Zibidikuş 18 Aylık

Zibidikuş 18 aylık olalı 20 gün oldu ama ben yazıyı ancak yazabiliyorum. Kafamı toplayacak ne halim ne vaktim vardı ve bu söylediğimden bu ayın nasıl geçtiğini az çok tahmin edebilirsiniz belki 🙂

Biliyorsunuz ki geçtiğimiz ay emzirmeyi bıraktım. Sonrasında uykusunun ya da yemek yemesinin düzelip düzelmediğini merak eden çok kişi oldu ve burada da buna toplu bir cevap vermiş olayım.

Düzeldi. Evet düzeldi ama benim beklentilerim doğrultusunda düzeldi diyebiliyorum. Yani tüm gece deliksiz uyuyup, ne versem yemiyor tabii ki ama uyuyor ve yiyor. Akşamları hala aynı saatte; 20:00 gibi uyumuş oluyor. Gece 23:00’e kadar uyuyor ve 23:00 civarı uyanıp beni yokluyor.  Yanına gidip yatıyorum ve tekrar dalıyor.İyi günündeyse sabah 5’e kadar uyanmıyor ama kötü bir geceyse sabah 07:30’a kadar 2 defa uyanıyor. Bazen iki oda arası git gel yapmak yorucu olduğu için onun yatağında yatıyorum. Bazen sabaha karşı uyanırsa onu yanıma alıyorum.

Meme yerine uyku öncesi kitap koymuştum ama kitabı uyumadan önce okuyoruz genelde, artık uyku sırasında istemiyor. Ben yanına uzanıyorum ve öyle dalıyor. O uyuduktan sonra kalkıyorum. Memesiz uyuyor derken yanına yatmama alıştı sanırım şimdi de gece beni arıyor. Bir tarafı düzeltirken başka tarafı bozuyorum.

Yemek konusunda ise yiyor ama hala inanılmaz yemek seçiyor. Meyve ile derdimiz yok, ama ana yemeklerde (et, sebze vs) yememek için yırtınıyor ki yemiyor da doğru dürüst. Bazen çok sevdiği makarnaya bile burun kıvırıyor. Yoğurt severdi artık yediremiyorum. Ben de çilekli, muzlu, yoğurtlu içecek hazırlıyorum bu dönem, o şekilde içiyor.

Gelecek 4 azı dişi var. En son doktor kontrolümüzde gelen giden bir şey yoktu ama 15 gün geçti üzerinden, belki dişler harekete geçmiştir. Annelerin en güzel bahanesi zaten ‘‘kesin diş geliyor, ondan mız mız” 🙂

Zibidikuş bu ay oyun grubuna başladı. Haftada bir saat birlikte katılıyoruz. Başka anneler ve bebekler de oluyor ve sosyalleşiyorlar. Bizim gittiğimiz oyun grubu ingilizce. Öğretmenimiz de yabancı ve ingilizce şarkılar eşliğinde başlayıp, ayına uygun ince motor, kaba motor becerilerini destekleyen aktiviteler ile devam ediyoruz. Zibidikuş ilk 3 derste mekana gidince ağlamaya başladı. Yadırgadı ve öğretmenini (neden bilmiyorum) doktor sandı. Hala arası pek iyi değil ama duruma alışmış vaziyette. Bir de orada bir arkadaş edindi 🙂 biz annelerin de kafası uyuyor ve bebekler de çok güzel anlaşıyor. Oyun grubunun bize kattığı en güzel şey bu oldu sanırım.

Bu ay Zibidikuş‘da neler gözlemledim sizinle paylaşayım;

