Memeden Kesme Süreci

Bu yazıyı kendi tecrübelerimi aktarmak adına yazıyorum. Kimseye siz de memeyi bırakın demiyor ve bu yöntemi uygulayın diye yazmıyorum. Ben hiç bir okuduğum makalenin, dinlediğim tecrübelerin etkisinde kalmadan, sadece kendimi ve çocuğumu dinleyerek, gözlemleyerek bu karara vardım. Çocuğu en iyi tanıyan o çocuğun annesidir.

Yöntemimde yanlışlar olabilir. Ben, benim ve çocuğumun durumuna en uygun olan şekilde davrandım. Bana göre bir bebeğin gelişimi için ve sağlıklı bir şekilde büyüyebilmesi için anne sütüne olduğu kadar, düzgün beslenmeye ve yeterli uykuya da ihtiyacı var. Eğer alabiliyorsa, ilk 6 ay kesinlikle anne sütü almalı ve minimum 2 yaşına kadar emzirilmesi önerilmektedir.

Gelelim bizim serüvenimize…

15. ay’ın ortasından 17. ay’ın sonuna kadar geçen süre bizim için, yani Zibidikuş ve benim için kabus gibiydi. Dişleri gelecek olan ve bunun sıkıntısını yaşayıp, yaşatan Zibidikuş‘un doktor kontrolünde öğrendik ki 4 azı dişi aynı anda geliyordu.

Önce gece sık sık uyanmalar ve gündüz ek gıda alımında isteksizlik, iştahsızlık, sevdiği şeyleri reddetme ile başladı. Zibidikuş neredeyse hiç bir şey yemiyordu. 15. ay içerisinde 4 günlük bir meme reddi yaşadık. Bunun sebebi de dişlermiş, daha sonra öğrendik. Ne yaparsam yapayım meme görmeye tahammülü yoktu. Hem emmek istiyor, hem kaçıyor ve ağlıyordu. 4 gün boyunca doğru düzgün yemek de yemedi. Meme reddi bittiği gibi tüm gücüyle memeye yapıştı.  Yavaş yavaş ek gıdayı tamamen bıraktı. Sadece arada meyve yiyordu.

Ben Zibidikuş doğmadan öncesinden beridir minimum 2 yıl emzirmeyi düşünüyordum. Anne sütünün önemini biliyorum. Bebeğim bundan maksimum düzeyde faydalansın istiyordum. Keşke gerçek hayat da bu planlara uyabilseydi.

Normalde memede uyuduğunda yatağına sorunsuz bir şekilde yatırırdım. Bu dönemde birden memede uyuyup, yatağa koyunca aniden uyanmaya başladı. Bazen emzirdiğim koltuktan kımıldayamıyordum bile, anında uyanıyordu. Yatağında uyusa bile önce 2-3 saatte bir, daha sonra saat başı, daha sonra 30 dk’da bir kıvranarak uyanmaya ve en sonunda hiç uyumayıp sadece memede gözlerini dinlendirmeye başladı. Aynı bir yenidoğan bebek gibi memeyi ağzından çekince uyanıyor ve sürekli emmek istiyordu. Yatağıma almayı denedim. Fakat yatağımda, benim yanımda da uyumuyordu. Bütün gece meme istiyor, hareket ediyor, üstüme çıkıyor, ne kendi uyuyor ne beni uyutuyordu.

