Zibidikuş 21-22 Aylık

Zibidikuş 23 aylık olmak üzere ve ben 21-22 ay yazısını şimdi yazıyorum 🙂 Hayat zor, vakit az, keyif çok yok. Yani bilgisayar başına oturup yazacak enerji bulamıyordum ama bir yerden başlamak lazım değil mi?

Zibidikuş değişti. Yani gerçek anlamda değişti. Mizacı, huyu, suyu, hareketleri, tavırları, tepkileri yani kısaca hemen hemen her şeyi değişti ya da değişmeye başladı. Geçtiğimiz iki ay benim için de onun için de çok zorluydu. Hastalıklar atlattık ve bu hastalıklar sırasında duruma ayak uyduran davranışları, mızmızlıkları vs beni yedi bitirdi. E anne olmak böyle bir şey tabi, şikayet etmeye pek de hakkım yok 🙂

Öncelikle uyku düzeninden bahsetmem gerekirse; Hala akşamları 20:30’da banyo yapıyor ve sonrasında uyuyor. Saat 21:00’de tam olarak uykuya dalmış oluyor. Kendi psikiyatrimin önerisi ile  bu zamana kadar sadık kaldığım uyku rutininin ara ara dışına çıkıyorum. Biraz esnetmemin iyi olacağını söyledi. Yani illa her akşam banyo yapacak gibi bir kuralım yok. Bazen gün içerisinde yaptığı etkinlikler sonrası, bazen park sonrası eve geldiğimizde yıkıyorum ve akşam banyo yapmadan direkt uykuya geçiyor. Uykuya geçişinde pek bir şey etkilemedi, fakat kendimden biliyorum ki uyku öncesi banyo bünyeyi biraz olsun rahatlatıyor. Gündüz uykuları genelde ya 1-2 saat arası değişiyor. Geçtiğimiz ay yazısında, gündüz uykuları sırasında uyanıp beni istediğinden bahsetmiştim. Onlar çok azaldı hatta neredeyse bitti.

Yemek konusu ise hala çok düzenli sayılmaz. Sabah kahvaltısını iyi sayılabilecek düzeyde yapıyor,  fakat öğle ve akşam yemeklerinde belli bir düzeni yok. Hala bol bol taze ve kuru meyve tüketiyor.

Zibidikuş‘da gözlemlediğim değişiklikler;