  • Kimseyi yabancılamayan, herkese giden çocuğum herkesden kaçar oldu. Birden bir yabancılama hadisesi başladı ki anlam veremiyorum. Sanırım dönemsel. Sokakta biri sevmeye kalktığında hemen bacaklarıma yapışıyor ”ayyynnnnn” (anne)  şeklinde. Her girdiği ortamda çekingen ve dibimden ayrılmıyor.
  • Bana bağlılığı daha da arttı. Yanındayken bile bazen beni istiyor. Sanırım 7/24 birlikte olduğumuz için.
  • Kaba motorda da, ince motorda da gelişimi gözlemliyorum. Eline, gıdısına, kollarının arasına bir dolu oyuncak doldurup, önünü görmeden hedefe hızlı adım yürüyebiliyor. Parmaklarını güzel kullanıyor.
  • Birden bire, hiçbir şey yokken, hatta gayet gülerken ve mutluyken ağlamaya başlıyor ve ben neden ağladığını anlayamıyorum, (anlasam her şey çok daha kolay hallolacak). Örneğin resim yapmak istiyor. Kalemi veriyorum ve gayet keyifle yaparken bir yerde istemsiz bir şekilde çok ufak müdehalem oluyor. O andan itibaren yırtınarak ağlıyor ve kalemi, kağıdı bir kenara atıyor, bir daha istemiyor.
  • Çoğu akşam banyo sonrası bir şeye takıyor ve uyuyana kadar ağlıyor. Ne istediğini kendi de bilmiyor.
  • Ağzında sürekli park kelimesi var. ”paa paaa” diye başımın etini yiyor tüm gün. Bazen 4 farklı park geziyoruz yine de doymuyor. Hemen hemen her gün dışarı çıkartıyorum enerjisini atması için, çünkü evde zaptetmek çok zor oluyor.
  • İnadı beni Bİ-Tİ-Rİ-YOR. size iki örnek vereyim; 1. Zibidikuş, ben ve babaannesi dışarıda öğlen yemeği yiyeceğiz. Kendime köfte söyledim ki Zibidikuş‘a da belki yedirebilirim. Ben yerken ona da verdim. Daha doğrusu önüne koydum ki kendi yesini çünkü benim yedirmemi zaten istemiyor. Mümkün değil yemedi. Ben de inat yaptım (normalde de hırs yapıyorum ama abartmıyorum). O kadar sinirlendim ki, abartısız tam 1 saat yemesi için dil döktüm. Gayet yumuşak bir şekilde ”annecim lütfen ye, bak ben de yiyorum, babaanne de yiyor. Köfte çok güzel. Büyümen için yemen lazım. Bak herkes yemek yiyor, lütfen sen de ye.” vs vs şeklinde konuşurken ağzım kupkuru oldu, yemeğim buz gibi oldu ama ı-ıh yemiyor. Ben de pes etmiştim ki garson geldi ve çatalı köfteye takıp Zibidikuş‘a uzattı. Sanki bir saattir dil döktüğüm çocuk o değilmiş gibi ağzını açtı ve git gel 2 köfteyi yedi. Babaannesi ve ben ağzımız açık bakakaldık. Sanırım sorun bende diyorum. 2. Zibidikuş‘a etrafa dökmeden yesin diye çerez kabı aldım. Kabın özelliği içindekileri dökmemesi. Yani elini sokup alıp yemesi lazım. Ne zaman eline alsa kabı ağlıyor, parmaklarını sokup çıkartıyor ve benim içinden alıp vermemi istiyor. Kendi kendine sinirleniyor, kabı fırlatıyor ve yemeyeceğim, yiyemiyorum sen ver diyor. Ben de bir gün babasına, ”sanırım beceremeyecek bunu” dedim. Babası da ”yoo benimleyken gayet güzel yiyordu” dedi. Beni görmediği bir vakit bir izledim ki Zibidikuş bileğine kadar daldırmış elini ve dut kurularını löp löp götürüyor. Ne diyeceğimi, ne yapacağımı bilemedim. İşte nazı da inadı da bana geçiyor.
  • Kelime haznesi ufak ufak gelişiyor. Bu aralar ”bibbi (bitti), gok (yok), Pa (park), gek (kek), düt (dut kurusu)” en çok kullandığı kelimeler. Ama abartlı bir durum yok tabi konuşmasında 🙂
  • Öğlen uykularını 12:00 civarı yatıp maksimum 2 , minimum 1 saat uyuyor.
  • Bir kaç defa gece terörü denilen hadiseyi yaşadık. Gece ağlayarak kalktı ama uyanmamıştı. Gözler kapalı bir şekilde yırtınırcasına ağlıyordu. Bana tepki vermiyor ve susmuyordu. Bu durumda yapılması gereken onu rahat bırakmak, sarılıp buradayım demek ama asla uyandırmamak, sarsmamak. Gece terörü ile daha detaylı bilgiye google’dan ulaşabilirsiniz 🙂

