Zibidikuş 16 Aylık

Bu ay Zibidikuş‘u kucağıma aldığımdan beri geçirdiğim en zorlu dönemdi sanırım. Daha doğrusu en zorlu iki ayın ilki diyebiliriz. 16 ay yazısı için biraz geciktim, bu yazıyı yazarken 17. ayın içerisinde olduğumuzdan böyle konuşabiliyorum :).

Zibidikuş‘un 18 aylık olana kadar doktor kontrolü yoktu. Fakat geceler boyu süren uykusuzluk, ek gıdayı reddetme, gece ağlayarak uyanma, memeye yapışma vs vs gibi sebepler yüzünden doktora götürmeye karar verdim. Azı dişlerinin geldiğini biliyorduk, fakat 1 ay oldu neredeyse ve hala gelen giden olmadığı gibi, huzursuzluk hat safhadaydı. Aslında sorun gündüz hiç bir sıkıntısı yokken (yemek yeme dışında) tüm can sıkıntısının gece çıkıyor olmasıydı.

Doktorumuz muayene sırasında, 4 azı dişinin de yolda olduğunu, damakların ciddi boyutta şiştiğini ve muhtemelen çok rahatsızlık verdiğini söyledi. Fakat süreç çok uzun sürdüğü için, kafasında şüphe uyandıran bir rahatsızlık ihtimalini de elemenin, bir kan tahlili yaptırıp, ultrason çektirmemizin iyi olacağını söyledi. Dediğini yaptık. Bizim için kan vermek de ultrason işlemi de Zibidikuş‘un ağlamaları sebebiyle çok zorlu geçti. Neticede doktorumuzun aklındaki rahatsızlık ihtimali elenmiş oldu. Sonuçlar temiz çıktı. Kan değerlerinde demire vs de bakıldı ve onlar da iyi çıktı. Yani problem tamamen dişlerdeydi.

16. Ayı komple memede kapattık. Meyve dışında hiç bir şey yemedi ve geceler uykusuz geçti. Benim için ve Zibidikuş için inanılmaz yıpratıcı bir süreçti, fakat bu süreç 17. ay’ın sonuna kadar devam edecekti…

Tüm bu sıkıntılı anların haricinde bu ay Zibidikuş‘da gözlemlediklerim;

  • Gündüz uykuları çok kısa sürüyor, 30 dk bile bulmayan uykularla tüm günü kapatıyor. Sebebi muhtemelen dişler.
  • Gündüz uykularını çadır içerisinde kitap okuyarak uyutmaya başlamışken, yine dişlerin gelmesi sebebiyle meme emerek uyumaya çevirdim. Zira tüm gün ve tüm gece sadece meme diyor başka bir şey demiyor.
  • Uykuya dalmakta güçlük çekmesi, daldıktan kısa bir süre sonra ağlayarak uyanması benim uyku konusunda yaşadığım en büyük sıkıntılar.
  • Genel olarak sakin bir çocuk olmasına rağmen, bu ay sinirleri gerilmiş ve ağlak moda girdi. Bu da muhtemelen dişler yüzünden.
  • Koşarak enerji attığı oyunlara bu ay daha fazla yöneldi. Biri peşinden kovalasın, yakalasın ve onunla saklambaç oynasın istiyor.
  • Bu ay ilk defa bir oyuncak mağazasında serbest dolaştı. Tam çıkarken bir oyuncağa takıldı ama dikkatini dağıttım. Alalım diye tutturmadı 🙂
  • iç güdüsel olarak tuvaleti geldiği zaman köşe bucak saklanmaya başladı.
  • Bu ay mandalina (blibalibli)  demeye başladı.

Bu ay götürdüğüm doktor kontrolü genel olarak sıkıntılarımızı konuşmaya yönelikti. Yani bu ay tartılmadı ve boyu ölçülmedi. Diş ve göz muayenesini 2 yaşından sonra yaptırabileceğimizi söyledi.