  • 2 yaş sendromu şu ana kadar ki en yoğun döneminde. İnadı katırlara taş çıkartır. Öyle ki, dışarı çıkarken atıştırmalık üzümleri koyduğum kabın kapağının rengi kap ile uyumlu değil diye üzümler havada uçuşabiliyor. Tepinmeler, ağlamalar her gün yaşanıyor.
  • Her şeyi kendi yapmak istiyor. Panjur açmak, ışıkları kapamak, ayakkabı giymek, el yıkamak vs vs. Eğer ki düşüncesizlik edip en ufak bir hamlede bulunursanız önünüzdeki en az 30 dk yok sayın. Çünkü krizler eşliğinde ağlamaya başlıyor.
  • Akşam banyodan sonra okuyacağı kitabı kendi getiriyor, ışıkları ve panjurları kendi kapatıyor, hatta müziğini de kendisi açıp öyle yatıyor.
  • Zibidikuş hala ben olmadan uyumuyor. Bir süredir babası ile birlikte uyutuyoruz. Uyutmaktan kastım odada bulunuyoruz. Odada bulunmam ona yetiyor.
  • Geceleri yanıma gelmek istemeye başladı. Bunun olamayacağını anlatıyorum her seferinde. Bazı geceler direniyor ve ağlıyor ama sonunda kabullenip yatağına yatıyor ve uyuyor. Sabah olduğunda yanıma geliyor ve biraz yatakta vakit geçiriyoruz.
  • Olaylar, nesneler ve kişiler arasında çok güzel bağlantı kuruyor. Hangi eşyayı ona kim aldı biliyor ve o eşyayı gösterip kişiyi söylüyor. Örneğin, halıyı gösterip ‘Nene’ diyor çünkü odasındaki halıyı ona babaannesi aldı. Gün içerisinde defalarca, farklı farklı eşyalar ile yaşıyoruz bu durumu.
  • olmayacak bir şey istediğinde ağlama krizine giriyor ve ilgisini farklı bir yöne çekmek artık çok zor. Benim bununla baş etme yöntemim ise sakin kalmak. ”Ağladığın sürece seninle konuşmuyorum, sustuğunda yanıma gelebilirsin, istediğin kadar ağla” diyorum. 5 dk sürmüyor ‘anni anni’ diye yanıma geliyor.
  • Beni gözlemleyerek hiç ummadığım şeyleri öğrenmiş. Örneğin; kağıt kek kalıbı bulup bana getirdi ve fırını açıp içine koydurttu. Gözlem yeteneği müthiş gelişmiş düzeyde bu aylarda.
  • Telefonla konuşmaya bayılıyor. Eline bir şey alıp telefonmuş gibi birileriyle konuşmaya çalışıyor. Gün içerisinde defalarca diyalog kuruyoruz.
  • Kelime dağarcığı oldukça genişledi. Hiç ummadığım bir anda hiç ummadığım bir kelimeyi ağzından çıkarabiliyor.
  • Bir şey söyle dediğimde asla söylemiyor. Ya inadından ya da utanıyor.
  • Babaanneye çok düşkün olmasına rağmen, sanıyorum sendrom sebebiyle onunlayken bile anne diye tutturabiliyor. Beni aradığı zaman oyalamak zorlaşıyor.
  • İçtiği suyu, ağzında tutup tükürme huyundan çok şükür vaz geçti.
  • Şarkı söylemeye ve dans etmeye bayılıyor.
  • Bu aylarda gün içerisinde ara ara iPad kullanmaya başladı. Youtube’dan sevdiği çizgi film ve şarkıları dinliyor. Eğitici uygulamalarda oyunlar oynuyor. Yine de asla tüm gün elinde iPad dolaşmasına izin vermiyorum.

Bu yaz tatil yapamadık. 1 haftalığına Çeşme’ye gitmiştik, fakat öncesinde ve sırasında hastalandı. Norovirüs kapmış ve İstanbul’a dönmek zorunda kaldık. Yoğun ishal ve kusma ile geçen kabus gibi günlerdi, çok şükür atlattık. Sitemizin havuzunda yüzerek biraz serinledik.

Geçtiğimiz günlerde de Adenovirüs kapmış. Sabahlara kadar karın ağrısı ile kıvrandı ve onu da çok şükür atlattık. Bu virüslerin ve hastalıkların yakamızı bırakmasını umuyorum. Lütfen çok dikkat edin, çok salgın var.

Doktor kontrolümüz 2 yaşında gerçekleşecek. O sebeple hala tartılmış ve boyu ölçülmüş değil, yani güncel bilgi veremiyorum.

Artık 2 yaş yazısında görüşürüz, sevgiyle kalın 🙂

Zibidikuş 17 Aylık

Çok yorucu ve yıpratıcı geçen 16. ayın sonunda umudum düzlüğe çıkıp biraz rahatlamış olmaktı ama olmadı. 17. aya da oldukça hareketli, uykusuz ve mızmız bir şekilde girdik.

Zibidikuş‘un gelen 4 azı dişi 17. ayın sonlarına doğru tamamen çıktı. Bu süreçte ek gıdayı tamamen reddetmeye devam etti ve sürekli memeye yapıştı. Gerçek anlamda aynı bir yenidoğan bebek gibi memede aşamaya başladı. Emmeden uyuyamıyordu ve bütün gece sabaha kadar emiyordu. Sabah uyandığında emmeye başlıyor ve akşam yatana kadar devam ediyordu. Yemek yapıp, sandalyesine oturttuğumda yemeği itiyor ve meme diye ağlıyordu. Biraz düşününce ek gıda almaması sebebiyle verdiğim arı sütünün gece iyice acıktırdığını farkettim ve doktorumuza sorarak vermeyi bıraktım. Hem uyumuyor olması ve hem beslenemiyor olması, hem de o kadar emmeye yeterli süt gelmediğinden sinirlenip asabileşiyor olması sebebiyle bu ay Zibidikuş‘u memeden kestim. Bununla ilgili yazıma şuradan ulaşabirsiniz, o sebeple burada detay vermiyorum.

