Zibidikuş 21-22 Aylık

Zibidikuş 23 aylık olmak üzere ve ben 21-22 ay yazısını şimdi yazıyorum 🙂 Hayat zor, vakit az, keyif çok yok. Yani bilgisayar başına oturup yazacak enerji bulamıyordum ama bir yerden başlamak lazım değil mi?

Zibidikuş değişti. Yani gerçek anlamda değişti. Mizacı, huyu, suyu, hareketleri, tavırları, tepkileri yani kısaca hemen hemen her şeyi değişti ya da değişmeye başladı. Geçtiğimiz iki ay benim için de onun için de çok zorluydu. Hastalıklar atlattık ve bu hastalıklar sırasında duruma ayak uyduran davranışları, mızmızlıkları vs beni yedi bitirdi. E anne olmak böyle bir şey tabi, şikayet etmeye pek de hakkım yok 🙂

Öncelikle uyku düzeninden bahsetmem gerekirse; Hala akşamları 20:30’da banyo yapıyor ve sonrasında uyuyor. Saat 21:00’de tam olarak uykuya dalmış oluyor. Kendi psikiyatrimin önerisi ile  bu zamana kadar sadık kaldığım uyku rutininin ara ara dışına çıkıyorum. Biraz esnetmemin iyi olacağını söyledi. Yani illa her akşam banyo yapacak gibi bir kuralım yok. Bazen gün içerisinde yaptığı etkinlikler sonrası, bazen park sonrası eve geldiğimizde yıkıyorum ve akşam banyo yapmadan direkt uykuya geçiyor. Uykuya geçişinde pek bir şey etkilemedi, fakat kendimden biliyorum ki uyku öncesi banyo bünyeyi biraz olsun rahatlatıyor. Gündüz uykuları genelde ya 1-2 saat arası değişiyor. Geçtiğimiz ay yazısında, gündüz uykuları sırasında uyanıp beni istediğinden bahsetmiştim. Onlar çok azaldı hatta neredeyse bitti.

Yemek konusu ise hala çok düzenli sayılmaz. Sabah kahvaltısını iyi sayılabilecek düzeyde yapıyor,  fakat öğle ve akşam yemeklerinde belli bir düzeni yok. Hala bol bol taze ve kuru meyve tüketiyor.

Zibidikuş‘da gözlemlediğim değişiklikler;

  • 2 yaş sendromu şu ana kadar ki en yoğun döneminde. İnadı katırlara taş çıkartır. Öyle ki, dışarı çıkarken atıştırmalık üzümleri koyduğum kabın kapağının rengi kap ile uyumlu değil diye üzümler havada uçuşabiliyor. Tepinmeler, ağlamalar her gün yaşanıyor.
  • Her şeyi kendi yapmak istiyor. Panjur açmak, ışıkları kapamak, ayakkabı giymek, el yıkamak vs vs. Eğer ki düşüncesizlik edip en ufak bir hamlede bulunursanız önünüzdeki en az 30 dk yok sayın. Çünkü krizler eşliğinde ağlamaya başlıyor.
  • Akşam banyodan sonra okuyacağı kitabı kendi getiriyor, ışıkları ve panjurları kendi kapatıyor, hatta müziğini de kendisi açıp öyle yatıyor.
  • Zibidikuş hala ben olmadan uyumuyor. Bir süredir babası ile birlikte uyutuyoruz. Uyutmaktan kastım odada bulunuyoruz. Odada bulunmam ona yetiyor.
  • Geceleri yanıma gelmek istemeye başladı. Bunun olamayacağını anlatıyorum her seferinde. Bazı geceler direniyor ve ağlıyor ama sonunda kabullenip yatağına yatıyor ve uyuyor. Sabah olduğunda yanıma geliyor ve biraz yatakta vakit geçiriyoruz.
  • Olaylar, nesneler ve kişiler arasında çok güzel bağlantı kuruyor. Hangi eşyayı ona kim aldı biliyor ve o eşyayı gösterip kişiyi söylüyor. Örneğin, halıyı gösterip ‘Nene’ diyor çünkü odasındaki halıyı ona babaannesi aldı. Gün içerisinde defalarca, farklı farklı eşyalar ile yaşıyoruz bu durumu.
  • olmayacak bir şey istediğinde ağlama krizine giriyor ve ilgisini farklı bir yöne çekmek artık çok zor. Benim bununla baş etme yöntemim ise sakin kalmak. ”Ağladığın sürece seninle konuşmuyorum, sustuğunda yanıma gelebilirsin, istediğin kadar ağla” diyorum. 5 dk sürmüyor ‘anni anni’ diye yanıma geliyor.
  • Beni gözlemleyerek hiç ummadığım şeyleri öğrenmiş. Örneğin; kağıt kek kalıbı bulup bana getirdi ve fırını açıp içine koydurttu. Gözlem yeteneği müthiş gelişmiş düzeyde bu aylarda.
  • Telefonla konuşmaya bayılıyor. Eline bir şey alıp telefonmuş gibi birileriyle konuşmaya çalışıyor. Gün içerisinde defalarca diyalog kuruyoruz.
  • Kelime dağarcığı oldukça genişledi. Hiç ummadığım bir anda hiç ummadığım bir kelimeyi ağzından çıkarabiliyor.
  • Bir şey söyle dediğimde asla söylemiyor. Ya inadından ya da utanıyor.
  • Babaanneye çok düşkün olmasına rağmen, sanıyorum sendrom sebebiyle onunlayken bile anne diye tutturabiliyor. Beni aradığı zaman oyalamak zorlaşıyor.
  • İçtiği suyu, ağzında tutup tükürme huyundan çok şükür vaz geçti.
  • Şarkı söylemeye ve dans etmeye bayılıyor.
  • Bu aylarda gün içerisinde ara ara iPad kullanmaya başladı. Youtube’dan sevdiği çizgi film ve şarkıları dinliyor. Eğitici uygulamalarda oyunlar oynuyor. Yine de asla tüm gün elinde iPad dolaşmasına izin vermiyorum.

