Zibidikuş 11 Aylık

11aySon 1 ay nasıl geçti hiç anlamadım. Her şey o kadar hızlı geçti ki. Bu ay ile ilgili anlatacak çok da bir şey yok sanki düşününce ama ona rağmen nereden başlayacağımı bilmiyorum.

Zibidikuş 11 aylık olalı 1 hafta oldu. Değişim konusunda gelişimsel olarak 10.ay ile bir gidiyor diyebilirim. Biraz ilerleme var tabii ki ama genel olarak aynı. 10. ay yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. Bu ay doktor kontrolümüz yok. Fakat yine bu ay içerisinde Dubai’ye doğru yurtdışı seyahatimiz oldu ve seyahat öncesi kontrol zamanı olmasa da doktoruna götürdüm ve gideceğimizi söyledim. Dubai ile ilgili ve Zibidikuş‘un orada beslenmesi vs ile ilgili kendisinden bilgiler aldım. Tartmadı ve boyunu ölçmedi, çünkü asıl kontrolümüz 1 yaşından sonra olacak, yani Ekim ayı içerisinde gideceğiz. Dubai seyahatimiz ile ilgili ilk yazımıa buradan ulaşabilirsiniz.

Bu ay gözlemlediklerim;

  • Fiziksel olarak inanılmaz büyüdüğünü hissediyorum. Yüz ifadeleri bile bebeklikten yavaş yavaş çıkıyormuş gibi hissettiriyor.
  • İnatçı kişiliği fazlasıyla kendini göstermeye başladı. Eğer istemediği bir şey olursa inanılmaz direniyor. Örneğin mama önlüğü takamıyoruz.
  • 1 yaşına 1 aydan az bir süre kaldı ve son 1 haftadır uyku konusunda beni çileden çıkarıyor. Gündüz hiç uyumak istemiyor. Normalde 3 defa 30’ar dk uyuyan çocuk bir defa zar zor uyur hale geldi. Buradan da anladığım artık gündüz uykularını teke indirmek istiyor. Fakat ara süreçteyiz ve hem uykusu olup hem uyumak istemeyince huysuz ve mızmız oluyor.
  • Bir defa tekrar etsem bile nesnelerin ne olduğunu öğreniyor ve unutmuyor.
  • Babasına iyice düşkün olmaya başladı. Onu gördüğü zaman çok heyecanlanıyor.
  • Son 1 haftadır sürekli emmek istiyor. Ben kıyamayıp veriyorum fakat bu sefer ek gıda alımı sekteye uğruyor. Bunun da 1 yaş büyümesi ile ilgili bir süreç olduğunu düşünüyorum.
  • Yürümesine çok az kaldı. Elinden tutarsam düzgün adımlar atabiliyor. Sadece cesareti yok o da gelse yürüyecek.
  • Kitaplardan alamıyorum kendisini. Sürekli kütüphanenin altında ve sürekli miy miy şeklinde kitapları gösteriyor. Kucağa aldığımız anda oraya gitmek istiyor. Şimdiden favori kitapları hatta favori sayfaları var. Yakında kütüphanesini montessori usülü yere indireceğim. İstediği zaman kendi gitsin alsın diye. Fakat tek sorun var ki; hepsini kemiriyor 🙂
  • Hareketli kitaplarda, nereyi çekince ne çıkıyor yavaş yavaş söktü. Kendi kendine yapmaya çalışıyor. Önceden hep ben gösterirdim.
  • Gece uykuları değişken. Bir süredir 2-3 defa emmek için uyanıyordu ama son 2 gündür akşam 8 sabah 5 deliksiz uyuyor. 5’de emmek için uyanıyor sonra 7-7:30’a kadar tekrar uyuyor. Umarım böyle gider.
  • Bazı hareketleri çok çabuk öğreniyor. Örneğin 2 gündür tavşanını öp, beni öp vs dediğimde öpmeye başladı. Eline mendil aldığı anda elini ve popoyu sallamaya başlıyor. Çünkü kasap havası müziği çalmamı istiyor 🙂 Halay başı Zibidikuş.
  • Sesin yankı yaptığı ortamlarda bunu farkederse avaz avaz bağırıp çığlık atıyor.
  • Önceden kanguruda çok daha çabuk uyurdu şimdi neredeyse hiç uyumuyor. Sanırım bu da 1 yaş ile ilgili.
  • Dışarıda emzirmem imkansıza yakın. Emzirme örtüsünü zaten 5. aydan beridir kabul etmiyor. Emzirme odaları vs de farklı bir ortam geldiği için kesinlikle emmiyor. Zaten şu emzirme odalarına ne diye şekiller, renkler koyarlar anlamam. Düz beyaz duvar bir adet koltuk tamam işte. Diğer türlü çocuk nereye bakacağını şaşırıyor.