Zibidikuş bir nebze olsun geceleri uyumaya, gündüz de normal yemeklerini az da olsa yemeye başladı. Sadece 2 gece sabaha kadar kesintisiz uyudu, onun dışında hala 2-3 defa uyanıyor. Hatta son 3 gündür yine ağlayarak uyanıyor ve bazen sakinleştirmem zor oluyor.

Memeden kestikten sonra nasıl bir yol izlemem gerektiğini öğrenmek için bu ay doktor kontrolüne gittik. Kontrolde azılarımızın tamamen çıkmış olduğunu, fakat köpek dişlerinin çıkmak üzere olduğunu söyledi. Hatta biri patlamış, diğeri de geliyor. Bir kaç gecedir uyanmalarını buna bağlıyorum. Vücudunun başka bir yerinde herhangi bir problem yok. Boyu 4 cm birden uzamış ve son kontrolden bu yana da 1 kg almış.

Doktorumuza sorduğum sorular ve kendisinin verdiği cevaplar:

Anne sütü almadığına göre yerine bir şey vermem gerekiyor mu?

İlk 3 gün keçi sütünün sulandırarak verip alerji takibi yapıp, sonraki 3 gün inek sütünü sulandırıp alerji takibi yapıp sorun yoksa normal bir şekilde vermeye devam edebilirmişim. Fakat günde 400ml yoğurt yiyor veya kefir ya da ayran içiyorsa süte gerek olmadığını, onları tüketmesinin çok daha iyi olduğunu söyledi.

Zibidikuş‘a et ve sebze yemeği yediremiyorum. Köfte de yemiyor, ne yapabilirim?

Yediği yemekleri ilik suyunda pişirmemi söyledi. Kıymayı mücver yapıp içine katabilirsin dedi. Evde makarna yap ve sebzeyi hamuruna kat dedi. Ben zaten makarnaları makarnalutfen.com‘dan alıyorum. Orada satılan makarnalar da ev yapımı ve bol sebzeli oluyor.

Kahvaltısı nasıl olmalı?

1 yumurta, zeytin ve peynir yemeli, krep vs yapabilirsin dedi. Ihlamur içebilirmiş her gün sıkıntı olmazmış. Sabahları portakal suyu verdiğimi söyledim,  gayet iyi dedi. Avokado da Zibidikuş‘un severek yediği besinler arasında.

Zibidikuş artık kuruyemiş yiyebilirmiş. Fakat önce alerjik tepki verip vermeyeceğine bakmam gerekiyor. Bir adet fıstığı ezip tatlı kaşığıyla ver ve 3 gün takip et dedi. Aynı şekilde tüm kuruyemişleri deneyeceğim. Daha sonra sorun olmazsa vermeye devam edeceğim.

Daha önce kullanıp yarım bıraktığımız arı sütüne devam etmek üzere, doktor kontrolü sonrası gece verdim. Fakat tüm gece kıvrandı. Ne zaman versem aynı şey oluyor. Ben de doktoruna dokunduğunu söyledim ve vermekten vazgeçtik. Alternatif bir takviye verdi. Bir gün balık yağı bir gün o takviye şurubu vereceğim. Vitamin aç karnına, balık yağı ise tok karnına olacak.

