Bebekle Bir Gün – 10. Ay

10ayZibidikuş ile bir günümü anlattığım bir yazımı daha önce paylaşmıştım, şuradan ulaşabilirsiniz. . Fakat o zaman henüz 4,5 aylıktı, küçüktü ve büyüdükçe aktiviteler artmaya, günümüz şekillenmeye başladı. Şimdi tam 10 aylık. Nasıl vakit geçiriyoruz? Zibidikuş günde kaç defa uyuyor? Kaç öğün yemek yiyor? şeklinde bir çok soru alıyorum, umarım bu yazım tüm bu sorulara cevap olur :).

Genelde sabah 07:30‘da uyanıyoruz. Eğer sabah uyandıktan sonra kendi yatağıma alıyorsam bu saat 09:00‘a kadar uzayabiliyor. Eğer ben çok yorgunsam bunu arada yapıyorum 🙂 Uyandığı gibi biraz meme emiyor. Emme süresi çok kısaldı 2dk’dan fazla emmiyor diyebilirim.

Kendi odasına geçiyoruz ve temizlenip, iyice ayıldıktan sonra mutfağa indirip aç karnına bir tatlı kaşığı keçiboynuzu özünden veriyorum. Daha sonra tekrar odasına çıkıp, onu oyuncaklarının arasına bırakıyor ve yanında oturuyorum. Bir sonraki uyku saatine kadar kendi başına oynuyor, arada yanıma geliyor.  Arkada hep müzik çalıyor. Zibidikuş müziği ve dans etmeyi çok seviyor, tempo tutuyor o sebeple arka planda ses hep oluyor genelde. Müziği cep telefonumdan çalıyorum. Instagram videolarında müzik duymayanlar şimdi biz hiç duymadık demesinler. Kamera açıldığında müzik susuyor :))

Saat 10:00-10:30 arası ilk gündüz uykusuna yatıyor. Yaklaşık 30 dk süren bu uyku süresinde ben de onun kahvaltısını hazırlayıp, kendi işlerimi hallediyorum. 11:00 gibi uyandığında, bir 15 dk ayılmasını bekliyorum ve kahvaltı faslına geçiyoruz. Kahvaltısı genelde 20 dk sürüyor, içeriğinde pankek, tam buğday ekmeği, burgu peynir, zeytin, meyve seçeneklerinden bir kaçı oluyor.

Saat 13:30‘a kadar birlikte kitap  okuyoruz, oyuncaklarıyla oynuyoruz, kelime kartlarına bakıyoruz. Sürekli onunla konuşuyorum, sorular soruyorum, nesneleri bana getirmesini izliyorum. Ahşap blokları üst üste koyuyorum ve yıkmasını izliyorum. Odasında oturmaktan sıkıldığında salona indiriyorum, biraz daha geniş alanda biraz daha özgür bir şekilde hareket edebiliyor.

13:30-14:00 arası öğle yemeğini yiyor. Öğle yemeğinde ise duruma göre çorba, makarna, köfte, mücver, meyve seçeneklerinden biri ya da bir kaçı oluyor. Yemekten sonra temizlenip, tekrar odasına çıkıyoruz. 30 dk kadar müzik dinleyip dans ediyoruz, ya da oyuncaklarıyla oynuyoruz. Biraz daha yoruluyor ve meme emip, tekrar 30-40 dk’lık uykusuna yatıyor. Zibidikuş‘un uyuduğu sırada ben ya duş alıyorum, ya yemek yiyorum ya da ev işleriyle uğraşıyorum. Kısa kısa uyuduğu için her uykusuna ancak bir iş sığdırabiliyorum :). 15:00 – 15:30 gibi uyandığında biraz kucakta evi turluyoruz. Hava durumuna göre, onu giydirip yakınımızdaki parka götürüyorum. Eğer dışarı çıkacaksak ara öğününü de yanıma alıyorum. 16:00 – 16:30 arası ya meyve ya da yoğurttan oluşan ara öğününü yiyor. Yoğurdu bazen kaşıkla yediriyorum bazen sulandırıyorum pipetle içiyor. Meyveyi ise kendisi yiyor. Parka gitmişsek eğer, arabasıyla turluyoruz, ya da piknik örtüsü yanımda götürüyorum üzerinde vakit geçiriyoruz.