Bu yaz tatil yapamadık. 1 haftalığına Çeşme’ye gitmiştik, fakat öncesinde ve sırasında hastalandı. Norovirüs kapmış ve İstanbul’a dönmek zorunda kaldık. Yoğun ishal ve kusma ile geçen kabus gibi günlerdi, çok şükür atlattık. Sitemizin havuzunda yüzerek biraz serinledik.

Geçtiğimiz günlerde de Adenovirüs kapmış. Sabahlara kadar karın ağrısı ile kıvrandı ve onu da çok şükür atlattık. Bu virüslerin ve hastalıkların yakamızı bırakmasını umuyorum. Lütfen çok dikkat edin, çok salgın var.

Doktor kontrolümüz 2 yaşında gerçekleşecek. O sebeple hala tartılmış ve boyu ölçülmüş değil, yani güncel bilgi veremiyorum.

Artık 2 yaş yazısında görüşürüz, sevgiyle kalın 🙂

Zibidikuş 15 Aylık

Aaah ahh nereden başlasam bilemiyorum. Bu ay benim için oldukça yorucu geçti. Hatta 15 ayı geçtik ve bu yoruculuk hala devam ediyor :). Doktorumuz 18 aya kadar bizi beklemediğini söyledi. Fakat ben o kadar beklemeyeceğimi yine de arada kontrole getirmek isteyeceğimi söyledim. Bu ay için henüz gitmedik, fakat yine de kendi gözlemlediğim değişiklikleri ve edindiğim tecrübeleri paylaşmak istiyorum.

Bu ay Zibidikuş‘un bebeklikten çıktığını anladığım ve beni gerçekten çok güzel kullandığını farkettiğim bir ay oldu. Bu ay içerisinde uzun  süren bir atak dönemi vardı ve üzerine azı dişleri çıkmaya başladı ve hala çıkamadı. İştahsız, uykusuz, aç, huysuz, mızmız, inatçı bir döneme girdik ve gidiyoruz. 15 aylık olduğunu bilmesem kesin 2 yaş sendromu derim çünkü anlatılanlara tamamen uyuyor. Şimdi böyleyse sendrom dönemini düşünmek istemiyorum 🙂

Neyse, gözünüzü biraz korkutmuş olabilirim. Tüm bu zorlukların içerisinde Zibidikuş aklını çok güzel kullanmaya, yeni yeni kelimeleri telaffuz etmeye ve evin içerisinde akrobatik hareketlerini gerçekleştirmeye başladı :).

Bu ay ani ve 3 gün süren bir meme reddi, genel iştahsızlık, uyku bozukluğu ve hafif ateş ile soluğu doktorda aldık. Ben her ne kadar kesin dişler geliyor desem de içim tam olarak rahat değildi. Ağzının içine bakmam mümkün değil, çünkü açmıyor. Göremediğim için de ağzında yara olma ihtimali aklımı kurcaladı. Bir yandan da acaba idrar yollarında ya da kulaklarında mı sorun var diye düşünmeye başladım.

Doktorumuz muayenede ağzında yara olmadığını, kulakların temiz olduğunu, azı dişlerinin geleceği tarafta damağın hafif şiştiğini ama henüz bu kadar rahatsızlık verecek kadar ileri seviyede olmadığını, ve bu sebeple bir idrar tahlili yapılmasının iyi olacağını söyledi. Tahlili yaptık ve temiz çıktı yani sorun tamamen azılardaydı.