Zibidikuş 16 aylık yazısı bu kadar. Yakın zamanda 17 aylık yazısını paylaşacağım. Beklemede kalın 🙂

Boya Kalemleri, Yapbozlar ve Hafıza Kartları – 12 Ay ve Üzeri

Geçenlerde Zibidikuş‘un kitapları ile ilgili bir yazı yazmıştım. Bu yazımda da kullandığımız boya kalemleri, kelime ve hayvan kartları, yapbozlar ile ilgili bir yazı yazmak istiyorum. Kitaplarımız ile ilgili yazıya şuradan ulaşabilirsiniz.

Zibidikuş 13 aylık olduğunda ona Ikea’nın Latt modeli bir masa ve sandalye takımı aldık. Salonda duvar kenarına koydum, resimlerimizi ve yapbozlarımızı orada yapıyoruz. Bu alan onun için disiplinli bir aktivite alanı oldu :). Masayı kendi ihtiyaçlarımız doğrultusunda düzenledik. Sevgili Berna’nın şurada videosunda anlattığı şekilde düzenledik. Ikea mutfak bölümünden bir askılık ve Bauhaus’dan aldığımız aparatlarla çok kapsamlı bir çalışma masası edindik. Salonda gerçekleştirdiğimiz tüm aktivitelerde bunun üzerindeyiz.

Biraz boya kalemlerinden bahsetmek istiyorum. Çok sevdiğimiz birinden Carioca markasına ait iki set kalem hediye gelmişti. Önce onlarla başladık. Sanki senelerdir kalem tutuyormuş gibi kavradı işi :). Bir set keçeli kalem kıvamında, diğeri ise kuru boya şeklinde. Fakat biraz daha rahat çizebilmesi için Imaginarium’dan Let’s markasının konik şekilli mum boyalarından aldım. Hiç biri toksik madde içermiyor. Carioca markası özellikle yıkanabilir diye geçiyor. Duvarları boyarsa anında silinebiliyor. Kıyafetlerde leke bırakmıyor. Boyalar çocuklar için uygun olsa da 3 yaş öncesi gözetim altında kullanılmasında fayda var. Ben asla yalnız bırakmıyorum. Kurallarımız var. Boya kalemleri yalnızca masada kullanılıyor. Kalkmak istediğinde elinde kalemlerle yürümesine izin vermiyorum. Zira koşturup duruyor ve tehlikeli bir durum oluşuyor. Gün içerisinde sık sık masasına gidiyor, resim yapmak isterse beni çağırıyor ve masaya çiziyormuş gibi yapıyor, hemen kalemleri veriyorum ve birlikte çizmeye başlıyoruz.

Yapbozlar ve kartlara gelecek olursak, çoğunluğunu Piapolya markası oluşturuyor. Yan taraftaki bu üçlü set ile Zibidikuş 36 adet hayvanı gözü kapalı tanıyor artık. Bunlardan önce gerçek fotoğraf olmayan, çizim şeklinde görsellerle öğretmiştim ama bunlarla tamamladık diyebiliriz. Her bir kutuda 12 farklı hayvana ait fotoğraf var. İlk seriyi ezberlediğinde 2. ve sırayla 3. ye geçebilirsiniz. Burada öğrendiklerini kitaplarındaki görsellerle pekiştiriyor. Her hayvanı olabildiğince sesleriyle öğretmeye çalıştım ki daha kolay hatırlasın.

Bu iki kutu magnet serisi ise deniz ve kara hayvanlarını tanıtıyor. Üç parçalı yapboz şeklinde hazırlanmış. Zibidikuş henüz kavrayamadı olayı zaten 1.5 yaşta başlamak daha uygun olacaktır diye düşünüyorum. Magnet şeklinde olduğu için siz mutfakta işlerinizi hallederken çocuğunuz buzdolabında bunlarla oyalanabilir. Biz yine çalışma masasının üzerinde oynuyoruz o ayrı :). Yapbozları yapamasa da hayvanları tanıyor. Alıp alıp bir yerlere yapıştırıyor, kendi kendine oyun üretiyor. Her kutudan 10 adet karakter çıkıyor, yani her bir kutu 30 parçadan oluşuyor.  Zibidikuş da en kısa zamanda yapmaya başlayacaktır diye umuyorum.