Akşam yemeği saati olan 18:00’e kadar ya dışarıda oksijen alarak ya da evde kitap, müzik, oyuncak, kart döngüsü içerisinde vakit geçiriyoruz. Eğer çok yorgunsam ve durmuyorsa 10-15 dk kadar Duck TV açıyorum. Çok çok ilgilenmese de 5 dk kadar ilgisini çekiyor sonra ara ara bakıyor. Evet televizyonun zararlarını biliyorum.

Saat 18:00‘de akşam yemeğini yiyor. İçerik öğlen yediğine göre değişiyor. Öğlen çorba yediyse, akşam farklı bir şey yiyor. Yanında yine meyve veriyorum.  Akşam yemeğinden sonra saat 20:00‘deki banyo saatine kadar yine ya dışarı çıkıyoruz, ya evde vakit geçiriyoruz. Babası da gelmiş oluyor, biraz onunla oynuyor. Başta saydığım, yapabileceğimiz tüm aktiviteleri, gün içerisinde yaptıklarımıza göre dönüşümlü olarak tekrarlıyoruz. Bazen ben iş yaparken mutfakta oturup beni izliyor, bazen kendi kendine oynuyor. Günün en zor saatleri akşam saatleri çünkü, Zibidikuş‘u son gündüz uykusundan sonra akşam uykusuna kadar uyutmuyorum. Son saatlerde artık iyice uykusu gelmiş ve biraz acıkmış oluyor.

Saat 20:00‘de yaklaşık 10 dk süren banyo faslı başlıyor. Oyuncaklarıyla biraz oynuyor, suda vakit geçiriyor ve odasına geçiyoruz. Mozart’ın ninnilerinden oluşan bir albümü açıyorum. Zibidikuş doğduğundan beri akşam uykularını bu albümle uyuyor. Müzik eşliğinde kurulanıp giyindikten sonra günün en uzun süren meme faslına geçiyoruz. En uzun dediğim 5 dk :). O sırada uyuyor ve yatağına koyuyorum. saat 23:00-00:00 arası, 03:00 ve 06:00‘da genelde emmek için kalkıyor. Evet gece uykularımız biraz bölünüyor ama bir şekilde düzene girecektir diye umuyorum.

24 saatimizi bu şekilde tamamlıyoruz 🙂 Günlerimiz %90 bu şekilde geçiyor. Bazen babaannemize gidiyoruz ya da o bize geliyor. Bazen de çıkıp çarşıda dolaşıyoruz ya da arkadaşımın yanına gidiyoruz.

Umarım merak edenleri biraz olsun rahatlatımştır bu yazım, şimdilik bu kadar… 🙂

Beslenme Düzeni – Ek Gıda – 7. Ay

yemekBir önceki ‘Ek gıda’ yazısında doktorumuzun bizimle paylaştığı beslenme listesini ve nasıl ilerleyeceğimizi sizlere anlatmıştım. Geçtiğimiz 1.5 ay içerisinde Zibidikuş BLW ağırlıklı, fakat zaman zaman benim de kaşıkla desteğim ile ek gıdaya başladı. Başlangıça kahvaltı için yaptığım omletleri, pankekleri ve meyveleri kendi kendine olabildiği kadar yiyordu. Daha sonra alerji durumu çıkınca omlet verememeye ve sadece meyve vermeye başladım. Meyveleri de kendi kendine yemeye devam etti. Fakat kabızlık durumu çıktığında kendisi kendi kendine kuş kadar yediğinden, armut, gün kurusu kayısı vs yedirmem gerekiyordu ve burada devreye ben girdim. En azından kabızlığı düzelene kadar cam rende kullanarak meyveleri rendeledim ve yedirdim.

Kendisi yemeyi unutmaması için ise kendim yedirmeden önce yine eline verip yemesini bekledim, hatta öğlen yemeklerinde yaptığım çorbaların içerisindeki sebzeleri önce kendisi yedi daha sonra bardakla ben içirdim. Bu ayki beslenme listemiz alerji ve kabızlık problemine uygun olacak şekilde hazırlandı ve şu şekilde olacak;

Her sabah aç karnına verdiğim 1 çay kaşığı soğuk sıkım keçiboynuzu özünü 1 tatlı kaşığına çıkardık. Çünkü yumurta yiyemiyor.

Kahvaltıda;

elma, havuç, şeftali, nar, armut, kayısı, üzüm, kiraz, karpuz ve kavun meyvelerinden yiyebiliyor. Yine ilk defa yiyeceği meyveleri önce 1/4 daha sonra 1/2 ve daha sonra 1 tam meyve olacak şekilde yavaş yavaş alıştırarak yiyecek.