Yine yorgunluktan bittiğim bir gece, ani bir kararla gece emzirmesini kesmeye karar verdim. Karar verdiğim gün uygulamaya başladım. Gün içerisinde emzirmeye devam ederken, sık sık ama çok sık şunu tekrarladım; ”Annecim, akşam bıcı bıcı yaptıktan sonra meme ememeyeceksin. Çünkü annenin memesinde süt (mama) kalmadı. Sen büyüdün artık, annenin memelerinin gece uyuması lazım. Sabah olduğunda ve ben sana ‘günaydııın’ dediğimde, aydınlık olduğunda emebilirsin, çünkü o zaman süt gelmiş olacak. Gece uyanıp meme istersen, ben yanına geleceğim. Seni öpebilirim, sarılabilirim. Ne zaman istersen sen de beni öpebilir ve bana sarılabilirsin, seni çok seviyorum. ” 

Cümle çok uzun gelebilir. Ama Zibidikuş algısı açık bir çocuk. Kısa kısa ve net cümlelerle sürekli bunu tekrarladım. Bazen parça parça, bazen hepsini birden söyledim. Bir tepki vermedi, fakat anladığını biliyordum.

İlk akşam, banyosunu yaptık. Memeyi kaldırırken, yerine bir şey koymam gerektiğini düşündüm. Onu bir şekilde oyalamam gerekiyordu. Banyo sonrası direkt yatmayı kabul etmeyeceğini biliyordum. Aynı cümleleri banyo sırasında da, banyodan sonra giyinirken de tekrarladım. Banyo sonrası ‘meme’ demeye başladı. O dedikçe, ben söyledim.

Meme yerine koyduğum şey kitap oldu. Zibidikuş 4 günlük meme reddine girdiğinde onu kitap okuyarak uyumaya alıştırmıştım. Kitapları çok sevdiğinden ve çok uykusu geldiğinde dinlediğini bildiğimden en uygun bu yolu buldum.

Banyo sonrası giyindi, doğduğundan beri uyurken dinlediği müziği ve gece lambasını açtım. Yanıma 5-6 adet sevdiği kitaplardan aldım ve birlikte yatağa girdik. İlk cümlesi meme oldu, aynı cümleleri tekrarladım. ”Şimdi anne sana kitap okuyacak, birlikte resimlere bakacağız” dedim. Bütün kitapları 2’şer defa okudum. Artık iyice uykudan bayılmak üzereydi ki lambayı söndürüp odayı tamamen kararttım. Uykuya daldı. Tam 1 saat sonra uyumuştu. Memedeyken bu süre 10 dk’dı. Ama o kadar problemsiz bir geçişti ki mutluluktan uçuyordum. Odasından çıktım.

İlk gece 4-5 defa uyandı. 2’sinde meme dedi. Aynı şeyleri tekrarladım ve yanına yattım. Hiç ağlamadı. 2 defa çok az su içti. Sabah olduğunda ”günaydııın, sabah oldu annecim meme istersen emebilirsin” dedim ve emzirdim.

2. gece yine sorunsuz bir şekilde uyudu. Bu sefer 45 dk sonra uykuya dalmıştı. Gece 3 defa uyandı. 1 uyanışında meme istedi ama diretmedi. Sabah aynı şekilde emzirdim.

3. gece 40 dk’da uykuya daldı. Meme demekten hiç vazgeçmedi. Sabah 06:00’ya kadar deliksiz uyudu. 06:00’da uyandığında güçlü bir şekilde meme istedi. Mızmızlandı. Yanına yattım, öptüm sevdim ve uyudu. Sabah uyandığında emzirdim.

3. geceden itibaren, gece boyunca meme emmeyen ve gündüz ek gıda almayan Zibidikuş, güne memede başlıyor ve tüm ana ve ara öğünlerini memede geçiriyordu. Ben uykusuzluk ve yorgunluktan bitap düştüm. Çok halsizleştim ve tahammül sınırım yerlere indi. Sabır küpü olan ben, hiç bir şeye dayanamaz oldum. Düzgün beslenemediğim, yeterli dinlenemediğim ve bünyem bu kadar emmeye dayanamadığı için her an süt üretememeye başladı. Süt elbet vardı fakat Zibidikuş‘u tatmin etmemeye başlamıştı. Gündüz uykusuna emerek daldığı için, süt gelmediğinden ememiyor ve uykuya dalamıyor, dalamadıkça daha çok sinirleniyor ve ağlamaya başlıyordu.