Bu ay gözlemlediklerimde aklıma gelenler bunlar.

Bir de Zibidikuş normalde kendi küvetinde banyo yapıyordu. Fakat Dubai seyahatinde ve döndükten sonra da normal duş tarafında yıkamaya başladık. Bizim banyomuzda küvet yok duşakabin var. Yere ikea’dan kaydırmaz ve tabure aldık. Zibidikuş‘u üzerine oturtuyorum ve duş ahizesiyle yıkıyorum. Suyun o şekilde akması da ilgisini çekti. Kaydırmazın üzerine oturup oyuncaklarıyla da oynayabilir. Biz de su doldurup boşaltma işinden kurtulmuş olduk 🙂

4. aydan beridir kafasında olan konaklar bir türlü geçmek bilmedi. Normalde zeytinyağı sürmek gibi bir sürü yöntem var fakat hiçbirini yapmadım. En son, geçen hafta hamileyken almış olduğum Chicco konak tarağı ile başını taradım ve ne kadar konak varsa hepsi döküldü. Çocuk rahat bir nefes aldı sanıyorum 🙂

Bu ay sanırım boya gitti. Zibidikuş zaten kilolu bir bebek değil, zayıf da değil normal bir bebek. Hastalandığı dönem kg vermişti fakat toparladığını umuyorum.

Bu ay ile ilgili paylaşacaklarım şimdilik bunlar. Önümüzdeki ay görüşmek üzere 🙂

 

Kedi ve Bebek


Screen Shot 2016-03-14 at 12.09.53
Benim hayatıma evcil hayvan çocukken civciv (ki pek evcil sayılmaz:) ve muhabbet kuşu olarak girmişti. Hep bir köpek istemiştim, fakat bakımı çok kolay olmadığından ve apartmanda yaşadığımızdan sahip olamamıştım.

Eşim Cem kedilerle büyüdüğünden ve hayatını evde bir kedi olmadan devam ettiremeyeceğinden evlendiğimizde de sokaktan bir kedi sahiplendik. Başlangıçta çirkin mi çirkin, ama sonrasında dünya güzeli bir kedi olan Pöti bizimle yaşamaya başladığında ben de evcil hayvan besleyenler arasına katılmış oldum. Apartman dairesinde yaşıyorduk. Bu kediler için çok problem değil aslında. Özellikle sokak kedisi olsa bile çok bebekken sahiplendiyseniz evcil bir kedi oluyor. İhtiyacı olan sevgiyi ve ilgiyi de gördüğü sürece bir problem olmuyor. Evin bir bireyi olarak yaşamaya devam ediyor 🙂

Ben çalışmaya başladığımda günün yarısı evde yalnız kalmaya başlayan Pöti yemeden içmeden kesildi, depresyona girdi ve en güzel çözüm onu Cem’in ailesine vermek oldu, çünkü evleri bahçeli olduğundan istediği zaman çıkıp, istediği zaman eve girebilirdi. Çok iyi oldu, Pöti hala onlarda ve çok mutlu, özgür bir kedi biz de yakın olduğumuzda sürekli görebiliyoruz zaten. Eğer ki ailemizin evine gitmeseydi muhtemelen ben evde oturmaya devam edecektim 🙂