Yandaki 5 parçalı yapboz ise yine Piapolya markasına ait. İçerisinden 8 farklı renge ait parçalar çıkıyor. Toplam 40 parçadan oluşuyor. Çocuğunuz nesneleri renklere göre gruplandırıyor. Hem nesneleri, hem renkleri hem de şekilleri öğretiyor. Biz de tam şu anda renkleri öğrenme aşamasındayız. Yavaş yavaş kullanmaya başlayacağız. Piapolya ürünlerini web sitesi olan imagnetfun.com adresinden satın alabilirsiniz. Daha çok çeşit var ama Zibidikuş henüz yapbozları yapmaya başlamadığı için şimdilik devamını almayı düşünmüyorum. Zamanla göreceğiz.

Zibidikuş 6 aylık olduktan sonra uzun bir süre Mikado’nun hafıza kartları ile ilgilendi. Hemen hemen serideki tüm nesneleri öğrendi. Artık sıkıldığı için pek ilgilenmiyor. Fakat başlangıç için güzel olduğunu söyleyebilirim 🙂 çizimler anlaşılır ve şirin. Kartların ön yüzü renkli, arka yüzü ise siyah, beyaz resimlendirilmiş. İsminden de anlaşıldığı gibi bebeğinizin ilk kartları olabilir.

 

Bunların dışında renkleri ve şekilleri öğrettiğim bir ahşap parçayı Ebebek’ten satın aldım. Geometrik şekilleri uygun yuvalara yerleştiriyorsunuz. Bunu da yavaş yavaş yapmaya başladık ama henüz tam yapamıyor :).  Aynı şekilde ahşap olan ve üzerinde fil resmi olan üç parçalı yapbozu ise Mothercare’den satın aldım. Markası Fisher Price ve farklı hayvan figürlü olanlar da var.

 

Zibidikuş‘un boya kalemleri, kartları ve yapbozları şimdilik bu kadar. Devamı oldukça eklerim.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere 🙂

Zibidikuş 13 Aylık

13ayBu yazımda bir yaşı geride bıraktığımız bu bir ay içerisinde Zibidikuş‘da ne gibi değişiklikler oldu onlardan bahsedeceğim. Bu ayki doktor kontrolümüz ayın sonuna denk geliyor. Yani 14 aya giriş evresinde olacak, o sebeple bu yazımda doktor kontrolünü ve neler olduğunu anlatamayacağım.

Benim gözlemlediklerimle bu ayki gelişmeler şöyle;