4. geceden itibaren sabah olmuş mu diye uyanmaya başladığını farkettim. 1 gün deliksiz uyurken, diğer gün defalarca uyanıyordu. Gece uykusu ve gündüz yemesi düzene girecek diye düşünürken, pek başarılı olamadığımı anladım. Gece emmesini bırakalı bir hafta olmuştu ki yine ani bir kararla gündüz de kesmeye, yani toptan emzirmeyi bırakmaya karar verdim.

Karar verdiğim gecenin sabahında normal düzene devam ettim. Bu sefer gün boyu, defalarca ”Annecim sen artık büyüdün, bugünden sonra meme yok. Annenin memesinde süt kalmadı. Artık yemek yiyeceksin. Anne ve baba ile masaya oturucaksın ve bizimle yemek yiyeceksin. Canın ne zaman meme isterse bana sarılabilirsin. Seni çok seviyorum.” dedim.

Bütün gün bu cümleleri tekrarladıktan sonra, sorunsuz geçen gecenin sabahında tabii ki meme istedi. Sütün bittiğini söyledim. Aynı cümleleri tekrarladım. Kahvaltı saatine kadar bir şekilde oyalayarak, kahvaltısını verdim. Gündüz uyku saati geldiğinde aynı akşam yaptığımız gibi kitaplarla yatağına yattık. Zibidikuş normalde aydınlıkta uyurdu, fakat bu süreç içerisinde yatağını yer yatağı yaptığımızdan ve artık meme emip uykuya dalamadığından sürekli yataktan kalkmak istedi. İlk gün uyutamadım. 2. Gün babaannenin evindeydik ve o uyutmuş. 3. gün ise ben odayı tamamen karartarak 40 dk’da uyuttum.

Ben bu yazıyı yazarken meme bırakma sürecinde 19. günü geride bırakıyoruz. Zibidikuş hala meme diyor ama olmadığını bilerek diyor. Bazen beni yokluyor, diyor ve gülüyor. ”Meme bitti” dediğimde kabulleniyor. Bana göre gece bırakma süreci daha kolay geçti. Gündüz ilk 3 gün özellikle gündüz uykuları sırasında zorlandım. Fakat çabuk kabullendi ve beni çok zorlamadı.

Ben memeyi bıraktırmaya karar verdiğimde bunu ona açıklayarak, anlatarak ve ikna ederek, uzun yoldan yapmaya karar verdim. Meme ucuna salça sürüp, ya da herhangi başka bir şey sürüp, memeye bant yapıştırıp onu kendimden tiksindirmek ya da kandırmak istemedim. Bunu yapanlar da vardır, saygı duyuyorum.

Çocuklar sandığımızdan daha akıllı, ve düzgün açıkladığınız zaman inanın anlıyorlar. Meme bırakma sürecinde en önemli nokta kararlı olmak. Eğer bir gün meme yok diyip, 2. gün verirseniz o bağ tamamen zedelenmiş olur.

Bir bebeği emzirirken onu sadece beslemiyoruz. Güven duygusunu, korunma duygusunu da ona veriyoruz. Anne ile arasındaki o bağı daha da güçlendiriyoruz. Ben mecbur kaldım ve kestim. Eğer Zibidikuş‘un beslenmesinde ve uykusunda bir problem olmasaydı. Normal rutinde emmeye devam etseydi asla kesmezdim.

Memeyi bıraktıktan sonra doktoru ile görüşmek için kontrole gittik. Kendisi de anlattıklarımı dinleyip, çok doğru bir karar aldığımı söyledi ve açıkçası çok rahatladım.

Peki memeden kesmek Zibidikuş‘un uykusunu ve beslenmesini nasıl etkiledi?

İştahı yerine geldi. Zaten anormal çok yiyen bir bebek hiç olmadı. Yemek konusunda çok seçici fakat, sevdiği yemekleri sorunsuz yiyor. Ara öğünlerini alıyor. Bu benim için yeterli.

