klasik de olsa sebzeleri buharda pişirip vermek en sağlıklısı. Bunun için ihtiyacınız olan bir aparat. Eğer buharlı pişiriciniz varsa tabii ki kullanabilirsiniz, fakat yoksa almanıza gerek yok. Pazarda, Ikea’da, marketlerde ve bir milyoncularda bulabileceğiniz süzgece benzeyen çelik aparat ile sebze ve meyvelerinizi pişirebilirsiniz :).

sulukEk gıda ile bebeğiniz su içmeye başlayacak, ben ilk olarak Avent’in Penguen alıştırma bardağını aldım. Bir süre kullandık ve daha sonra pipetle içirmeye başladım (bunu nasıl yaptığımı bir önceki yazıda anlattım) ve Munchkin markasının pipetli suluğunu aldım. Bizim için olmazsa olmazlarda ilk sıralardadır 🙂 Bazı annelerden bu suluklardan zor su geldiğine dair yorumlar alıyorum. Ürünün hatalı olup olmadığını soruyorlar. Hayır değil, bu pipetli sulukların boruları ince ve biz su içerken zorlanabiliyoruz. Bunun sebebi hem bebeklerin emme gücünün fazla olması hem de birden çektiklerinde çok miktarda gelen su boğabilir diye. Az az geliyor.

saklamaBebeğiniz tüm öğünlerde evde olmayacağından, gittiğiniz yerlere yemeğini taşımanız gerekecek. Bunun için en çok ihtiyacınız olan şey saklama kapları. Ben Avent’in süt saklama kaplarını kullanıyorum. Mama ve yemek de saklayabiliyorsunuz. Kesinlikle sızıntı, akıtma vs yapmıyor. Daha katı gıdalar için ise Wee Baby markasının ikili saklama kabından satın aldım. Fazlasıyla işimi görüyor. Bahsettiğim silikon uçlu kaşık da o saklama kabı ile birlikte geliyor, fakat isterseniz ayrı da satın alabilirsiniz.

termosEğer yanınızda çorba taşıyacaksanız ısıtmak için sıcak suya ihtiyacınız olabilir. Ben bunun için Bondigo markasına ait bir termos satın aldım. Çorbayı yoğun kıvamda hazırlayıp sıcak su ile hem seyreltmiş hem de ısıtmış oluyorum. Zibidikuş BLW ağırlıklı beslendiğinden yanıma Ikea’nın alıştırma bardağını alıyorum. Fakat kapak kısmını çıkartıp yalnızca kulplu bardak kısmını alıyorum ki Zibidikuş kulplardan tutup çorbasını içebilsin. Eğer klasik usül beslenme yöntemini uyguluyorsanız buna ihtiyacınız yok, saklama kabının içerisinden kaşığınızla yedirebilirsiniz 🙂 Hatta bebeğiniz pipet kullanıyorsa, aynı şekilde direkt pipetle içirebilirsiniz.

dalinDışarıda bir yere gidildiğinde Zibidikuş‘u oturttuğum mama sandaylesinin temizliği konusunda orta hassaslıkta davranıyorum. Çantamda Dalin’in antibakteriyel ıslak mendilini bulunduruyorum. Sandalyeyi önce onunla, daha sonra da UniBaby yeni doğan ıslak mendil ile silip kuruluyorum. Yakın zamanda momscotton.com‘dan tek kullanımlık mama sandalyesi kılıfı satın aldım, fakat henüz kullanmadım. Çok kirli gördüğünüz, ya da temizliğinden emin olamadığınız yerlerde siz de kullanabilirsiniz.

Eğer BLW uyguluyorsanız, dışarıda yemek yediğiniz zamanlarda yere düşenleri alıp atmak için yanınızda mutlaka bir çöp poşedi bulunmalı. O da olmazsa olmazlarımdandır 🙂

Bu yazıda detaylı bahsetmediğim ihtiyaçlar arasında bir adet tava, bir adet küçük boy tencere, çorba için blender, ek gıda malzemelerini taşımak için beslenme çantası ve  cam rende de var. Fakat hemen hemen her evde olan eşyalar ve tava, blender ve çanta hariç ben çok sık kullanmıyorum.

Ben alışverişlerimin %90’ını bebekhouse.com‘dan yapıyorum. Sevdiğim hemen hemen tüm markalar orada mevcut. Bir kısmını da Joker Baby mağazalarına giderek aldım. Fakat online alışverişi seviyorum.

Umarım az da olsa yol gösterir size yazdıklarım. İyi beslenmeler 🙂

Uber Aile ile Seyahat

uberÖncelikle yazının konuyla alakalı kısmı aşağıda çizgiden sonraki bölümde. Uzun uzadıya sıkılmak istemeyen direkt oraya geçebilir 🙂

Popomun keyfine ne kadar düşkün olduğumu düşünüyorum, eh işte. Hayatım boyunca nereye gidersem gideyim hiç bir zaman aman aman konfor aramadım. Hep toplu taşımalar önceliğim oldu, kişisel araç ya da taksiler hep arkadan geldi. Ben daha çok özgürlüğüne düşkün biriyim, trafikte 1 saat sıkışıp kalmaktansa o 1 saatte 5 vesait değiştirmeyi tercih ederim. Hissettiklerim ve düşüncelerim hala aynı olsa da, artık yanımda taşımam gereken bir bebe olunca mecburi tercihler yapmak zorunda kalabiliyorum.

Ben bekarken ve öğrenciyken bile hayallerimin arasında bir gün çocuğum olursa onunla yine toplu taşımayı vs kullanarak doya doya gezecektim. Takacaktım kanguruma, alacaktım sırt çantamı, kendimi eve kapatmadan istediğim yere gidip, istediğim kişilerle görüşecektim.

