Oto Koltuğu – Cybex Pallas M Fix isofix

Zibidikuş şehir içerisinde sürekli seyahat eden bir bebek. Ben de çalışan bir anne olmadığım için sık sık dolaşabiliyoruz. Haftasonları kendi arabamızla ama hafta içi babaannemizin arabası ile geziyoruz. Bu sebeple Zibidikuş artık büyüdüğünden babaannemizin arabası için yeni bir koltuk arayışına girdim. Birinci kriterim güvenlik testlerini başarıyla geçmiş olması, ikinci kriterim ise Zibidikuş için yeterli konforu sağlamasıydı. Kendi aracımızda kullandığımız oto koltuğundan o kadar memnunuz ki yine Cybex marka bir koltuk almak istedim. Kendi aracımızda Cybex Sirona m-isize kullanıyoruz ve bununla ilgili yazıma şuradan ulaşabilirsiniz.

Zaten yeterince güvenilir bir marka olduğundan ve Zibidikuş farklı tip koltuklarda da seyahat edebilsin, yadırgamasın istediğimden yine Cybex’in daha farklı bir modelini seçtim. 9-36kg aralığındaki Cybex Pallas M Fix Isofix modeli uzun süre kullanılabilen ve önünde güvenlik yastığı olan bir oto koltuğu. Güvenlik yastığı, çarpışma anında, kemerli koltukların aksine, çocuğun vücudunu sabit tutarak boynun öne fırlamasını ve yaralanma riskini önemli ölçüde azaltıyormuş.  İlk endişem Zibidikuş‘un o yastığı istemeyeceği ve sıkılacağı yönündeydi. Almak için mağazaya götürdüğümde, etraftaki oyuncaklar vs ilgisini dağıtmış olacak ki oturmak istemedi. Emin olmamakla beraber koltuğu aldım.

Sandığımın aksine önündeki koruyucu yastık ile çok daha rahat etti. Ellerini üzerine koyabiliyor, tavşanını oturtuyor ve kemere göre daha bile rahat hareket ediyor. Koltuk isofix ile aracınıza bağlanıyor. Çocuğu oturtup, güvenlik yastığını takıp, aracınızın emniyet kemerini yastıktan geçiriyorsunuz. Hem isofixli hem de kemer ile bağlanabiliyor olması sebebiyle bana daha da güven verdi diyebilirim. Kumaşın dokusu gayet yumuşak. Yazın terlerse yastığın üzerine müslin örtü koyarım diye düşünüyorum ve çok sorun olacağını sanmıyorum. Kumaşı çıkartıp makinede yıkayabiliyorsunuz ki ben genelde çok kirlendiğinde siliyorum :).

9 aydan 11 yaşa kadar kullanım vaadediyor. 3 yaş üzeri için bazasını ve güvenlik yastığını çıkartıp, yine isofix bağlantısı ile birlikte aracınızın emniyet kemerini de kullanarak güvenliği sağlayabiliyorsunuz. Güvenlik yastığını tek elle ayarlayabiliyorsunuz.  Lineer yan darbe koruma sistemine sahip ki diğer koltuğumuzda da var bu özellik ve seyahat halindeyken kapı tarafındaki koruma panelini açtığınızda, gelebilecek darbeyi emerek koltuğa minimum zarar veriyor. Bebeğiniz uyumak isterse tek elle yatış pozisyonuna geçebiliyorsunuz. Zibidikuş çok rahat uyudu. Genelde bebek uyuduğunda başı öne düşer, fakat bu modelde bulunan  3 kademeli patentli kafalık bebeğin kafası uyku sırasında düşüp güvenli bölgeden çıktığında maksimum koruma sağlıyor. Zibidikuş bu koltuğu o kadar çok sevdi ki şuan kendi arabamızda kullanıyoruz.

Ürün ile ilgili videoya şuradan ulaşabilirsiniz. Daha detaylı bilgi almak için ise markanın distribütörü olan Operaistanbul‘un web sitesine göz atabilirsiniz.

Son olarak, 5 dk da olsa, 12 saat de olsa çocuğunuzun oto koltuğuna oturmadan seyahat etmesine izin vermeyin. Ağlasa da zırlasa da hareket halinde onu koltuktan indirmeyin. Bir anlık bir şey olmaz düşüncesi hayatınızı karartmasın.

Aşağıdaki görsellerde testlerden aldığı puanları görebilirsiniz.

Bebek ile Dubai seyahati – Bölüm 2

dubai1Öncelikle  bu yazı için çok uzun süre beklemiş ve bekletmiş oldum çok özür dilerim. Hem vakit darlığı hem de neyi nasıl toparlayacağımı bilemediğimden bu zamana kaldı.