Bu ay 18. ay doktor kontorlü ve aşıları vardı. 3 adet aşı oldu ama hiç bir yan etkisini yaşamadık. Geçen aya göre 300gr almış 9960gr olmuş ve ve boyu 3 cm uzayarak 85cm olmuş. Zibidikuş‘un yediği hep boya gidiyor, kg pek almıyor. Sağlıklı olsun da gerisi önemli değil.

Bu ay beni en çok yoran inadı oldu. Maalesef ki kişiliğinin bir parçası olacak diye korkarım.  Daha çok yorulacağım gibi 🙂

19. ayda görüşmek üzere.

Muzlu ve Kuru Üzümlü Pankek

Zibidikuş bu aralar çok yemek seçiyor. Uzun süre aynı şeyleri yemekten sıkılıyor. Ben de bu durumda ona kahvaltıda çeşit olması açısından farklı pankekler hazırlayıp sunuyorum. Şimdi vereceğim tarif de bunlardan biri.

Malzemeler:

  • 1/2 muz
  • 1 yumurta (1 yaş altı sadece sarısı)
  • 1/2 bardak süt
  • 1 çk karbonat
  • 1 avuç kuru üzüm
  • Aldığı kadar tam buğday unu

Yapılışı:

Muzu çatalla ezerek diğer malzemeleri ekliyoruz. Boza kıvamında bir karışım elde edinceye kadar un ekleyerek çırpıyoruz. Kaşık yardımıyla tavaya koyarak, orta ateşte arkalı önlü pişiriyoruz. Ben yapışmaz bir tava kullandım ve hiç yağ koymadım. Yapışıyorsa tavaya çok az z.yağ döküp peçete ile dağıtabilirsiniz. Sunum ve tat vermek için bebeğinizin ayına ve alerji durumuna bağlı olarak Agave şurubu ya da akçaağaç şurubu kullanabilirsiniz. Afiyet olsun 🙂

 

 

 

Zibidikuş 14 Aylık

Zibidikuş 13 aylık yazımda doktor kontrolümüzü henüz gerçekleştirmemiştik. O sebeple yalnızca o ay gözlemlediğim değişiklikleri paylaşmıştım. Şu anda 14 aylığız, fakat 13.5 aylıkken doktor kontrolümüz vardı ve o zamana ait kilo boy değerlerini bu yazımda paylaşacağım.

Son yazıdan bu yana 1 ay geçtiğinden beri gözle görülür ufak tefek değişiklikler var;

  • Tam bir anneci oldu diyebiliriz. Bana daha da çok bağlandı, biraz da memeye düşkünlüğü arttı. Babaannesiyle çok rahat uyurken, şimdi meme istediği için beni arıyor.
  • Ben bir yere giderken arkamdan ağlamazdı ama şimdi ağzımdan gidiyorum kelimesi çıktığı anda bacaklarıma yapışıyor.
  • Memeye düşkünlükle birlikte ek gıda alımı azaldı. İnanılmaz yemek seçiyor ve istemediği bir şeyse asla yemiyor.
  • Sabahları bayılarak yediği omlete dokunmuyor bile. Gördüğünde mızmızlanıyor. Yumurtayı hiç bir şekilde yemiyor. Bir süredir peynirli, zeytinli klasik kahvaltıdan sıkıldı. Farklı içeriklerle pankek hazırlayıp veriyorum. Akçaağaç şurubuyla birlikte severek yiyor şimdilik.
  • Gece uykuları nispeten daha iyi ama hala sabah 04:00’da uyandığında tekrar uyutmak zor oluyor. Uyuduğunda da sabah 07:00’ye kadar uyuyor.
  • Hemen her gün dışarı çıkmak istiyor. Bana ayakkabısını getiriyor. Anlamadığımı düşünürse gidip montunu alıyor, giymeye çalışıyor ve kapıya gidiyor.
  • Sesimi yükselttiğimde ve bir şey için hayır dediğimde gözümün içine bakarak inadına yapıyor.
  • 30-35 adet hayvanı tanıyor. Genelde kitaplardan öğreniyordu ama kitapların çoğunluğu çizim şeklinde oluyor. Ben de bu ay ona Piapolya’nın hayvan kartlarını aldım. Gerçek hayvan fotoğraflarından oluşuyor ve herbir set 12 adet fotoğraf içeriyor. Ben 3 set birden aldım, şuradan bakabilirsiniz. Bir seti öğrendiğinde diğerine geçiyorum. Kartlar kaliteli, suya ve dişlemeye dayanıklı diyebilirim.

