Zibidikuş 3 Yaşında

Lida‘nın 3 yaşına girişi, hayatında bazı yenilikleri de beraberinde getirdi. En büyük değişiklik tam gün yeni bir okula başlaması oldu. Oryantasyon 2 haftaya yakın sürdü. Öğretmenlerinin yakın ilgisi ve profesyonelliği ile süreci atlattık. Şimdi sabah 08:30 akşam 16:00 arası okulda oluyor.

Normalde 1 ya da 1.5 saat gündüz uykusu uyurken, artık okulda uyumak istemediği için öğlen uykusunu bıraktı. Bu sebeple çok yorulmuş oluyor, fakat akşam 19:30’da yatmış oluyor. Önceden akşam 21:30 yatar ve sabah 07:30 kalkardı. Öğlen de 1.5 saat uyurdu. Totalde 11.5 saat uyumuş olurdu. Şimdi ise akşam 19:30 yatıp sabah 07:30 gibi kalkıyor ve ortalama 12 saat civarı uyumuş oluyor. Dengeyi bu şekilde kurduk. H.sonları da evde olmasına rağmen bu düzeni bozmuyoruz.

36 aylık dönemde gözlemlediğim değişiklikler;

  • Yukarıda bahsettiğim gibi yeni okula başlaması ve uyum süreci ile birlikte uyku saatleri değişti.
  • Gece iki defa uyanıp beni çağırırdı, artık deliksiz uyuyor.
  • Yabanilik geri geldi. Bir yabancı ile karşılaştığında asla yüz vermiyor. ‘Benim arkadaşım, konuşabilirsin” dediğimde canı isterse konuşuyor.
  • Yakın temastan hala hoşlanmıyor. Hele hiç tanımadığı biriyse, kendine dokunulmasını sevmiyor. Biriyle gerçekten yakın olabilmesi için çokça vakit geçirmesi gerekiyor.
  • Sınırlı boyama yaparken, çizgilerin içini boyayabiliyor. İnsan yüzü çizebiliyor.
  • Babaannede kalmaya 2 ay ara verdikten sonra tekrar kalmakta zorlanıyor, akşam uyku saatine kadar beni asla aramıyor, fakat uyku vakti mutlaka beni istiyor.
  • Süslenmeye merakı çok çok arttı. Uyandığı gibi elbise giymek istiyor. Kendi kıyafetlerini kendi seçiyor. Etek, elbise ve tütü dışında bir şey giydirmekte zorlanıyorum. Takı ve toka takmayı seviyor.
  • iPad’de Netflix üzerinden Peppa Pig, Ağaç Ev Dedektifleri ve Paw Patrol izliyor. Paw Patrol hayranlığı had safhada şu dönem.
  • Yüzme konusunda kendine çok güveniyor. Kolluklarla tek başında havuzda yüzebiliyor. Kolluksuz yüzmeyi epey ilerletti. Kafasını suya sokup ilerliyor.
  • Piknik yapmayı çok ama çok seviyor. Açık havada yapılan aktivitelere bayılıyor.
  • Paylaşmanın önemini artık çok iyi biliyor ve çoğu zaman paylaşıyor. Çok arada ‘o benim’ tutanağı tutuyor tabii ki 🙂
  • Yaz tatilini evde, benimle geçirmesi sebebiyle bana olan bağlılığı yine arttı. Okul ile biraz açacağız diye umuyorum.
  • Genelde benimle oynamak istese de, kendi kendine oynama süresi epey arttı.
  • Oyuncakları konuşturmaya bayılıyor.
  • Şarkı söylemeyi ve dans etmeyi çok seviyor. Kafasına göre şarkı yazıyor.
  • Okuldan sonra eve geldiğinde benimle vakit geçirmek istiyor. Bazen çok sinirli ve negatif oluyor, bebekleşiyor. Bazen çok keyifli oluyor.
  • Yemek konusunda epey rahatladık. Hemen hemen herşeyi yemeye başladı. Somon tüketiyordu, fakat bu ay ilk defa beyaz balık tüketti.
  • Hiçbir şeyi unutmuyor. Bir şey istediğinde anlık geçiştirseniz bile, bir süre sonra yine aynı taleple karşınıza çıkıyor.