Bildiğiniz üzere Zibidikuş ile birlikte Dubai gezimiz oldu. Bu yazıda Dubai’nin turistik özelliklerinden ziyade bebek ile orada neler yaptım bunlardan bahsedeceğim. Otele girişe kadar yaşadıklarımı birinci bölümde anlatmıştım. O yazıya şuradan ulaşabilirsiniz.

Biz ne yazık ki çok yanlış bir mevsimde gittik. Ağustos ayı Dubai için en çekilmez aylardan biri. Hava sıcaklığı 45 derece ve açık havada yapılabilecek aktiviteler neredeyse yok. Durum böyle olunca da otel ve AVM arası geçiyor günleriniz. Fakat genel olarak sıcak bir memleket olduğundan Araplar AVM’leri bildiklerimizin ötesinde bol bol aktiviteler ile donatmış. Zira insanlar klimalar sebebiyle kapalı mekanlara akın ediyorlar. İçerisinde dalış yapabileceğiniz akvaryumdan, -5 derece sıcaklıkta kayabileceğiniz kayak merkezinin bulunduğu alışveriş merkezleri hayal edin. 1 günde gezmenizin imkansız olduğu, 1 haftada belki bitirebileceğiniz türden bu kapalı eğlence ve alışveriş merkezleri bizim gittiğimiz Ağustos ayı için belki de tek aktivite alanıydı diyebiliriz.

Otel odamız kendinden mutfaklı ve rahat olduğundan kahvaltıları marketten aldığımız yiyeceklerle yaptık. Zaten bir de bebek olduğundan onun kahvaltısı hazırlanması derken otelden çıkmamız öğleni buluyordu. Öğlen yemeğini ise gün ortasında sağlam bir şekilde yiyip, akşam yemeğine bile ihtiyaç duymuyorduk.

dubai2Zibidikuş için ilk gün marketten tatlı patates, patates, kabak, soğan ve sarımsak aldım. Türkiyeden götürdüğüm ve her yerde bulunan buharlı pişirme aparatını kullanarak yine orada marketten satın aldığım ufak tencerede sebzeleri pişirdim. Evden getirdiğim el blenderı ile çorbasını hazırladım ve planım öğlen ya da akşam yemeklerinde bunu yedirmekti. Sabah kahvaltıları için marketten tam buğday ekmeği, top mozzarella peynirleri ve tuzsuz zeytin aldım. Ara öğünler içinse yoğurt, şeftali, armut ve muz veririm diye düşündüm. Fakat işler umduğum gibi gitmedi.

Zibidikuş ya hava değişikliğinden, ya sıcaklardan ne kahvaltı için aldıklarımı yedi, ne yaptığım çorbayı içti. Ben de bir süre sonra sadece tatil süresinden bir şey olmaz diyerek hipp organik meyve ve sebze pürelerinden verdim. Hazır mamalar, arada yediği yoğurtlar, taze meyveler ve bisküviler haricinde ki memeyi de unutmamak lazım pek bir şey yediği söylenemez.

Dubai’ye gitmeden önce Zibidikuş‘un doktorunu ziyaret etmiştim. Kendisi bir çok sefer gittiğinden deneyimli olduğu için önerilerde bulundu. Dubai çok sıcak olduğundan suyunun klorlu olduğunu, banyoda bile yuttuğu suyun Zibidikuş’u ishal yapabileceğini, korkmamam gerektiğini söyledi. Demir ilacını o süre içerisinde vermedim ve ishal sorunundan yeni kurtulduğumuz için biraz gözüm korktu ve Dubai’de yemesi için hiç zorlamadım açıkçası.

Öğlen 12 gibi çıkıp akşam 8 gibi otele dönüyorduk. Gün içerisinde Zibidikuş ya kanguruda, ya oradan aldığım bebek arabasında (kendi bastonumuzu evde unuttuğumuz için oradan bir baston puset aldık), ya da kucakta geziyordu. Hiç korktuğum gibi olmadı, inanılmaz uyumluydu. Bazen kanguruda, bazen arabasında uyudu. Genelde kapalı mekanlarda olduğumuzdan her gittiğimiz yerde bebek odası mevcuttu. Hatta genel olarak kullanılan malzemelerin kalitesi, anne ve bebeğin konforu açısından etkilendiğimi söylemeliyim.

dubai3Zibidikuş‘u dışarıda emzirmem imkansız bir hal aldı. En ufak şey ilgisini dağıtıyor. Oradayken dışarda her meme istediğinde bir bebek odasına gidiyordum, fakat emzirmem mümkün olmuyordu. Çünkü duvarlaraki çizimler, kabartmalar hep ilgisini dağıtıyordu. Genelde kangurudayken emzirmeye çalıştım. Fakat o pozisyonda emmeye alışık olmadığından pek beceremiyordu ve sinirleniyordu. Dubai’de yaşadığım en büyük sıkıntı bu emzirme problemiydi diyebilirim.