  • Zibidikuş artık yürüyor. Hatta onu çok heyecanlandıracak bir durum varsa koşuyor bile 🙂
  • Belirli seslerden ziyade dili bazı kelimelere dönmeye başladı. Kendi dilini oluşturdu gibi. Dışarıdan duysanız farklı bir dilde konuşuyor dersiniz.
  • Derdini çok güzel anlatıyor. Oyuncak tavşanı yanında değilse, kitabından tavşanını gösterip mızıldanıyor. Tavşanını mı istiyorsun dediğimde evet anlamında kafa sallıyor.
  • Kakasını da yapsa çiş diyor. Çiş dediğinde altını değiştiriyorum. Sanırım bezi erken bırakacak, yani umarım :). Bunun olmasının sebebi de sanırım her altını değiştirdiğimde ”çiş mi yaptın?” ”Aa kaka yapmışsın” şeklinde söylemem sanırım.
  • Sürekli bizi taklit ediyor. Hem sesleri hem hareketleri tekrarlamaya çalışıyor. Aslında çok tehlikeli bir durum, iyi ya da kötü her hareketimizi kopyalıyor. Çok dikkatli olmak lazım 🙂
  • Bababe (babaanne), baba, bu (su), mama, çiş, pisi, mauv (miyav), meme, şimdiye kadar söyleyebildiği kelimeler. Anne de diyor ama çok seyrek, ağlarken özellikle beni istiyor 🙂
  • Yavaş yavaş çatal ve kaşık kullanmaya başladı.
  • ”Karnın acıktı mı?” diye sorduğumda acıkmışsa ”mama” diye cevap veriyor.
  •  Lego duplolar ile oynamaya başladı. Normalde 1,5 yaş için olduğu yazıyor fakat biz aldık. Şuan takamasa da takmaya çalışıyor. Ne yaptığının farkında olarak hareket ediyor.
  • Kelime haznesi genişledi. Tabii ki henüz konuşamıyor ama kitaplarından öğrendiği hayvan ve nesne sayısı arttı.
  • Parka gitmek istediğini anlatabiliyor. Önceleri parktan pek bir şey anlamazdı ama yürümeye başladıkça ilgisi arttı. Gezmek istediğinde ya kanguruyu gösteriyor ya da bebek arabasına gidip ittiriyor.
  • Gündüz uyku saati geldiğinde dışarıda uyumamak için direniyor. Evde uyumak istiyor.
  • Gece uykuları çok dengesiz. Bazı geceler 10 defa, bazen de 3 defa uyanıyor.
  • Eğer sabah 8:00’de uyanırsa gündüz bir defa 12:00 gibi uyuyor. Genelde uyandığı saat 07:00 ve bu saatte uyandığında 11:00 ve 15:00 civarı olmak üzere iki defa uyuyor.
  • Özellikle sabahları 04:00’den sonra çok sık uyanıyor. Eğer odasından kendi yatağıma alırsam ve yanımda uyumasına izin verirsem 08:00 hatta bazen nadiren de olsa 09:00’a kadar uyuyor. Böyle durumlarda gün içerisinde düzeni çok şaşıyor, o sebeple mümkün olduğunca yanıma almadan kendi yatağında uyutmaya çalışıyorum ve 07:00’de uyandığında yataktan çıkarıyorum.
  • Zibidikuş ilk resmini bu ay çizdi. Ona ikea’dan Latt modelindeki masa ve sandalyeleri ile rulo kağıdını aldım. Masayı salona koydum. Henüz kendi oturup kalkamıyor ama çok ilgilendi. Carioca markasının yıkanabilir keçeli kalemleri ve büyük kalem boyaları ile Let’s markasının konik şekildeki mum boyalarını kullanıyor. Tabii ki benim gözetimim altında, zira hala herşeyi yeme potansiyeline sahip 🙂
  • Benim arkamdan pek değil ama babası işe giderken onun arkasından ve babaannesi geldiğinde giderken onun arkasından ağlıyor 🙂
  • Hala üstte 4 ve altta 4 olmak üzere 8 dişi var. Diş fırçalamak konusunda biraz sıkıntılıyız. Çok keyif alıyor ama benim yapmama izin vermiyor, kendi yapmak isteyip beceremiyor 🙂
  • Aynı kitabı 100 kere okuduğum oluyor peş peşe. Hiç sıkılmıyor ve her seferinde aynı heyecanla dinliyor.

Zibidikuş‘un beslenmesi ise bu ay şöyle;

Kahvaltı:

  • 1 tam yumurtadan tereyağlı omlet
  • 1 dilim üzerine lor sürülmüş tam buğday ekmeği
  • 3 top peynir
  • 2 zeytin
  • 1 porsiyon meyve (genelde bir mandalina ya da 10-15 adet çekirdeksiz üzüm oluyor)

Ara öğün:

  • 1 avuç kuru meyve (dut kurusu ve kuru üzüm şeklinde) veya
  • 1 avuç nar veya
  • 2 dilim elma veya
  • 1/2 muz

Öğlen:

Bu öğünde aşağıdaki maddelerden biri oluyor genelde

  • Sebzeli krep
  • yoğurtlu sebzeli makarna ve köfte
  • yoğurlu bulgur pilavı ve köfte
  • sebzeli mücver

Ara öğün:

  • 1 avuç kuru meyve (dut kurusu ve kuru üzüm şeklinde) veya
  • 1 avuç nar veya
  • 2 dilim elma veya
  • 1/2 muz

Akşam:

  • Öğlen listesindekilerle aynı. Fakat öğlen ve akşam genelde aynı yemeği yemiyor. Bazen çorba yapıyorum. Öğlen ve akşam yemeklerinde çok iştahımız olmuyor.

Bunların haricinde hala anne sütü alıyor.

Benim gözlemlediklerim açıkçası bu ay bu kadar. Doktor kontrolü sonrası yazacak şeyler artacaktır. Bir sonraki ayda görüşmek üzere 🙂