Tüm bunların yanında genel olarak bir 3 yaş atarları mevcut. Neye neden takacağını asla bilemiyorsunuz. Hiç alakasız bir şeye sinirlenebiliyor ve kesinlikle kendi istediklerini yaptırmak için tüm güçlerini kullanıyorlar.

Bizde durumlar bu dönem böyle 🙂

Her yaşın ayrı bir güzelliği var. O kesin.

Zibidikuş 2 Yaşında

Zaman uçtu ve Zibidikuş 2 yaşında oldu bile. Yazı başlığı 2 yaşını anlatıyor olsa da yazının içeriği 23-24 aylık süreci anlatacak.

Bu iki ayda inanılmaz yoruldum. Zibidikuş büyüyor, değişiyor ve sendromun dibine dibine vuruyor. Bu sürede hayatında büyük değişiklikler oldu. Okula başladı ve sonrasında olumlu yönde inanılmaz değişti. Okul süreci ile ilgili yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

Uyku düzeninde bariz bir değişiklik yok. Fakat son bir aydır bitmeyen bir öksürük ve burun akıntısı ile boğuşuyoruz. En sonunda deriden alerji testi yapıldı ve yüksek dozda toz, ev akarı, polen alerjisi çıktı. Bu süreçte çok yıprandık. Geceleri öksürmekten uyuyamıyor, doğru düzgün yemek yiyemiyor. Hastalık yüzünden uykusu etkilendi. Yine aynı saatte uyuyor ama gece defalarca uyanıyor ve bazı geceler doğru dürüst hiç uyuyamıyor. Alerji ilacı kullanıyoruz ve evde gerekli önlemleri de aldık biraz olsun rahatlayacaktır diye umuyorum. Asıl kafama takılan her zaman elinde olan peluş tavşanından nasıl uzaklaştıracağımız :(. Onun da bir yolunu bulacağız artık.

Son iki aydır gözlemlediğim değişiklikler;

  • Okula başladıktan sonra birden büyüdü, kendine güveni geldi. İlk defa girdiği ortamlara bile çabuk uyum sağlıyor ve çekinmeden dans ediyor, oyun oynuyor.
  • Kelime haznesi iyice arttı. Okulda öğrendiği şarkıları evde söylüyor, dansları yapıyor.
  • Doktora gideceğimiz zaman hastaneyi gördüğü anda ağlamaya başlardı. Şimdi kontrol sırası beklerken bile oyuncaklarıyla oynuyor. Diğer çocuklarla iletişim kuruyor ve muayene sırasında hiç sesini çıkarmıyor.
  • Bu ay ilk defa ben olmadan babaannesi ile uykuya daldı. Bu bizim için çok büyük bir gelişme zira bilenler bilir Zibidikuş bensiz asla uyumazdı.
  • Ara ara babasına git  diyor, soğuk davranıyor sonra birden gidip sarılıyor öpüyor. Duygu değişimleri yaşıyor.
  • Sanırım biraz hastalıklar sebebiyle biraz da 2 yaş sendromu sebebiyle bana çok yapıştı. Evde sürekli kucak istiyor. Her an dibime olmak istiyor.
  • Bu ay suluboya yapmaya bayılıyor. En sevdiği aktivite diyebilirim.
  • Eşini bul tarzı hafıza oyunlarını seviyor.
  • Arkadaşlarına bağlılığı arttı. Kendine rol model aldığı arkadaşları var.
  • Kıyafet konusunda çok inatlaşıyor. giymek istemediği bir şeyi asla giydiremiyoruz.
  • Biraz takıntılı davranıyor. Örneğin her gece sadece aynı uyku tulumunu giyip yatmak istiyor. İlacını verirken bile eğer 3 gün aynı kaşıkla içmişse 4. gün de aynı kaşığı kullanmak istiyor. Nesnelere çabuk bağlanıyor.
  • Öksürüğün tavan yaptığı zamanlarda bile genelde keyfi iyi oluyor. Bu ay daha mutlu bir çocuk olduğunu söyleyebilirim.
  • Yabanilikleri azaldı. Biraz daha sıcak kanlı.
  • Kendince espiri yapıyor ve karşı tarafın gülmesini bekliyor. Komik olduğunun farkında, kendi de gülüyor.
  • Kelime haznesi geliştiğinden beri evde hiç susmuyor. Sürekli bir şeyler anlatmaya çalışıyor ve hayatının en komik döneminde diyebilirim.
  • Evde yemediği yemekleri okulda yemeye başladı. Fakat evde yaptığımda yine yemiyor, bütün nazı bana 🙂