Detaylardan bahsetmem gerekirse. Dubai’de taksiler uygun fiyatlı. Metro da var ve kullanılabilir tabii ki ama tek sefer edindiğim tecrübe ile inanılmaz kalabalık ve bebekle çok zor. Kimse yer vermiyor. Bir de ben turistim diyip benim gibi şort, atlet vs geziyorsanız metrolar biraz daha az turistik olduğundan dikkat çekebilirsiniz.

Belki yapabileceğimiz daha fazla aktivite vardı fakat hem hava koşulları hem de bebekli olduğumuzdan bizim için mümkün olamadı. Özetle nerelere gittik anlatırsam; neredeyse bütün AVM’ler ( Dubai Mall ve Emirates Mall gibi) elimizden geçti. Hediyelik vs almayı düşünüp çok çeşit ve uygun fiyat arıyorsanız Dragon Mall adındaki devasal alan içerisinde, bizim Tahtakale misali her türlü mağazayı ve ürünü bulmanız mümkün. Yemeklerimizi genelde Cheesecake Factory’de yedik. Bunun dışında yerli restorantlardan çok amerikan tarzı mekanları tercih ettik. Eşimin vs midesi hassas olduğundan bilmediğimiz yerlerde yemeye pek cesaret edemedik. Hep taksi kullandık, biletleri bir gece önceden alıp Burj Khalifa’nın tepesine çıktık (vip kısımdan bir önceki kat). Burj Al Arab’ı görmek için sahile gittik, fakat o sıcakta nasıl nefes alabildim şuanda hatırlamıyorum.

Otele genelde akşam 8 gibi döndük. Zibidikuş tüm gün uyudu uyumadı, yedi yemedi derken inanılmaz yoruluyordu ve geldiğimizde küt diye uyuyordu. Bazen yolda uyuyordu ve direkt yatağına yatırıyordum, sabaha kadar uyanmıyordu (eve geldik gitti o güzelim uykular :().

Yemek ve yiyecek konusu asla sıkıntı yapılacak bir yer değil. Marketleri kocaman, arayıp bulamadığınız hiç bir şey yok ve her mutfaktan restoran bulmak mümkün.

Son olarak; taksiler deli gibi araba kullanıyor, sarhoş gibiler. Hem süratliler hem aniden dönüş yapıyorlar ve bebek koltuğu malesef yok.

Bu yazımda Dubai’nin gezilecek turistik mekanlarından daha çok bebekle ben neler yaptım onu anlattım. Umarım keyifli olmuştur :).

Zibidikuş 11 Aylık

11aySon 1 ay nasıl geçti hiç anlamadım. Her şey o kadar hızlı geçti ki. Bu ay ile ilgili anlatacak çok da bir şey yok sanki düşününce ama ona rağmen nereden başlayacağımı bilmiyorum.

Zibidikuş 11 aylık olalı 1 hafta oldu. Değişim konusunda gelişimsel olarak 10.ay ile bir gidiyor diyebilirim. Biraz ilerleme var tabii ki ama genel olarak aynı. 10. ay yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. Bu ay doktor kontrolümüz yok. Fakat yine bu ay içerisinde Dubai’ye doğru yurtdışı seyahatimiz oldu ve seyahat öncesi kontrol zamanı olmasa da doktoruna götürdüm ve gideceğimizi söyledim. Dubai ile ilgili ve Zibidikuş‘un orada beslenmesi vs ile ilgili kendisinden bilgiler aldım. Tartmadı ve boyunu ölçmedi, çünkü asıl kontrolümüz 1 yaşından sonra olacak, yani Ekim ayı içerisinde gideceğiz. Dubai seyahatimiz ile ilgili ilk yazımıa buradan ulaşabilirsiniz.