Yeni evimize taşındığımızda bir kedi daha sahiplenmek istedik. Evimiz büyük ve bahçeli olduğundan bu sefer daha rahat olacaktık. Kedi de daha mutlu olacaktı. Bu sefer şirin mi şirin Gofreti bulduk ve henüz minicikken evimize getirdik. Gofret 3 seneye yakındır bizimle. Biraz problemli bir kedi. Aşırı insan canlısı, sevilmeyi çok seviyor fakat oyun oynamaktan bir haber. Sevgiden sıkılırsa tırmalıyor ya da ısırıyor. Yani kafasına buyruk yaşamayı seviyor. En büyük sorunumuz ise gece gündüz demeden sürekli miyavlaması. Evet kısırlaştırdık, evet ilgi gösteriliyor tabii ki ama miyavlamasının önüne geçemedik. Bulabildiğimiz en iyi çözüm ona bir arkadaş getirmekti ve Kiraz’ı sahiplendik.

Başlarda iyi gibi olsa da bir süre sonra Gofret’in ilgisinden ve miyavlamasından Kiraz da bıktı ve yanımıza sığınmaya başladı 🙂

Screen Shot 2016-03-14 at 12.09.36Asıl konumuza gelecek olursak, bir zaman geldi ve ben hamile olduğumu öğrendim. Etraftan duyup görüyoruz, bebek ve kedinin birlikte olduğu evlerde ortam çok sıcak ve eğlenceli oluyor. Zibidikuş‘un evimizde kediler ile büyümesini istiyorduk. Öncelikle Kadın doğum doktoruma danıştım. Toksoplazma’nın gebelikte çok önemli olduğunu ve bebek için ölümcül derecede tehlikeli olup, düşüğe yol açabileceğini, öncesinde bir kontrol ettirmemiz gerektiğini söyledi. Biz de Kiraz ve Gofret’i alıp hop veterinere koştuk. Tahliller yapıldı. Malesef Kiraz’da değerler çok yüksek çıktı, uzaklaştırmamız gerekti 🙁 Gofret’de tüm değerler normaldi ve bizimle kalmaya devam etti. Kiraz bizde çok kısa bir süre kalmış oldu. Yaklaşık 5 yaşındaydı ve öğrendik ki Almanya’da yaşayan bir Türk aile sahiplenmiş 🙂

Zibidikuş doğmadan önce Gofret bizimle yatardı. Yani aynı yastıkta yatardık. Evde yasaklı hiç bir bölgesi yoktu istediği gibi dolaşırdı. Arada dışarı çıkar ve tekrar eve gelirdi. Böyle bir düzenimiz vardı. Zibidikuş doğduktan sonra ne yapacağımız konusunda biraz kararsızdık. Nasıl davranacaktık? Düzenimiz nasıl değişecekti?

Gün geldi ve ben doğum yaptım. O gün Gofret’i bir kaç günlüğüne otele yolladık. Çünkü evde ilgilenecek kimse yoktu ve eve döndüğümde nasıl olacaktı henüz kafamızda oturtamamıştık. Ben hastaneden çıkıp eve geldim. Gofret 10 gün kadar otelde kaldı. Zibidikuş‘un doktor kontrolünde ilk sorumuz buydu ne yapmalıydık?

Şansımıza doktorumuz çok hayvan dostu 🙂 Bize keşke daha önce eve getirseydiniz kedinizi dedi. Keşke bütün bebekli evlerde kedi köpek olsa dedi ve  bebeğin gelişimi açısından çok faydalı olduğunu söyledi. Öğrendiğimize göre eğer ki anne hamilelik dönemini evde kedi ile birlikte geçirmişse bebek doğuştan bağışık olurmuş ve alerji durumu olmazmış. Kedilerin aşıları tam olduğu sürece hiç bir sorun yok 🙂

Doktorumuzun önerisi ile Gofret’i Zibidikuş‘un odasına ve yatak odamıza sokmuyoruz. Henüz ikisini yalnız bırakmıyoruz. Hatta 2 yaşına kadar gözetim altında olmaları en doğrusuymuş. Kediler bebekleri özellikle yeni doğan dönemindeyken kendi yavruları zannedip ensesinden yakalamaya çalışarak istemeden zarar verebilirlermiş.