Bu ay 2 yaş doktor kontrolümüz vardı. Kontrolde aşısını oldu, tartıldı ve boyu ölçüldü. Kilosu 11.750 gr boyu ise 90 cm olmuş. Doktorumuzun dediğine göre gelişimi gayet iyi ve sağlıklı ilerliyor çok şükür. Diş ve göz kontrolüne götüreceğim yakın zamanda. 2 yaştan sonra bir bakılmasının iyi olacağını söyledi. Özellikle koşarken ayaklarının içe bastığını söyledim. Doktorumuz da onayladı fakat 3 yaşına kadar genelde düzeldiğini, gerekirse 3 yaşından sonra bir ortopedi doktorunun bakabileceğini söyledi.

Evet 2 yaşı da geride bıraktık. Bakalım ilerleyen dönemlerde bizi neler bekliyor göreceğiz…

Zibidikuş 21-22 Aylık

Zibidikuş 23 aylık olmak üzere ve ben 21-22 ay yazısını şimdi yazıyorum 🙂 Hayat zor, vakit az, keyif çok yok. Yani bilgisayar başına oturup yazacak enerji bulamıyordum ama bir yerden başlamak lazım değil mi?

Zibidikuş değişti. Yani gerçek anlamda değişti. Mizacı, huyu, suyu, hareketleri, tavırları, tepkileri yani kısaca hemen hemen her şeyi değişti ya da değişmeye başladı. Geçtiğimiz iki ay benim için de onun için de çok zorluydu. Hastalıklar atlattık ve bu hastalıklar sırasında duruma ayak uyduran davranışları, mızmızlıkları vs beni yedi bitirdi. E anne olmak böyle bir şey tabi, şikayet etmeye pek de hakkım yok 🙂

Öncelikle uyku düzeninden bahsetmem gerekirse; Hala akşamları 20:30’da banyo yapıyor ve sonrasında uyuyor. Saat 21:00’de tam olarak uykuya dalmış oluyor. Kendi psikiyatrimin önerisi ile  bu zamana kadar sadık kaldığım uyku rutininin ara ara dışına çıkıyorum. Biraz esnetmemin iyi olacağını söyledi. Yani illa her akşam banyo yapacak gibi bir kuralım yok. Bazen gün içerisinde yaptığı etkinlikler sonrası, bazen park sonrası eve geldiğimizde yıkıyorum ve akşam banyo yapmadan direkt uykuya geçiyor. Uykuya geçişinde pek bir şey etkilemedi, fakat kendimden biliyorum ki uyku öncesi banyo bünyeyi biraz olsun rahatlatıyor. Gündüz uykuları genelde ya 1-2 saat arası değişiyor. Geçtiğimiz ay yazısında, gündüz uykuları sırasında uyanıp beni istediğinden bahsetmiştim. Onlar çok azaldı hatta neredeyse bitti.

Yemek konusu ise hala çok düzenli sayılmaz. Sabah kahvaltısını iyi sayılabilecek düzeyde yapıyor,  fakat öğle ve akşam yemeklerinde belli bir düzeni yok. Hala bol bol taze ve kuru meyve tüketiyor.