Uyku konusunda ise, bir anlamda uyku eğitimi vermiş oldum. Kucakta olmadan, sallanmadan, emmeden kendi kendine yattığı yerde uyuyabiliyor. Ben yanında oluyorum. Gece uyandığında yanına yatmasam bile sırtını okşayıp, alnını öpüp orada olduğumu gösteriyorum ve 5 dk içerisinde tekrar dalıyor (uyku arkadaşı tavşanın bu konuda yardımı çok fazla).

Evet hala her gece sabaha kadar deliksiz uyumuyor. Uyuduğu zamanlar da oluyor ama 2-3 defa uyandığı da oluyor. Hele ki şu sıralar köpek dişleri de geldiğinden ara ara uyanıyor.

Ben anne sütünü kestikten sonra, gece uykuları için yerine başka bir şey koymadım. Zibidikuş zaten biberon alan bir bebek hiç olmadı. Meme yerine başka bir şey vermeyi doğru bulmuyorum, çünkü bu sefer onun için uyanacağını düşünüyorum. Çok sık uyandığı zamanlar arada su veriyorum, isterse içiyor.

Genel olarak, daha iyiyiz ve hala bir düzene girmeye devam ediyoruz. Artık yatağa girdikten sonra bir tek kitap okuyorum ve bittikten sonra 10 dk içerisinde uyumuş oluyor.

Memeyi kestikten sonra 3 gün ara ile 2 defa göğüslerimi sağdım. Çünkü hafif ağrı ve şişlik vardı. 10 gündür hiç bir sıkıntım yok. Sanırım bedenim duruma alıştı.

Memeden kesme sürecimiz bu kadardı. Umarım bekleyenlerin beklediğine değmiştir :).

Çok teşekkür ederim.

Muzlu ve Kuru Üzümlü Pankek

Zibidikuş bu aralar çok yemek seçiyor. Uzun süre aynı şeyleri yemekten sıkılıyor. Ben de bu durumda ona kahvaltıda çeşit olması açısından farklı pankekler hazırlayıp sunuyorum. Şimdi vereceğim tarif de bunlardan biri.

Malzemeler:

  • 1/2 muz
  • 1 yumurta (1 yaş altı sadece sarısı)
  • 1/2 bardak süt
  • 1 çk karbonat
  • 1 avuç kuru üzüm
  • Aldığı kadar tam buğday unu

Yapılışı:

Muzu çatalla ezerek diğer malzemeleri ekliyoruz. Boza kıvamında bir karışım elde edinceye kadar un ekleyerek çırpıyoruz. Kaşık yardımıyla tavaya koyarak, orta ateşte arkalı önlü pişiriyoruz. Ben yapışmaz bir tava kullandım ve hiç yağ koymadım. Yapışıyorsa tavaya çok az z.yağ döküp peçete ile dağıtabilirsiniz. Sunum ve tat vermek için bebeğinizin ayına ve alerji durumuna bağlı olarak Agave şurubu ya da akçaağaç şurubu kullanabilirsiniz. Afiyet olsun 🙂

 

 

 

Beslenme Düzeni – Ek Gıda – 1 Yaş

kahvaltiBu yazımda Zibidikuş 1 yaşına girdiğinden beri ne yiyip içiyor onu paylaşacağım. Huyunun da değişmesiyle bağlantılı olarak seçimleri de değişti. 1 yaş öncesi yasaklı olan gıdaları da yemeye başladı. Ne çok iştahlı ne de iştahsız, arada bir yerlerde. Meyveyi çok seviyor ama seçimleri konusunda çok ısrarcı ve ‘her şeyi ben yapacağım’ inadı başladı.

Sabah ortalama 07:00’da uyanıyor. Uyku sonrası ilk öğün olarak meme istiyor. Doyurucu şekilde değil, biraz keyif için biraz da atıştırmalık olsun diye emiyor.