Bu ay gece uyanmaları sebebiyle sürekli emzirip yerine koymak zorunda kaldım. Çoğu zaman yerine koyarken tekrar uyanıyordu. Yer yatağı yapmaya karar verdim. Böylece rahat rahat yanına uzanabilirdim. Büyüyen beşiğimizin tüm parçalarını söktük ve en alttaki çekmecenin içerisine yatağı koyduk. Çok güzel bir yatağımız oldu  ve inanılmaz rahat ettik. Şuradan görebilirsiniz son halini :).

Bu ay Zibidikuş‘da gözlemlediğim yenilikler;

  • İstediği olmayınca ağlamalar başladı. Mümkün olduğunca ilgilenmiyorum ya da dikkatini başka yöne çekmeye çalışıyorum.
  • Müthiş bir doktor fobisi var. Hastaneyi gördüğü anda ağlamaya başlıyor ve eve geldiğimizde anca sakinleşiyor. Doktorumuz çok normal olduğunu söyledi.
  • Akşamları ve öğlenleri uyku öncesi kitap okurken belirli kitapların belirli sayfaların takılıyor ve hep o açık kalsın, o sayfayı anlatayım istiyor.
  • Yemek hazırlayıp, çay koyup ikram etmeye başladı.
  • Scooter’a binmeye başladı. Yeni yeni öğreniyor.
  • Bir yerim acıdığında, uf uf diyor ve gelip öpüyor 🙂
  • İlk defa kefir mayalayıp verdim ama malesef sevmedi.
  • Aktif olarak çatal ve kaşık kullanmaya başladı.
  • Bir şey saklayıp, bulmaya bayılıyor.
  • Çok ön yargılı. Özellikle yemek konusunda, ilk defa önüne konan ya da daha önce yediği ama farklı formda sunulan hiç bir şeyin tadına bakmıyor. Direkt istemem diyor. Tadına zorla baktırırsam ve severse yemeye devam ediyor.

Bu ay  onu oyun grubuna götüreceğim ilk defa. Haftanın bir günü en azından götürmeyi düşünüyorum artık sosyalleşmesi için.

Bu ay Zibidikuş 9650kg ve 82cm. Doktorumuz kilosunun %25, boyunun %75 persentilin üzerinde olduğunu söyledi.

Şimdilik gelen köpek dişleri haricinde bir sıkıntımız yok. Umarım onlar da çıktıktan sonra bir sorunumuz kalmaz.

18. ay yazısında görüşürüz 🙂

Memeden Kesme Süreci

Bu yazıyı kendi tecrübelerimi aktarmak adına yazıyorum. Kimseye siz de memeyi bırakın demiyor ve bu yöntemi uygulayın diye yazmıyorum. Ben hiç bir okuduğum makalenin, dinlediğim tecrübelerin etkisinde kalmadan, sadece kendimi ve çocuğumu dinleyerek, gözlemleyerek bu karara vardım. Çocuğu en iyi tanıyan o çocuğun annesidir.

Yöntemimde yanlışlar olabilir. Ben, benim ve çocuğumun durumuna en uygun olan şekilde davrandım. Bana göre bir bebeğin gelişimi için ve sağlıklı bir şekilde büyüyebilmesi için anne sütüne olduğu kadar, düzgün beslenmeye ve yeterli uykuya da ihtiyacı var. Eğer alabiliyorsa, ilk 6 ay kesinlikle anne sütü almalı ve minimum 2 yaşına kadar emzirilmesi önerilmektedir.

Gelelim bizim serüvenimize…

15. ay’ın ortasından 17. ay’ın sonuna kadar geçen süre bizim için, yani Zibidikuş ve benim için kabus gibiydi. Dişleri gelecek olan ve bunun sıkıntısını yaşayıp, yaşatan Zibidikuş‘un doktor kontrolünde öğrendik ki 4 azı dişi aynı anda geliyordu.