Zibidikuş‘da gözlemlediğim değişiklikler;

  • 2 yaş sendromu şu ana kadar ki en yoğun döneminde. İnadı katırlara taş çıkartır. Öyle ki, dışarı çıkarken atıştırmalık üzümleri koyduğum kabın kapağının rengi kap ile uyumlu değil diye üzümler havada uçuşabiliyor. Tepinmeler, ağlamalar her gün yaşanıyor.
  • Her şeyi kendi yapmak istiyor. Panjur açmak, ışıkları kapamak, ayakkabı giymek, el yıkamak vs vs. Eğer ki düşüncesizlik edip en ufak bir hamlede bulunursanız önünüzdeki en az 30 dk yok sayın. Çünkü krizler eşliğinde ağlamaya başlıyor.
  • Akşam banyodan sonra okuyacağı kitabı kendi getiriyor, ışıkları ve panjurları kendi kapatıyor, hatta müziğini de kendisi açıp öyle yatıyor.
  • Zibidikuş hala ben olmadan uyumuyor. Bir süredir babası ile birlikte uyutuyoruz. Uyutmaktan kastım odada bulunuyoruz. Odada bulunmam ona yetiyor.
  • Geceleri yanıma gelmek istemeye başladı. Bunun olamayacağını anlatıyorum her seferinde. Bazı geceler direniyor ve ağlıyor ama sonunda kabullenip yatağına yatıyor ve uyuyor. Sabah olduğunda yanıma geliyor ve biraz yatakta vakit geçiriyoruz.
  • Olaylar, nesneler ve kişiler arasında çok güzel bağlantı kuruyor. Hangi eşyayı ona kim aldı biliyor ve o eşyayı gösterip kişiyi söylüyor. Örneğin, halıyı gösterip ‘Nene’ diyor çünkü odasındaki halıyı ona babaannesi aldı. Gün içerisinde defalarca, farklı farklı eşyalar ile yaşıyoruz bu durumu.
  • olmayacak bir şey istediğinde ağlama krizine giriyor ve ilgisini farklı bir yöne çekmek artık çok zor. Benim bununla baş etme yöntemim ise sakin kalmak. ”Ağladığın sürece seninle konuşmuyorum, sustuğunda yanıma gelebilirsin, istediğin kadar ağla” diyorum. 5 dk sürmüyor ‘anni anni’ diye yanıma geliyor.
  • Beni gözlemleyerek hiç ummadığım şeyleri öğrenmiş. Örneğin; kağıt kek kalıbı bulup bana getirdi ve fırını açıp içine koydurttu. Gözlem yeteneği müthiş gelişmiş düzeyde bu aylarda.
  • Telefonla konuşmaya bayılıyor. Eline bir şey alıp telefonmuş gibi birileriyle konuşmaya çalışıyor. Gün içerisinde defalarca diyalog kuruyoruz.
  • Kelime dağarcığı oldukça genişledi. Hiç ummadığım bir anda hiç ummadığım bir kelimeyi ağzından çıkarabiliyor.
  • Bir şey söyle dediğimde asla söylemiyor. Ya inadından ya da utanıyor.
  • Babaanneye çok düşkün olmasına rağmen, sanıyorum sendrom sebebiyle onunlayken bile anne diye tutturabiliyor. Beni aradığı zaman oyalamak zorlaşıyor.
  • İçtiği suyu, ağzında tutup tükürme huyundan çok şükür vaz geçti.
  • Şarkı söylemeye ve dans etmeye bayılıyor.
  • Bu aylarda gün içerisinde ara ara iPad kullanmaya başladı. Youtube’dan sevdiği çizgi film ve şarkıları dinliyor. Eğitici uygulamalarda oyunlar oynuyor. Yine de asla tüm gün elinde iPad dolaşmasına izin vermiyorum.

Bu yaz tatil yapamadık. 1 haftalığına Çeşme’ye gitmiştik, fakat öncesinde ve sırasında hastalandı. Norovirüs kapmış ve İstanbul’a dönmek zorunda kaldık. Yoğun ishal ve kusma ile geçen kabus gibi günlerdi, çok şükür atlattık. Sitemizin havuzunda yüzerek biraz serinledik.

Geçtiğimiz günlerde de Adenovirüs kapmış. Sabahlara kadar karın ağrısı ile kıvrandı ve onu da çok şükür atlattık. Bu virüslerin ve hastalıkların yakamızı bırakmasını umuyorum. Lütfen çok dikkat edin, çok salgın var.

Doktor kontrolümüz 2 yaşında gerçekleşecek. O sebeple hala tartılmış ve boyu ölçülmüş değil, yani güncel bilgi veremiyorum.

Artık 2 yaş yazısında görüşürüz, sevgiyle kalın 🙂