Bezi Bırakıyoruz! – Tuvalet Eğitimi Süreci

Zibidikuş yarın itibariyle tam 23 aylık oluyor. Normalde ne zaman bezi bırakacağımız sorulduğunda, o ne zaman hazır olursa derdim. Tuvalet eğitimi şu dönemde aklımda hiç yoktu. Bir arkadaşımın bez bırakma hikayesini dinledikten sonra neden olmasın dedim. Birden beynimde şimşekler çaktı ve denemeye karar verdim.

İnanın bezli hayat maddiyat bakımından yük olsa da kolaylık açısından çok daha rahat. Şu zamana kadar bununla ilgili bir kaç yazı okumuştum ve o yazılarda bahsedildiği kadarıyla bebeğin bu sürece hazır olduğuna dair işaret göndermesi gerekiyordu. Açıkçası ben o işaretleri almadım. Zibidikuş sabah bezi dopdolu uyanan bir çocuktu. Bezi kirlendiğinde herhangi bir rahatsızlık ifadesi göremezdiniz. Tuvalete oturmak gibi bir isteği yoktu. Sadece tuvaletini yapmak için kuytu köşelere girerdi ve kalabalıktan rahatsız olurdu o kadar. Çok ümitli olmasam da süreci başlattım.

Benim niyetim araya lazımlık sokmadan direkt tuvalete alıştırmaktı ama onu sevmedi. Sevmediğini farkedince de zorlamak istemedim ve evimiz katlı olduğundan iki adet lazımlık aldım. Birini salona, diğerini odasına koydum. İlk aldığım lazımlık çok ucuz olmayan, tuvalete benzeyen, müzikli, sifonu vs olan bir modeldi. Diğeri için çok para vermek istemediğimden İkea’dan standart bir model aldım. Ne oldu dersiniz? Zibidikuş ilk aldığımı sevmedi, oturmak istemedi ama İkea’nın lazımlığını çok sevdi 🙂

İlk gün uyandığında bezi çıkardım. ”Artık çişimizi, kakamızı buraya yapıyoruz. Anne ve baba da tuvalete yapıyor. Sen büyüdün artık beze ihtiyacın yok.” dedim. Bu arada, bu zamana kadar bizi de tuvalette hep gördü ve ne olup bittiğinin farkında :). Tabii ki mucizevi bir şekilde bana çişini kakasını söylemesini beklemiyordum. İlk gün az çok gözlemledim. Yemek yedikten ne kadar sonra tuvaleti geliyor? Ne kadar tutabiliyor?

İlk gün her yere çiş yaptı. Ara ara ben lazımlığa oturttum, bir iki defa tutturabildik. Kakasını yapması daha kolay oldu. Çünkü geldiği anda perdenin arkasına geçtiğinden, hemen alıp oturtuyordum. Biraz da şansıma, hayır yapmam demedi. Her üstünü ıslatışında lazımlığa götürdüm. Sürkeli ‘çişin var mı? kakan var mı?’ diye sormasam da ‘Çişimizi, kakamızı nereye yapıyoruz?’ diye sık sık sordum ve hep lazımlığı gösterdi. Artık bildiğinden emindim.

Bu zaman kadar genelde okuduğum kadarıyla gece ve gündüzü bir arada alıştırın deniliyordu. Ben de risk aldım ve ilk gece bağlamadım. Sabaha kadar çiş yapmış ve buz gibiydi. Böyle olmayacak, önce gündüzü halledeyim sonra geceye bakarız dedim ve 2. gece bağlamaya devam ettim.

2. gün yine her yere çiş yaptı ama lazımlığa tutturduğumuz daha fazlaydı. Akşamına doğru herhalde henüz hazır değil diye düşünmeye başladım ve arkadaşımla paylaştım. O da vazgeçmememi en azından 3 gün denememi ve farkedeceğini söyledi.

3. gün sabahı bezi kupkuru uyandı. Lazımlığa yapılan çiş sayısı daha fazlaydı ve ilk günkü gibi azar azar sık sık değil, daha uzun aralıklarla daha fazla yapmaya başladı. yine de hala bana çişi ya da kakası geldiğini söylemiyordu. O akşam ailecek yemeğe çıktık ve bez taktım. Yemek sırasında ‘anne çiş’ dedi ilk defa. Fakat tuvalet uzak mesafede olduğundan gidene kadar bezine yaptı :). Olsun bu da bir şeydi.