Önce gece sık sık uyanmalar ve gündüz ek gıda alımında isteksizlik, iştahsızlık, sevdiği şeyleri reddetme ile başladı. Zibidikuş neredeyse hiç bir şey yemiyordu. 15. ay içerisinde 4 günlük bir meme reddi yaşadık. Bunun sebebi de dişlermiş, daha sonra öğrendik. Ne yaparsam yapayım meme görmeye tahammülü yoktu. Hem emmek istiyor, hem kaçıyor ve ağlıyordu. 4 gün boyunca doğru düzgün yemek de yemedi. Meme reddi bittiği gibi tüm gücüyle memeye yapıştı.  Yavaş yavaş ek gıdayı tamamen bıraktı. Sadece arada meyve yiyordu.

Ben Zibidikuş doğmadan öncesinden beridir minimum 2 yıl emzirmeyi düşünüyordum. Anne sütünün önemini biliyorum. Bebeğim bundan maksimum düzeyde faydalansın istiyordum. Keşke gerçek hayat da bu planlara uyabilseydi.

Normalde memede uyuduğunda yatağına sorunsuz bir şekilde yatırırdım. Bu dönemde birden memede uyuyup, yatağa koyunca aniden uyanmaya başladı. Bazen emzirdiğim koltuktan kımıldayamıyordum bile, anında uyanıyordu. Yatağında uyusa bile önce 2-3 saatte bir, daha sonra saat başı, daha sonra 30 dk’da bir kıvranarak uyanmaya ve en sonunda hiç uyumayıp sadece memede gözlerini dinlendirmeye başladı. Aynı bir yenidoğan bebek gibi memeyi ağzından çekince uyanıyor ve sürekli emmek istiyordu. Yatağıma almayı denedim. Fakat yatağımda, benim yanımda da uyumuyordu. Bütün gece meme istiyor, hareket ediyor, üstüme çıkıyor, ne kendi uyuyor ne beni uyutuyordu.

Yine yorgunluktan bittiğim bir gece, ani bir kararla gece emzirmesini kesmeye karar verdim. Karar verdiğim gün uygulamaya başladım. Gün içerisinde emzirmeye devam ederken, sık sık ama çok sık şunu tekrarladım; ”Annecim, akşam bıcı bıcı yaptıktan sonra meme ememeyeceksin. Çünkü annenin memesinde süt (mama) kalmadı. Sen büyüdün artık, annenin memelerinin gece uyuması lazım. Sabah olduğunda ve ben sana ‘günaydııın’ dediğimde, aydınlık olduğunda emebilirsin, çünkü o zaman süt gelmiş olacak. Gece uyanıp meme istersen, ben yanına geleceğim. Seni öpebilirim, sarılabilirim. Ne zaman istersen sen de beni öpebilir ve bana sarılabilirsin, seni çok seviyorum. ” 

Cümle çok uzun gelebilir. Ama Zibidikuş algısı açık bir çocuk. Kısa kısa ve net cümlelerle sürekli bunu tekrarladım. Bazen parça parça, bazen hepsini birden söyledim. Bir tepki vermedi, fakat anladığını biliyordum.

İlk akşam, banyosunu yaptık. Memeyi kaldırırken, yerine bir şey koymam gerektiğini düşündüm. Onu bir şekilde oyalamam gerekiyordu. Banyo sonrası direkt yatmayı kabul etmeyeceğini biliyordum. Aynı cümleleri banyo sırasında da, banyodan sonra giyinirken de tekrarladım. Banyo sonrası ‘meme’ demeye başladı. O dedikçe, ben söyledim.

Meme yerine koyduğum şey kitap oldu. Zibidikuş 4 günlük meme reddine girdiğinde onu kitap okuyarak uyumaya alıştırmıştım. Kitapları çok sevdiğinden ve çok uykusu geldiğinde dinlediğini bildiğimden en uygun bu yolu buldum.