Bu ay gözlemlediklerim;

  • Fiziksel olarak inanılmaz büyüdüğünü hissediyorum. Yüz ifadeleri bile bebeklikten yavaş yavaş çıkıyormuş gibi hissettiriyor.
  • İnatçı kişiliği fazlasıyla kendini göstermeye başladı. Eğer istemediği bir şey olursa inanılmaz direniyor. Örneğin mama önlüğü takamıyoruz.
  • 1 yaşına 1 aydan az bir süre kaldı ve son 1 haftadır uyku konusunda beni çileden çıkarıyor. Gündüz hiç uyumak istemiyor. Normalde 3 defa 30’ar dk uyuyan çocuk bir defa zar zor uyur hale geldi. Buradan da anladığım artık gündüz uykularını teke indirmek istiyor. Fakat ara süreçteyiz ve hem uykusu olup hem uyumak istemeyince huysuz ve mızmız oluyor.
  • Bir defa tekrar etsem bile nesnelerin ne olduğunu öğreniyor ve unutmuyor.
  • Babasına iyice düşkün olmaya başladı. Onu gördüğü zaman çok heyecanlanıyor.
  • Son 1 haftadır sürekli emmek istiyor. Ben kıyamayıp veriyorum fakat bu sefer ek gıda alımı sekteye uğruyor. Bunun da 1 yaş büyümesi ile ilgili bir süreç olduğunu düşünüyorum.
  • Yürümesine çok az kaldı. Elinden tutarsam düzgün adımlar atabiliyor. Sadece cesareti yok o da gelse yürüyecek.
  • Kitaplardan alamıyorum kendisini. Sürekli kütüphanenin altında ve sürekli miy miy şeklinde kitapları gösteriyor. Kucağa aldığımız anda oraya gitmek istiyor. Şimdiden favori kitapları hatta favori sayfaları var. Yakında kütüphanesini montessori usülü yere indireceğim. İstediği zaman kendi gitsin alsın diye. Fakat tek sorun var ki; hepsini kemiriyor 🙂
  • Hareketli kitaplarda, nereyi çekince ne çıkıyor yavaş yavaş söktü. Kendi kendine yapmaya çalışıyor. Önceden hep ben gösterirdim.
  • Gece uykuları değişken. Bir süredir 2-3 defa emmek için uyanıyordu ama son 2 gündür akşam 8 sabah 5 deliksiz uyuyor. 5’de emmek için uyanıyor sonra 7-7:30’a kadar tekrar uyuyor. Umarım böyle gider.
  • Bazı hareketleri çok çabuk öğreniyor. Örneğin 2 gündür tavşanını öp, beni öp vs dediğimde öpmeye başladı. Eline mendil aldığı anda elini ve popoyu sallamaya başlıyor. Çünkü kasap havası müziği çalmamı istiyor 🙂 Halay başı Zibidikuş.
  • Sesin yankı yaptığı ortamlarda bunu farkederse avaz avaz bağırıp çığlık atıyor.
  • Önceden kanguruda çok daha çabuk uyurdu şimdi neredeyse hiç uyumuyor. Sanırım bu da 1 yaş ile ilgili.
  • Dışarıda emzirmem imkansıza yakın. Emzirme örtüsünü zaten 5. aydan beridir kabul etmiyor. Emzirme odaları vs de farklı bir ortam geldiği için kesinlikle emmiyor. Zaten şu emzirme odalarına ne diye şekiller, renkler koyarlar anlamam. Düz beyaz duvar bir adet koltuk tamam işte. Diğer türlü çocuk nereye bakacağını şaşırıyor.

Bu ay gözlemlediklerimde aklıma gelenler bunlar.

Bir de Zibidikuş normalde kendi küvetinde banyo yapıyordu. Fakat Dubai seyahatinde ve döndükten sonra da normal duş tarafında yıkamaya başladık. Bizim banyomuzda küvet yok duşakabin var. Yere ikea’dan kaydırmaz ve tabure aldık. Zibidikuş‘u üzerine oturtuyorum ve duş ahizesiyle yıkıyorum. Suyun o şekilde akması da ilgisini çekti. Kaydırmazın üzerine oturup oyuncaklarıyla da oynayabilir. Biz de su doldurup boşaltma işinden kurtulmuş olduk 🙂

4. aydan beridir kafasında olan konaklar bir türlü geçmek bilmedi. Normalde zeytinyağı sürmek gibi bir sürü yöntem var fakat hiçbirini yapmadım. En son, geçen hafta hamileyken almış olduğum Chicco konak tarağı ile başını taradım ve ne kadar konak varsa hepsi döküldü. Çocuk rahat bir nefes aldı sanıyorum 🙂

Bu ay sanırım boya gitti. Zibidikuş zaten kilolu bir bebek değil, zayıf da değil normal bir bebek. Hastalandığı dönem kg vermişti fakat toparladığını umuyorum.

Bu ay ile ilgili paylaşacaklarım şimdilik bunlar. Önümüzdeki ay görüşmek üzere 🙂