Zibidikuş gündüz 2 defa uyku öncesi ve gece olmak üzere sürekli meme isteyen bir bebekken birden memeden soğudu. Görmeye tahammülü yoktu, anında ağlamaya başlıyordu. Bu sebeple uykuya dalamıyordu. Kucağımda omuzuma yakın yatırıp uyuttum ilk gün çünkü memeye doğru indiğinde çığılığı basıyordu. Yemek konusunda ise iştah tamamen gitti, ağzına bir kaç lokma meyveden başka bir şey koymuyor ve aç geziyordu. Doktorumuzun önerisi ile arı sütü vermeye başladım. İştahını açacağını ve takviye olacağını söyledi. Ertesi gün sanki yemeyen çocuk o değilmiş gibi bütün gün boğazı durmadı, akşama kadar tıkındı ve 3. günde normal düzenine dönmüştü. Ne az ne çok yiyordu ama yiyordu. Aradan bir kaç gün geçti ve iki gündür yine hiç bir şey yemiyor. Gündüzleri meyve yiyor, özellikle akşam ve gece sadece meme emiyor desem yeridir.

Şimdi tüm bu anlattıklarımdan sonra bu ay Zibidikuş‘da ne gibi değişiklikler gözlemledim onlardan bahsetmek istiyorum;

  • Gündüz uykusunu teke indirdi. Sabah 07:00’da uyanıyor ve 12:00’ye doğru tekrar uyuyor. Bu uyku  süresi çok değişken çünkü 2,5 saat uyuduğu da oldu 30 dk da. Özellikle şu zamanlarda diş sebebi ile iştah da yokken 30 dkdan fazla uyumuyor.
  • Artık gündüz uykusuna oyun çadırı içerisinde ona okuduğum kitabı dinlerken dalıyor. Üç gün süre ile meme reddi yaşadığımız dönemde gündüzleri emerek uyumayacağı için böyle bir yol çizdim bize ve çok iyi gidiyoruz. Gerçekten uykusu gelene kadar bekliyorum, sinyalleri takip edip odasına götürüyorum. Eğer tam uykusu gelmemişse en az 10 kitabı okuyoruz ve uykusu gelen kadar en az 30 kere kalkıp gidiyor, yani sabit tutmak çok zor oluyor 🙂
  • Kitaplar konusunda çok seçici olmaya başladı. Sevdiği kitaplara çok takılıyor. Bu ilgi dönem dönem değişiyor. Dört gün boyunca tek bir kitapla uyumak isterken 5. gün başka bir kitaba takılıyor.
  • Nah (nar), kah ( kar), pilavilivili ( pilav), kokka (toka), püsk (bisküvi), miymiy (meyve) lugatına yeni eklenen kelimeler.
  • Bu ay söylediğim bir şeyi anlamadığı hiç olmadı. İkiletmeden tüm komutları yerine getiriyor.
  • İnsanlara karşı, ilk tanıştığında mesafeli davranıyor. Önceden direkt gülücükler saçar, kucağına giderdi. Şimdi biraz yadırgıyor ve başta yabanilik yapıyor. Genelde 5 dk sonra çözülmüş oluyor.
  • Bir kelime söylediğimde hemen o da söylemeye çalışıyor. Ama ben ondan söylemesini istersem asla söylemiyor.
  • Zaman zaman her sözü dinliyor, çok uysal ve uslu oluyor ama bazen yapma dediğim her şeyi yapıyor.
  • Derdini anlatamazsa ya da anlamazsam çok sinirleniyor. İstediği olmazsa ağlama, bağırma ya da kendini yere atma taktiğini uyguluyor. Ama dikkatini dağıtıyorum ve istediğini yapmıyorum.  Bu sebeple çok kısa sürüyor.
  • Kendi kendine takla atıyor. Koltuğa çıkıp atlamaya çalışıyor. Masasına, sandalyesine tırmanabiliyor.
  • Ben spora vs giderken, gittiğimi farkederse ağlayıp yapışıyor. Çaktırmadan çıkarsam aramıyor.
  • Gündüz kendisi meme aramıyor. Ben teklif edersem isterse emiyor. Uyku öncesinde teklif ediyorum, emdiği zamanlarda uyumasına izin vermiyorum, yine çadırında kitap okuyarak uyuyoruz.
  • Yaban mersini, pomelo, nar ve dut kurusu bu ayki favori meyveleri. Favori sebzelerini sayamayacağım çünkü yok, yemiyor!
  • Bir dönem deli gibi omlet yiyordu. Sabahları löp löp götürüyordu, sonra birden soğudu ve yememeye başladı. Ben de ara verdim 3-4 hafta kadar ve tekrar denediğimde yine eskisi gibi keyifle yedi. 2 gündür, sanıyorum diş sebebiyle yine yememeye başladı 🙁
  • Zibidikuş ilk defa karla tanıştı. Geçen sene de yağmıştı ama anlayabilecek yaşta değildi 🙂 İlk gün pek sevmedi ama 2. gün babaannesi ile güzel oynamışlar.

Sanırım bu kadar… Bu ay ortasında ya da 16 ay başında kontrole götüreceğim. Duruma göre ya bu yazının içerisine ya da 16 ay yazısına kontrolümüzü de eklerim.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere 🙂