09:15 civarı acıkıyor ve mama mama diye etrafımda dönmeye başlıyor.

Kahvaltısında

  • 1 tam yumurta,
  • 3-4 adet Bahçıvan markasının top peynirlerinden veya 2 adet Muratbey örgü peynir
  • 2 adet zeytin
  • 1 dilim üzerine Tahsildaroğlu markasının sürülebilir lor peynirinden sürülmüş tam buğday ekmeği yiyor.

1 yaş öncesi yumurta beyazı ve domates yasaklı besinlerdi. Şimdi domates yiyebiliyor ama bir türlü sevdiremedim. Daha doğrusu evde yemiyor ama dışarda önüne gelirse iştahla yiyor 🙂 Klasik çocuk. Kahvaltısını hemen hemen hepsini bitiriyor. Zaten gün içerisinde en iyi yediği öğün kahvaltı.

Zeytinleri de önceden az tuzlu alır yine de akşamdan suya koyar sabah çekirdeklerini ve kabuklarını çıkartıp verirdim. Şimdi az tuzlu zeytini sadece çekirdeklerini çıkartarak veriyorum.

Kahvaltı sonrası oyuncaklarıyla oynamaya başlıyor. Yaklaşık 15-20 dk sonra ara öğün veriyorum. Erken vermemin sebebi 11:00 gibi ilk gündüz uykusa yatması ve uyandıktan sonra verirsem öğlen yemeği öncesi karnını doyurmuş oluyor.

Ara öğünde;

  • 1 avuç taze üzüm ya da
  • 1 avuç dut kurusu ve kuru üzüm karışımı ya da
  • 1 mandalina ya da
  • 2 dilim elma ya da
  • 1/2 muz veya
  • 1 avuç nar

yiyor.

Ana yemekleri mama sandalyesi dışında hiç bir yerde yedirmiyorum ve kesinlikle tv filan açmıyorum yemek yerken. Ara öğünleri ise neredeyse oraya götürüyorum. Oyun oynarken önündeki kaseden yiyor.

Önceden üzümlerin kabuklarını ayıklayıp verirdim çünkü yiyemez tükürürdü. Artık kabukları ayıklamadan, dikine ikiye bölüp veriyorum. Üzüm çekirdekliyse çekirdeklerini de ayıklamıyorum öyle yiyor.

11:00 gibi ilk uykusuna geçerken genelde biraz meme emiyor ama yine doyurucu değil, atıştırmalık. En geç 12:00 gibi uyanıyor ve öğle yemeği saati olan 13:30’a kadar hiçbir şey yemiyor.

Öğle yemeğinde

  • Peynirli makarna veya
  • Etli sebze çorbası veya
  • Yoğurtlu bulgur pilavı veya
  • Sebzeli krep veya
  • mücver ve yoğurt veya
  • sevdiği sebzelerden sebze yemeği

yiyor.

Peynirli makarna ve bulgur pilavı en sevdikleri. Fakat benim kaşıkla yedirmemi asla istemediğinden bulgur pilavını kendi yemeye çalışıyor. Yeni yeni kaşık kullanmaya başladı. Çok sıvı gıdaları kendisi kaşıkla yiyemediğinden çorbalarını bile kaşığa tutunacak kıvamda yapıyorum. Bulgur pilavını da yoğurtla bulamaç yapıp önüne koyuyorum. O kendi yemeye çalışırken arada kaşıkla ben de yediriyorum mırın kırın edene kadar yediği kardır diyorum 🙂

Kendim yiyeceğim inadı yokken çorbaları çok güzel içiyordu. Şimdi eskisi kadar içiremiyorum. Bazen sulu yapıp bardaktan içiriyorum.

Köfte hiç yemezdi ama yeni yeni yemeye başladı. Kuzu kıyma, soğan, bol kimyon, karabiber ve çok az tuz koyup köfte yapıyorum, az yağlı tavada pişiriyorum. Bazen öğlen bazen akşam öğününe ekliyorum.