Screen Shot 2016-03-14 at 12.13.50Benim en büyük korkum Gofret’in kıskanacak olmasıydı. Hiç bir tepki vermedi. Özellikle ilk hafta Zibidikuş‘a karşı tamamen tepkisizdi. Evde yokmuş gibi davranıyordu. İkinci haftadan itibaren onun eşyaları ile ilgilenmeye başladı. Bebek arabası, anakucağı, yatağı, oyuncakları ne varsa üzerine oturup yatmak istiyordu. O eşyaların kendisine ait olmadığını ve yasaklı olduğunu biliyordu. Üçüncü haftadan itibaren ise ufak ufak Zibidikuş ile ilgilenmeye başladı. Fakat bu ilgisi yaklaşıp koklamaktan öteye geçmedi 🙂

Gofret’in sürekli miyavlaması başta sorun olmuyordu fakat şimdi dış seslere karşı daha hassas olduğudan uykusundan uyandırabiliyor 🙁 En azından gece miyavlamalarını kesti sabaha kadar sessiz durabiliyor.

Kedili bir eve bebek gelecekse en doğrusu bebek gelmeden kediyi hazırlamak. Yani yatak odanıza artık giremeyecekse bebek gelmeden buna alıştırmaya başlamak. Yoksa sebep olarak bebeği görüp kıskançlık yapabilir ve hırçınlaşabilir. Hatta hastaneden eve gelmeden önce bebeğinizin giydiği bir giysiyi eve gönderip kedinizin kokusuna alışmasını sağlayabilirsiniz.

Zibidikuş 5 aylık oldu. Yeni yeni Gofret’in farkına varıyor 🙂 Pek bir ilgili fakat Gofret çok yüz vermiyor. Gofret dışarı çıkıp gelen bir kedi olduğundan tırnaklarını kesmiyoruz. Bu sebeple de tam olarak güvenip kontrolsüz bırakamıyoruz. Zibidikuş‘a ne zaman yaklaşsa gözüm hep üstünde.

Şimdi biraz daha büyüseler de birbirleriyle oynasalar diye bekliyoruz.

Anne ve Babalar için iPhone Uygulamaları

Kendimi bildim bileli teknolojinin içerisindeyim. Gerek işim olsun gerek özel zevklerim, hep bir şekilde nimetlerinden faydalanmışımdır. Zaten günümüzde uzak kalmak pek de mümkün değli 🙂

Cep telefonum üzerinden indirdiğim uygulamalar ile regl düzenimi takip eder, hastaneden randevu alır, tahlil sonuçlarımı takip eder, market alışverişi yapar ve bankacılık işlemlerimi hallederdim. Zibidikuş‘a hamile kaldığımda ilk işlerimden biri hamileliğimi takip edeceğim bir uygulama bulmaktı.Bu arada iPhone kullanıyorum fakat bu uygulamaların aynısı ya da muadilleri Android’de de var 🙂 İlk bulduğum uygulamayı indirdim, tam olarak amacına hizmet ettiğinden başka bir arayışa girmedim 🙂

My Pregnancy Calculator

Bu uygulama ile kaç haftalık hamile olduğunuzu, hamileliğin hangi döneminde olduğunuzu ( kaçıncı trimester?) ve doğuma ne kadar kaldığını görebilirsiniz. Başka da bir olayı yok.