Banyo sonrası giyindi, doğduğundan beri uyurken dinlediği müziği ve gece lambasını açtım. Yanıma 5-6 adet sevdiği kitaplardan aldım ve birlikte yatağa girdik. İlk cümlesi meme oldu, aynı cümleleri tekrarladım. ”Şimdi anne sana kitap okuyacak, birlikte resimlere bakacağız” dedim. Bütün kitapları 2’şer defa okudum. Artık iyice uykudan bayılmak üzereydi ki lambayı söndürüp odayı tamamen kararttım. Uykuya daldı. Tam 1 saat sonra uyumuştu. Memedeyken bu süre 10 dk’dı. Ama o kadar problemsiz bir geçişti ki mutluluktan uçuyordum. Odasından çıktım.

İlk gece 4-5 defa uyandı. 2’sinde meme dedi. Aynı şeyleri tekrarladım ve yanına yattım. Hiç ağlamadı. 2 defa çok az su içti. Sabah olduğunda ”günaydııın, sabah oldu annecim meme istersen emebilirsin” dedim ve emzirdim.

2. gece yine sorunsuz bir şekilde uyudu. Bu sefer 45 dk sonra uykuya dalmıştı. Gece 3 defa uyandı. 1 uyanışında meme istedi ama diretmedi. Sabah aynı şekilde emzirdim.

3. gece 40 dk’da uykuya daldı. Meme demekten hiç vazgeçmedi. Sabah 06:00’ya kadar deliksiz uyudu. 06:00’da uyandığında güçlü bir şekilde meme istedi. Mızmızlandı. Yanına yattım, öptüm sevdim ve uyudu. Sabah uyandığında emzirdim.

3. geceden itibaren, gece boyunca meme emmeyen ve gündüz ek gıda almayan Zibidikuş, güne memede başlıyor ve tüm ana ve ara öğünlerini memede geçiriyordu. Ben uykusuzluk ve yorgunluktan bitap düştüm. Çok halsizleştim ve tahammül sınırım yerlere indi. Sabır küpü olan ben, hiç bir şeye dayanamaz oldum. Düzgün beslenemediğim, yeterli dinlenemediğim ve bünyem bu kadar emmeye dayanamadığı için her an süt üretememeye başladı. Süt elbet vardı fakat Zibidikuş‘u tatmin etmemeye başlamıştı. Gündüz uykusuna emerek daldığı için, süt gelmediğinden ememiyor ve uykuya dalamıyor, dalamadıkça daha çok sinirleniyor ve ağlamaya başlıyordu.

4. geceden itibaren sabah olmuş mu diye uyanmaya başladığını farkettim. 1 gün deliksiz uyurken, diğer gün defalarca uyanıyordu. Gece uykusu ve gündüz yemesi düzene girecek diye düşünürken, pek başarılı olamadığımı anladım. Gece emmesini bırakalı bir hafta olmuştu ki yine ani bir kararla gündüz de kesmeye, yani toptan emzirmeyi bırakmaya karar verdim.

Karar verdiğim gecenin sabahında normal düzene devam ettim. Bu sefer gün boyu, defalarca ”Annecim sen artık büyüdün, bugünden sonra meme yok. Annenin memesinde süt kalmadı. Artık yemek yiyeceksin. Anne ve baba ile masaya oturucaksın ve bizimle yemek yiyeceksin. Canın ne zaman meme isterse bana sarılabilirsin. Seni çok seviyorum.” dedim.

Bütün gün bu cümleleri tekrarladıktan sonra, sorunsuz geçen gecenin sabahında tabii ki meme istedi. Sütün bittiğini söyledim. Aynı cümleleri tekrarladım. Kahvaltı saatine kadar bir şekilde oyalayarak, kahvaltısını verdim. Gündüz uyku saati geldiğinde aynı akşam yaptığımız gibi kitaplarla yatağına yattık. Zibidikuş normalde aydınlıkta uyurdu, fakat bu süreç içerisinde yatağını yer yatağı yaptığımızdan ve artık meme emip uykuya dalamadığından sürekli yataktan kalkmak istedi. İlk gün uyutamadım. 2. Gün babaannenin evindeydik ve o uyutmuş. 3. gün ise ben odayı tamamen karartarak 40 dk’da uyuttum.