4. gün sabahı bezi yine kuruydu. Bayram gezmesi olduğundan ilk defa dışarı çıkacaktık ve alıştırma külodu giydirdim. Sabah 10:00’da evden çıkarken çiş yaptı ve öğleden sonra 15:00’de eve dönene kadar dışarıda yapmadı. Eve geldikten sonra ara ara kendisi çişi geldiğini söyledi, ara ara ben oturttum ve yaptı. Artık hareketlerinden ve saatten tuvaletinin gelebileceğini anlamaya başladım. 4. günün gecesi bez bağlamadım.

5. günün sabahı yine kuru uyandı ve tüm gün çişini de kakasını da söyledi. Artık bezden tamamen kurtulmuştuk. Şimdi bu süreçte bana yardımcı olan bir kaç tüyo paylaşacağım;

  • Zibidikuş tuvaletini her yaptığında lazımlığı tuvalete götürüp kendisi klozete atıyor ve sifonu çekiyor. Her seferinde bye bye diyip ellerimizi yıkıyoruz 🙂
  • 2. günden itibaren onu heyecanlandırması için, her tuvaletini yaptığında bir etiket verdim ve lazımlığına yapıştırdı. Artık alıştığından etiket aramıyor 🙂
  • Evde alıştırma külodu hiç giydirmedim, normal penye külot giydirdim. Bacakları ıslanınca daha çabuk öğreniyorlar.
  • İlk 3 gün, düzeni tam anlayana kadar evden hiç çıkmadım.
  • Evde, altına çiş yaptığında asla kızmadım, sesimi yükseltmedim, üzerinde baskı kurmadım. Hep olursa olur olmazsa, ileride bakarız modundaydım.

Tuvalet eğitimi süresince kullandığım ürünler ise;

Evinizde her odaya birer ıslak mendil ve çamaşır koymanızı tavsiye ederim 🙂 Halılarınız kirlensin istemiyorsanız ortadan kaldırın. Çamaşır olarak boxer tipli külotlar kız çocukları için çok daha rahat. Çocuk kadar annenin de hazır olması çok ama çok önemli. Emin olun ilk bir kaç gün evin her yerinde çiş ve belki kaka olacak. Sabrınızın en yüksek seviyede olması lazım :).

Umarım herkes bu süreci bizim gibi atlatır. Şimdiden çok kolay gelsin!

Zibidikuş 13 Aylık

13ayBu yazımda bir yaşı geride bıraktığımız bu bir ay içerisinde Zibidikuş‘da ne gibi değişiklikler oldu onlardan bahsedeceğim. Bu ayki doktor kontrolümüz ayın sonuna denk geliyor. Yani 14 aya giriş evresinde olacak, o sebeple bu yazımda doktor kontrolünü ve neler olduğunu anlatamayacağım.

Benim gözlemlediklerimle bu ayki gelişmeler şöyle;