Zibidikuş özellikle son 2 aydır doktorunu gördüğü anda ağlamaya başlıyor. Doktorumuz bu durumun çok normal olduğunu, hatta ağlamazsa tedirgin olabileceğini çünkü bebeğin algılarında vs problem olmasından endişelenebileceğini söyledi.  Doktor muayenelerimiz, hastaneye girip çıkana kadar ağlayarak geçiyor. Bunda biraz da 7 aylıkken hem alerji sebebiyle hem de 9 aylıkken demir vs kontrol etmek için kan alınmasının da etkisi var. Çünkü biraz canı yanmıştı. Doktorumuz da aşıları kendi yaptığı için, kafasında bir şekilde kötü kodlanmış.

Bu ay kontrole gittiğimizde menenjit aşısının 2. dozu yapıldı. Standart muayenesini oldu ve her zamanki gibi aklımdaki soruları sordum. Malesef gittiğimizde nezleydi ve 3. günündeydi. Burun akıntısı ve tıkanıklıkla birlikte kesik kesik öksürüyordu ve bu öksürük uykusundan uyandırıyordu. Bunun için de kontrole gitmiş olduk. Sorularım şunlardı;

Öksürük çok rahatsız ediyor ve uyandırıyor. Burun akıntısı da hala geçmedi ne yapabilirim?

Muayenede boğazı, kulakları, ciğerleri temiz çıktı. Herhangi bir sorun yoktu. Fakat Zibidikuş’un ses büyük oranda kalınlaşmıştı. Öksürüğünü de beğenmedi ve dikkatli olmazsam Krup’a çevirebileceğini söyledi. Bulunduğu ortam kesinlikle sıcak olmamalıymış. 19-21 derece normalmiş ve soğuk hava almalıymış. Hatta hastaneden çıkınca bahçede dolanın bir süre iyi gelecektir dedi. Krup hastalığının en iyi dostu sıcak hava, en büyük düşmanı da soğuk havaymış.

Biz evimizde ısıtıcı, kalorifer vs pek çalıştırmayız. Ancak 18 derece altına indiğinde açıyorum ve 21 olduğunda kapatıyorum. Zaten soğuğa alışık olduğumuzda çok sıkıtı olmadı.

Memeye iyice düşkün oldu, gece emmek için uyanıyor ve ek gıda alımını etkiliyor. Çok yemek seçmeye başladı ne yapabilirim?

”Bu durum seni çok rahatsız ediyorsa, memeyi her istediğinde değil ama saatli verebilirsin. Yalnızca sabah uyandığında ya da akşam uyumadan önce verebilirsin, böylece gün içerisinde acıktığında yemeğini yiyecektir. ” dedi. ”Fakat 18 aya kadar bu şekilde gidebilirsin sakınca yok, istersen bırak istediği kadar alsın anne sütünü” dedi. Ben de öyle yapıyorum.

Sürekli parmak emdiğinden parmağı biraz tahriş oldu ne yapabilirim?

Henüz çok küçük olduğunu, anlatmak ile anlamayacağını o sebeple de malesef yapabilecek bir şey olmadığını söyledi. Şimdilik büyütülecek bir problem göremedi elinde.

Zibidikuş’un boyu 13.5 ayında 77.6 cm kilosu ise 8648 gr olmuş. Biraz kilo almış biraz da boyu uzamış. Çok kilosu yok, çok da zayıf değil. Normal düzeyde diyebiliriz.

18 aya kadar başka aşımız yokmuş. Bu ay da böyle geçti, gelecek ay bekle bizi 🙂