Zibidikuş‘un doğumundan itibaren ihtiyacım olan ise onun beslenme saatlerini, uyku düzenini ve ilk aylarda çişli, kakalı bez sayısını vs takip edebileceğim bir uygulamaydı. Onu da buldum ve aşağıda paylaşıyorum;

Screen Shot 2016-03-03 at 11.45.18

The Best Baby Tracker 

Bu uygulamanın 7.99TL ‘lik bir fiyatı var. Uygulama bir süreliğine ücretsiz olduğunca indirip kullanmaya başladım. Yani ben ücret ödemedim, fakat hala kullanıyorum ve ücretli olsaydı da satın alırdım muhtemelen. Bu uygulama ile bebeğinizin tüm gelişimini takip edebilir, emziriyorsanız dakika tutabilir, kakalı ve çişli bez sayısını kaydedebilir, dışarı çıkarttığınızda ne kadar gezdiyseniz otomatik not edebilir, uyuduğu ve uyandığı saatleri not alabilir, daha nice nice özelliklerinden faydalanabilirsiniz. Açıkçası ben ilk aylarda hangi memeden kaç dk emziriyorsam açıp kaydediyordum. Çiş ya da kaka yaptığında ve bezini değiştirdiğimde not alıyordum, uyuduğu ve uyandığı saatleri kaydediyordum. Şimdi kilo ve boy ölçümlerini yazıyorum, aşılarını yazıyorum, kakalı bezlerini kaydediyorum. Yani hala kullanıyorum. Özellikle yanınızda kağıt kalemin bulunmadığı durumlarda ve bilgiler tek bir yerde toplansın istediğinizde çok işe yarıyor 🙂

Screen Shot 2016-03-03 at 11.55.01

Diğer ihtiyacım olan ise Zibidikuş‘un atak haftalarını takip etmekti. Bunun için e şu uygulamayı buldum;

The Wonder Weeks

Bilirsiniz bebekler bazı dönemlerde bazı süreçlerden geçerler. Bu dönemin sonunda hep yeni bir şey öğrenirler fakat pek bir huysuzdurlar, düzenleri, huyları değişir ve bunlar genelde geçicidir. Ben de önümü görebilmek adına, beni ne zaman ne gibi değişikliklerin beklediğini görebilmek adına atak haftalarını gösteren bu uygulamayı buldum. Bebeğinizin doğum tarihini girerek çizelgeyi görebiliyorsunuz. Aynı zamanda hangi atak haftasından sonra sizi neler bekliyor okuyabiliyorsunuz. Bu uygulama da malesef ücretli ve hafta hafta satın alabiliyorsunuz.

Screen Shot 2016-03-03 at 11.59.49

Ben ingilizce okumak istemiyorum bunun türkçesi yok mu? diyenleriniz de Harika Haftalar programını satın alabilirsiniz. Bu uygulama da 5,29TL’lik fiyatıyla ücretli fakat aynı işi görüyor ve Türkçe 🙂

Screen Shot 2016-03-03 at 12.02.14

Hem hamileliğimi, hem doğumdan sonra bebeğimin gelişimini takip etmek istiyorum derseniz bir de şu uygulama var;

LCW Baby

LC Waikiki ve Acıbadem iş birliği ile geliştirilmiş ve hem hamileler hem de anne-babalar için çocuklarının gelişimlerini takip edebildikleri bir uygulama olmuş.

Hamileyseniz hafta hafta gelişimi takip edebilir, bebeğinizin muhtemel doğum tarihini öğrenebilir, isim alternatiflerini görebilir ve  fotoğraf albümü oluşturabilirsiniz.

Eğer anne-baba olduysanız, ay ay bebek gelişimi hakkında bilgi alabilir, bebeğinizin boy, kilo ve baş çevresi gibi fiziksel gelişimini takip edebilir, aşı takibi yapabilir, bez sayısını kaydedebilir ve emzirme sürelerinizi not edebilir, kullandığınız ilaçlar varsa hatırlatıcıyı kurabilir ve fotoğraf albümü oluşturabilirsiniz. Ücretsiz bir uygulama olup, dili türkçedir  🙂

Screen Shot 2016-03-03 at 12.12.15