  • Zibidikuş artık yürüyor. Hatta onu çok heyecanlandıracak bir durum varsa koşuyor bile 🙂
  • Belirli seslerden ziyade dili bazı kelimelere dönmeye başladı. Kendi dilini oluşturdu gibi. Dışarıdan duysanız farklı bir dilde konuşuyor dersiniz.
  • Derdini çok güzel anlatıyor. Oyuncak tavşanı yanında değilse, kitabından tavşanını gösterip mızıldanıyor. Tavşanını mı istiyorsun dediğimde evet anlamında kafa sallıyor.
  • Kakasını da yapsa çiş diyor. Çiş dediğinde altını değiştiriyorum. Sanırım bezi erken bırakacak, yani umarım :). Bunun olmasının sebebi de sanırım her altını değiştirdiğimde ”çiş mi yaptın?” ”Aa kaka yapmışsın” şeklinde söylemem sanırım.
  • Sürekli bizi taklit ediyor. Hem sesleri hem hareketleri tekrarlamaya çalışıyor. Aslında çok tehlikeli bir durum, iyi ya da kötü her hareketimizi kopyalıyor. Çok dikkatli olmak lazım 🙂
  • Bababe (babaanne), baba, bu (su), mama, çiş, pisi, mauv (miyav), meme, şimdiye kadar söyleyebildiği kelimeler. Anne de diyor ama çok seyrek, ağlarken özellikle beni istiyor 🙂
  • Yavaş yavaş çatal ve kaşık kullanmaya başladı.
  • ”Karnın acıktı mı?” diye sorduğumda acıkmışsa ”mama” diye cevap veriyor.
  •  Lego duplolar ile oynamaya başladı. Normalde 1,5 yaş için olduğu yazıyor fakat biz aldık. Şuan takamasa da takmaya çalışıyor. Ne yaptığının farkında olarak hareket ediyor.
  • Kelime haznesi genişledi. Tabii ki henüz konuşamıyor ama kitaplarından öğrendiği hayvan ve nesne sayısı arttı.
  • Parka gitmek istediğini anlatabiliyor. Önceleri parktan pek bir şey anlamazdı ama yürümeye başladıkça ilgisi arttı. Gezmek istediğinde ya kanguruyu gösteriyor ya da bebek arabasına gidip ittiriyor.
  • Gündüz uyku saati geldiğinde dışarıda uyumamak için direniyor. Evde uyumak istiyor.
  • Gece uykuları çok dengesiz. Bazı geceler 10 defa, bazen de 3 defa uyanıyor.
  • Eğer sabah 8:00’de uyanırsa gündüz bir defa 12:00 gibi uyuyor. Genelde uyandığı saat 07:00 ve bu saatte uyandığında 11:00 ve 15:00 civarı olmak üzere iki defa uyuyor.
  • Özellikle sabahları 04:00’den sonra çok sık uyanıyor. Eğer odasından kendi yatağıma alırsam ve yanımda uyumasına izin verirsem 08:00 hatta bazen nadiren de olsa 09:00’a kadar uyuyor. Böyle durumlarda gün içerisinde düzeni çok şaşıyor, o sebeple mümkün olduğunca yanıma almadan kendi yatağında uyutmaya çalışıyorum ve 07:00’de uyandığında yataktan çıkarıyorum.
  • Zibidikuş ilk resmini bu ay çizdi. Ona ikea’dan Latt modelindeki masa ve sandalyeleri ile rulo kağıdını aldım. Masayı salona koydum. Henüz kendi oturup kalkamıyor ama çok ilgilendi. Carioca markasının yıkanabilir keçeli kalemleri ve büyük kalem boyaları ile Let’s markasının konik şekildeki mum boyalarını kullanıyor. Tabii ki benim gözetimim altında, zira hala herşeyi yeme potansiyeline sahip 🙂
  • Benim arkamdan pek değil ama babası işe giderken onun arkasından ve babaannesi geldiğinde giderken onun arkasından ağlıyor 🙂
  • Hala üstte 4 ve altta 4 olmak üzere 8 dişi var. Diş fırçalamak konusunda biraz sıkıntılıyız. Çok keyif alıyor ama benim yapmama izin vermiyor, kendi yapmak isteyip beceremiyor 🙂
  • Aynı kitabı 100 kere okuduğum oluyor peş peşe. Hiç sıkılmıyor ve her seferinde aynı heyecanla dinliyor.

Zibidikuş‘un beslenmesi ise bu ay şöyle;

Kahvaltı:

  • 1 tam yumurtadan tereyağlı omlet
  • 1 dilim üzerine lor sürülmüş tam buğday ekmeği
  • 3 top peynir
  • 2 zeytin
  • 1 porsiyon meyve (genelde bir mandalina ya da 10-15 adet çekirdeksiz üzüm oluyor)

Ara öğün:

  • 1 avuç kuru meyve (dut kurusu ve kuru üzüm şeklinde) veya
  • 1 avuç nar veya
  • 2 dilim elma veya
  • 1/2 muz

Öğlen:

Bu öğünde aşağıdaki maddelerden biri oluyor genelde

  • Sebzeli krep
  • yoğurtlu sebzeli makarna ve köfte
  • yoğurlu bulgur pilavı ve köfte
  • sebzeli mücver

Ara öğün:

  • 1 avuç kuru meyve (dut kurusu ve kuru üzüm şeklinde) veya
  • 1 avuç nar veya
  • 2 dilim elma veya
  • 1/2 muz

Akşam:

  • Öğlen listesindekilerle aynı. Fakat öğlen ve akşam genelde aynı yemeği yemiyor. Bazen çorba yapıyorum. Öğlen ve akşam yemeklerinde çok iştahımız olmuyor.