Sebzeli kreplerde ise mevsim sebzeleri kullanıyorum. Pırasa, kabak, bal kabağı, havuç, ıspanak vs.  Su yerine de evde mayaladığım süzme yoğurdun suyundan koyuyorum ve tam buğday unu ile hazırlıyorum.

Mücverleri de aynı şekilde aynı sebzeleri rendeleyip bir yumurta ile fırında pişiriyorum. Tariflerini Zibidikuş‘un Yedikleri kısmında ya da mutfak kategorisi altında bulabilirsiniz.

İkinci ara öğününü saat 15:00’den sonraya bırakmamaya çalışıyorum. Çünkü akşam yemeğinde iştahını etkiliyor. İkinci ara öğünde ilk ara öğünden daha farklı bir meyve veriyorum.

Ara öğün

  • 1 avuç taze üzüm ya da
  • 1 avuç dut kurusu ve kuru üzüm karışımı ya da
  • 1 mandalina ya da
  • 2 dilim elma ya da
  • 1/2 muz veya
  • 1 avuç nar

Zibidikuş‘un gündüz uykuları çok değişken. Sabah kalkış saatine bağlı olarak bazen 1 bazen 2 uyku uyuyor. 2 uyku uyuduğunda 2. uykusu 15:00 – 16:00 arası bir saatte oluyor. Uyumadan önce yine atıştırmalık meme emiyor ve uyandıktan sonra akşam 17:30 – 18:00 e kadar bir şey yemiyor.

Akşam yemeğinde:

  • Peynirli makarna veya
  • Etli sebze çorbası veya
  • Yoğurtlu bulgur pilavı veya
  • Sebzeli krep veya
  • mücver ve yoğurt veya
  • sevdiği sebzelerden sebze yemeği

Gördüğünüz üzere öğle menüsünün aynısı. Mümkün olduğunca sabah ve akşam aynı yemekleri yedirmemeye çalışıyorum. Sebze yemeği yaptığımda  Zibidikuş çok meraklı olmuyor. Kabağı mesela krep ve mücver içinde seviyor ama yemek içerisinde ağzına sürmüyor. Bezelye yaparsam tek tek eliyle yiyor. Taze fasulye yiyor. Ispanağın yemeğini yediremiyorum ama yine birşeylerin içinde seviyor. Yani Zibidikuş aslında çok yemek seçiyor.

Ben sebzeleri her zaman organik almıyorum. Salı günleri pazarımız var oradan alıyorum ya da gerektiğinde marketten. Yumurtası City farm organik  oluyor genelde. Peynir markalarını yukarıda belirtmiştim. Yoğurdunu 1lt cam şişe günlük süt ile mayalıyorum. Bazen annemden ev yoğurdu geliyor onu kullanıyorum. Yoksa pınar organik ile mayalıyorum. Kıymayı iyi yerden kuzu kıyma alıp üç defa çektiriyorum.  Et köfte harici eline verdiğimde yemiyor ancak çorbasına katıyorum. Balık da aynı şekilde balık olarak yemedikleri arasında, eğer çok baharatlayıp karıştırıp köfte gibi sunarsam belki yeme ihtimali var bakalım denemedim henüz. Balık yağı takviye alıyoruz. Umarım bu seçicilik yakın zamanda son bulur 🙁

Zibidikuş akşam 19:30 da banyo sonrası uyuyor. 20:00 gibi uyumuş oluyor ve uyumadan önce yine meme emiyor. Bu sefer her zamankinden biraz daha fazla… 🙂

Böyle işte..

Her çocuk farklıdır. Bebeklerinizle kıyaslamanız için yazmadım bu yazıyı, fikir olsun diye yazdım. Kıyaslamayın da zaten iyi bir şey değil… 🙂

Teşekkürler.