Şimdi evlendim ve çocuğum oldu, peki ne mi oldu?

Doktorumuz ilk 6 ay toplu taşımanın özellikle çok havasız olanlarından uzak durmamızı söyledi. Yani metro gibi oksijeni az olan ve hastalık taşıyan yerlerden uzak duracaktık. Durduk da… ama sorun bana o vakit nasıl geçti? Sürekli birine bağımlı olmak, birinin sizi bir yere bırakmasını istemek, beklemek açıkçası rahat olsa da benim için biraz kısıtlayıcı. İlk 6 ayı bu şekilde geçirdim. Sağolsun yakınlarım hep destek oldu, ihtiyaç anında hep yanımdaydılar.

Çocuk olunca hayatın her alanında olduğu gibi seyahatlerde de önceliğiniz hep onun güvenliği oluyor. Zibidikuş 5 aylık oldu ve malesef terör şehrimize sıçradı. Ne zaman nerede ne yaşayacağız korkusuyla bir süre sokağa çıkamaz olduk. Bunun elbet sonu yok, bir gün hepsi sona erecek umuduyla yavaş yavaş çıkmaya devam ettik. Fakat, metroya giremedim, Zibidikuş ile hala giremiyorum. Bir çoğumuza saçma gelebilir, fakat yerin o kadar dibinde, o kalabalığın içerisinde onunla seyahat etmeye cesaretimiz yok henüz.

Bir çok yere metro ile ulaşabileceğim halde kullanamadığımdan, bebekler için oto koltuğu bulunmayan ve çoğunun arka koltuğunda emniyet kemeri bile olmayan taksiye binmek istemediğimden Zibidikuş ile seyahat edebilmek için Uber kullanmaya karar verdim.


Uber’i size kendimce anlatayım;

Şuan için sadece İstanbul’da olduğunu bildiğim Uber bir ulaşım sistemi. Öncelikle cep telefonunuza uygulamasını indiriyorsunuz ve kredi kartı bilginizi giriyorsunuz (korkmayın son derece güvenli). Harita üzerinden hem kendi bulunduğunuz yeri, hem çevredeki araçları görüyorsunuz. Uber ile farklı türde seyahatler yapabilirsiniz. Kalabalık bir grupsanız Uber XL araç çağırıp kocaman bir araç ile seyahat edebilirsiniz (genellikle mercedes vito geliyor), tek başınıza ya da daha az kişiyseniz Uber taksi çağırıp bildiğimiz taksi türevi araçlara binebilirsiniz ve en önemlisi eğer bebeğiniz ya da çocuğunuz varsa Uber Aile aracı çağırıp, bebeğinizi Maxi-Cosi oto koltuğuna oturtup kocaman aracınızla konforlu bir şekilde seyahat edebilirsiniz (genelde Mercedes vito geliyor.)

Ben tek başıma yola çıkacaksam Zibidikuş‘u mutlaka kanguruya koyuyorum, bir de sırt çantam oluyor. Bir yere gideceğim zaman evden çıkmadan 15 dk önce uygulama üzerinden araç çağırıyorum. Hemen sonrasında genellikle şöför beni arıyor, araması gecikirse ben uygulama üzerinden gelen şöförün fotoğrafına kadar görüp telefon edebiliyorum. Sitenin içerisine girmesini rica ediyorum ve böylelikle kapımın önünden binmiş oluyorum. Harita üzerinden nerede olduğunu görebiliyorum, böylelikle yaklaşınca evden çıkıyorum, ya da rica ediyorum şöför yaklaşırken sistem üzerinden bana mesaj atıyor.

Şöför iniyor, Zibidkuş’u güvenli bir şekilde yerleştiriyorum. Gideceğim yere vardıktan sonra aynen iniyorum ve ücret uygulama içerisinde belirtmiş olduğum kredi kartımdan otomatik çekiliyor. Sonrasında mailime anında fatura geliyor. Yani yanınızda para olmasa bile güvenle kullanabilirsiniz ki araç içerisinde para ver, para üstü al muhabbeti olmuyor.

Seyahatiniz başladığında uygulama içerisinde yolculuğunuzun başladığına dair bildirimi görüyorsunuz. İsterseniz bu yolculuğu bir yakınınızla sms atarak paylaşabilirsiniz. Böylelikle sizi yol boyunca takip eder ve vardığınızda haberi olur.

Yolculuk bitiminde sizden şöföre puan vermeniz isteniyor ve puanlıyorsunuz. Bu sistem o kadar iyi ki Uber şöförlerini bu puanlamaya göre ödüllendiriyor. Bu da onların en iyisi için çabalamasına sebep oluyor.

En güzel kısmına gelirsek bu kadar konforlu bir seyahatin bedeli sandılığı kadar çok değil. Mesafeye göre taksiye verdiğiniz ücretten 2-4 TL arasında daha fazla ödüyorsunuz. En azından benim yaptığım seyahatlerde böyleydi. Fazlasıyla değdiğini düşünüyorum.

Uber’e üyeyseniz uygulama içerisinde kampanya kodunuz bulunuyor. Eğer bir arkadaşınız bu kod ile ilk seyahatini yaparsa 20 TL’ye kadar ücretsiz seyahat ediyor. Siz de aynı şekilde 20TL’ye kadar ücretsiz seyahat ediyorsunuz.

Kullanmak isteyen olursa benim kodum da dilara21ue

Uber ile ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz buraya bakabilirsiniz.

Umarım en az benim kadar memnun kalırsınız 🙂

Şunu da ekleyeyim, Uber’den ne para aldım ne bedava yolculuk tamamen annesel içgüdülerimle yazdım bu yazıyı, bilginize :))