Bunların haricinde hala anne sütü alıyor.

Benim gözlemlediklerim açıkçası bu ay bu kadar. Doktor kontrolü sonrası yazacak şeyler artacaktır. Bir sonraki ayda görüşmek üzere 🙂

Zibidikuş 10 Aylık

10.ayZibidikuş‘un 10. ayını doldurmasının üzerinden 2 hafta geçti ve ben anca yazabiliyorum. Daha önce de bahsettiğim gibi artık doktorumuza bir ay atlayarak gidiyoruz. Son kontrolümüz 9. aydaydı, bir sonraki Eylül ayında yani 11. ayda olacak. Bu yazımda bu ay neler gözlemledim ve neler yaşadık onlardan bahsedeceğim.

Zibidikuş 10. ay içerisinde resmen büyüdü. Yani fiziksel olarak gözle görülür şekilde büyüdü. Diğer taraftan gelişimsel olarak 9. ay ile çok bir fark yok, 9. ayda öğrendiklerini pekiştirdi diyebiliriz.

Bu ay adım adım setlerinden alıp denemek istedim. Ne olduğunu bilmiyorsanız şuradan web sitelerine bir göz atabilirsiniz. Kısaca bahsetmem gerekirse 9-48 ay arası çocukların gelişimine uygun aktiviteler içeren bir kutu. Abone oluyorsunuz, bebeğinizin ayına göre her ay evinize geliyor ve yönergeleri takip ederek bebeğinizle kaliteli vakit geçirebiliyorsunuz.

Ben denemek istediğim için abone olmadım. D&R mağazalarında da satılıyor, tek tek de satın alabilirsiniz ben öyle yaptım. Zibidikuş oldukça ilgilendi. Bu aktiviteler sırasında ve genel olarak bu ay gözlemlediklerim ise şöyle;

  • Zibidikuş yavaş yavaş organlarını öğrenmeye başladı. Her sorduğumda olmasa da canı istediğinde gözlerini, burnunu gösterebiliyor.
  • Nesneleri ayırt edebiliyor. Yani ”araba nerede?”, ”Top nerede?” gibi sorulara gayet düzgün yanıt veriyor. Tabii ki konuşarak değil, gidip buluyor ve eline alıyor 🙂
  • Hayvanları kısmen öğrendi. Aynı şekilde ”Köpek nerede?” diye sorduğumda kartı getirebiliyor.
  • Kitaplarla oldukça ilgilenmeye başladı. Özellikle hareketli kitaplar, onda merak uyandıran kitaplarla çok ilgileniyor.
  • Dans konusunda kendini aştı, uzaktaki bir okulun teneffüs zilini bile duysa popo sallıyor 🙂
  • Yemeklerde seçicilik başladı. Örneğin; haşlanmış kabak sevmiyor ama yoğurdu seviyor. Eğer kaşığı o bakarken kabağa sokup, yoğurda daldırırsam, çaktırmadan kabak aldım diye yoğurdu da yemiyor 🙂
  • Çok sevdiği bir yemek de olsa, başka çok sevdiği yeni bir yemekle karşılaştığında bir öncekini unutuyor ve yemiyor.
  • Yiyecekleri önüne tek tek koyuyorum. Tabakla karışık halde koyarsam öncelikle sevdiklerini yiyor. Sevmediklerini bırakıp, tabakla oynuyor.
  • Çatal, kaşık kullanımına henüz başlamadık. Çatalı arada eline veriyorum, fakat yemeğe benim batırmamı istemiyor. Eğer batırırsam kızıyor ve yemiyor. Kendi de batıramıyor öyle oynuyoruz 🙂
  • Parmakları cımbız gibi, yerdeki en ufak toz tanesini dahi farkederse alıp ağzına atıyor. (Ne yapacağım bilmiyorum :/)
  • Her yeri, her şeyin karıştırmaya başladı. Bundan inanılmaz zevk alıyor.