Ben bu yazıyı yazarken meme bırakma sürecinde 19. günü geride bırakıyoruz. Zibidikuş hala meme diyor ama olmadığını bilerek diyor. Bazen beni yokluyor, diyor ve gülüyor. ”Meme bitti” dediğimde kabulleniyor. Bana göre gece bırakma süreci daha kolay geçti. Gündüz ilk 3 gün özellikle gündüz uykuları sırasında zorlandım. Fakat çabuk kabullendi ve beni çok zorlamadı.

Ben memeyi bıraktırmaya karar verdiğimde bunu ona açıklayarak, anlatarak ve ikna ederek, uzun yoldan yapmaya karar verdim. Meme ucuna salça sürüp, ya da herhangi başka bir şey sürüp, memeye bant yapıştırıp onu kendimden tiksindirmek ya da kandırmak istemedim. Bunu yapanlar da vardır, saygı duyuyorum.

Çocuklar sandığımızdan daha akıllı, ve düzgün açıkladığınız zaman inanın anlıyorlar. Meme bırakma sürecinde en önemli nokta kararlı olmak. Eğer bir gün meme yok diyip, 2. gün verirseniz o bağ tamamen zedelenmiş olur.

Bir bebeği emzirirken onu sadece beslemiyoruz. Güven duygusunu, korunma duygusunu da ona veriyoruz. Anne ile arasındaki o bağı daha da güçlendiriyoruz. Ben mecbur kaldım ve kestim. Eğer Zibidikuş‘un beslenmesinde ve uykusunda bir problem olmasaydı. Normal rutinde emmeye devam etseydi asla kesmezdim.

Memeyi bıraktıktan sonra doktoru ile görüşmek için kontrole gittik. Kendisi de anlattıklarımı dinleyip, çok doğru bir karar aldığımı söyledi ve açıkçası çok rahatladım.

Peki memeden kesmek Zibidikuş‘un uykusunu ve beslenmesini nasıl etkiledi?

İştahı yerine geldi. Zaten anormal çok yiyen bir bebek hiç olmadı. Yemek konusunda çok seçici fakat, sevdiği yemekleri sorunsuz yiyor. Ara öğünlerini alıyor. Bu benim için yeterli.

Uyku konusunda ise, bir anlamda uyku eğitimi vermiş oldum. Kucakta olmadan, sallanmadan, emmeden kendi kendine yattığı yerde uyuyabiliyor. Ben yanında oluyorum. Gece uyandığında yanına yatmasam bile sırtını okşayıp, alnını öpüp orada olduğumu gösteriyorum ve 5 dk içerisinde tekrar dalıyor (uyku arkadaşı tavşanın bu konuda yardımı çok fazla).

Evet hala her gece sabaha kadar deliksiz uyumuyor. Uyuduğu zamanlar da oluyor ama 2-3 defa uyandığı da oluyor. Hele ki şu sıralar köpek dişleri de geldiğinden ara ara uyanıyor.

Ben anne sütünü kestikten sonra, gece uykuları için yerine başka bir şey koymadım. Zibidikuş zaten biberon alan bir bebek hiç olmadı. Meme yerine başka bir şey vermeyi doğru bulmuyorum, çünkü bu sefer onun için uyanacağını düşünüyorum. Çok sık uyandığı zamanlar arada su veriyorum, isterse içiyor.

Genel olarak, daha iyiyiz ve hala bir düzene girmeye devam ediyoruz. Artık yatağa girdikten sonra bir tek kitap okuyorum ve bittikten sonra 10 dk içerisinde uyumuş oluyor.

Memeyi kestikten sonra 3 gün ara ile 2 defa göğüslerimi sağdım. Çünkü hafif ağrı ve şişlik vardı. 10 gündür hiç bir sıkıntım yok. Sanırım bedenim duruma alıştı.

Memeden kesme sürecimiz bu kadardı. Umarım bekleyenlerin beklediğine değmiştir :).

Çok teşekkür ederim.