Gözlemlediklerim bu kadar. Bu ay neler yaşadığımıza gelecek olursak, bizi etkileyen en önemli şey Zibidikuş‘un virüs kapmasıydı. Aniden ishal oldu ve 2 gün geçmeyince doktora gittik. Huzursuz değildi, ateş, kusma yoktu ama sadece yoğun olarak ishali vardı. Doktorumuz gaita tahlili istedi. Ben de güya hazırlıklıydım ve bezini yanımda götürmüştüm. Fakat bilginiz olsun kakayı yaptıktan en geç 40 dk içerisinde labaratuara ulaştırmanız gerekiyormuş. O sebeple eve geri döndük ve ertesi sabah yaptığı gibi hastaneye gittik.

2 günde 200 gr vermişti. Doktorumuz her ne sebeple olursa olsun bebekler hastalandığında, ishal olduğunda ağırlıklarının %20 sini kaybeder dedi. Tahlil sonucunu ertesi gün değerlendirdi ve Norovirüs adında bir virüs çıktı. Havadan ve sudan bulaşan bu virüs son derece bulaşıcıymış. Yetişkinlerin özellikle dikkat etmesi gerekiyormuş çünkü iyileşmesi bebeklere göre daha zormuş. Doktor bana dikkat etmemi, hijyen sağlamamı ve eğer bana bulaşırsa damar yolu bile açmak gerekebileceğini söyledi.

Çok şükür Zibidikuş‘un’nın sadece bağırsakları etkilendi ve dolayısıyla iştahı. İki adet bağırsak düzenleyici ilaç verdi. Patates, pirinç, yoğurt, elma suyu ve şeftali suyu dışında ağzına her ne giriyorsa hepsini kestik. Doktorumuz bu hastalığın 1 hafta 10 gün sürebileceğini söyledi. Yaklaşık 1 hafta boyunca kakasını gözlemledim ve 1 haftanın sonunda eski haline geri döndü. Virüsten kurtulduk ve eski yeme düzenimize de geri döndük.

Derken bir baktım 6 diş birden geliyor!!! Bunun da ishaline etkisi olmuş olabilir tabii ki ama iştahsızlığında çok fazla etkisi olduğuna eminim. Bunlar yetmiyormuş gibi, 10. ayın son haftasından beridir tam atak evresinin ortasındayız. Siz de bebeğinizin haftasını ”Harika haftalar” uygulaması ile takip edebilirsiniz. Daha önce şuradaki yazımda da bahsetmiştim. Atak dönemi bizi şu sıralar epey etkiliyor, fakat 11. ayın içerisinde olduğumuzdan bunları 11 ay yazısında yazacağım :).

Bu ay Zibidikuş sivri sineklerin istilasına uğradı ve hala ara ara uğruyor. Evimizde sineklik yok. Yaptırma arefesindeyken çıkan bir kaç problem yüzünden yaptıramamıştık ve öyle kaldı. Kimyasal içeren hiç bir sinek kovucuyu kullanmıyoruz. Odasında cibinlik de yok, gece çok sık uyandığı için bu sıralar cibinlik sürekli açılacağı için koymayı düşünmemiştim. Zibidikuş doğduktan sonra en sevdiğim alışveriş sitesi olan bebekhouse.com‘dan Mambino markasının tamamen doğal yani %100 organik sinek kovucusunu satın aldım. İşlevsellik açısından memnunum fakat yoğun limon kokusu Zibidikuş‘u uykuda biraz rahatsız etti gibi geldi.  Farklı markalar da varmış araştırıyorum. Onun dışında prize takılan gece lambası gibi mor ışık satın aldım. Sinekler mor ışığa geliyor ve lambanın içerisinde hapsoluyor. Şu sıralar Migros’da bulabilirsiniz. Bir de bugün anneanne usulü yarım limona karanfil batırmayı denedim bakalım ne olacak.

10. ay bir çırpıda geçti. Nasıl oldu anlamadım bile. Şimdilik benden bu kadar, 11. ay yazısını doktor kontrolümüzden sonra paylaşacağım 🙂