Meyvenin yanında eğer benim içtiğim keçi sütü ve ürünleri onda alerji yapmazsa bir hafta sonra tekrar bir kibrit kutusu büyüklüğünde keçi peyniri vermeye başlayacağım.

1/2 dilim tam buğday ekmeği yiyecek.

Yine benim yediğim yumurta sarısı onda alerjik bir durum oluşturmazsa ileriki dönemde gün aşırı tam ya da her gün yarım yumurta sarısı vereceğim.

2 tane akşamdan sıcak suya konulup tuzu alınmış ve kabukları soyulmuş siyah zeytin yiyecek.

Ben peynir yemeye başladığında onu ekmekle birlikte vermek yerine tam buğday unu ile süt ve yumurta kullanmadan peyniri de içerisine koyarak pankek yapmayı düşünüyorum. Eğer yumurta da yiyebilirse bunu eskisi gibi omlet şeklinde de sunabilirim.

Öğlen yemeğinde;

yine her türlü sebzeyi kullanabileceğim sebze çorbası içecek. Geçen ay ıspanak yasaktı bu ay ona ve tüm yeşil yapraklı sebzelere izin var. Patlıcan, bakla ve kuru baklagiller yine yasaklı.

Çorbayı bir çay kaşığı yulaf, kinoa, bulgur, irmik ya da ruşeym ile birlikte hazırlayacağım ve içerisine bir çay kaşığı zeytinyağ koyacağım.

Kuzu eti yine bir yumurta büyüklüğünde yemesi gerekiyor.

Alternatif olarak kabak dolması ya da soğan, sarımsak, patates ve havuçla sulu köfte yapabileceğimi söyledi doktorumuz.

Ben öğlen öğünlerini şu şekilde hazırlıyorum;

Sebzelerin yanına iki adet kuzu kıymasından hazırladığım köftelerden koyuyorum. Yarım soğan ve bir büyük diş sarımsak ekleyerek buharda pişiriyorum. Küçük bir cezvede aynı anda kullanacağım tahılı pişiriyorum. En sonunda bir yemek kaşığı zeytinyağ ile birlikte sebzelerden bir kaç parça ayırıp kalanı bir kaba koyup çok az sıcak su ekleyip blenderdan geçiriyorum. Kıvamı yoğun bırakıyorum ve minik saklama kaplarına bölüştürüyorum. Ertesi gün, çok az sıcak su ekleyip hem seyreltmiş oluyorum hem de ısıtmış oluyorum.

Zibidikuş‘a çorbasını Ikea’nın kulplu alıştırma bardağında içiyor. Kapağını kaldırıyorum ve bardaktan içer gibi içiriyorum. Çorbasını vermeden önce ayırdığım sebzeleri önüne koyuyorum ve BLW usulü kendi kendine yiyor.

Yarım kilo kuzu etini 3 defa çektirip kıyma yaptırdım ve içerisine bir diş sarımsak, yarım soğan rendeleyip parmak şeklinde köfteler yoğurdum ve derin dondurucuya attım. Çorbalarına mutlaka katıyorum, bazen de eline veriyorum kemirerek suyunu emiyor 🙂

İkindi öğününde;

Normalde yoğurt yanında muz ya da avokado veriyorum. Alerji sebebiyle yoğurdu, kabızlık sebebiyle de muzu kestik, şimdilik avokado yiyor. Onu da direkt kesip eline veriyorum, kendi yiyor.

Akşam yemeğinde;

doktorumuz öğlen yemeğinin aynısını yiyebilir dedi. Bundan önce akşam öğünümüz yoktu, bu ay eklendi.

Gece uyumadan önce ve gün içerisinde yine sık sık anne sütü de alıyor.

Şimdi Zibidikuş tabii ki bu listenin tamamını yiyemiyor, zaten asla zorlamıyorum. Anne sütü birincil besin kaynağı olduğundan daha çok emzirip aralarda da yiyebildiği kadar ek gıdasını veriyorum.

Ara öğünlerde eline verebileceğim bir kurabiye de yaptım doktorumuzun önerisiyle. Onun tarifini de, Mutfak/Zibidikuş’un Yedikleri kategorisi altında paylaşacağım.

Şimdilik bu kadar 🙂

 

Ek gıda ve alerji durumu

ek gıdaEk gıdaya geçtiğimizden beri mutfaktan neredeyse çıkamaz oldum 🙂 İşin eğlenceli kısmı Zibidikuş için yemek hazırlamak olsa da, ilgi istemesi ve kucağımda durmak istemesi son zamanlarda beni biraz zorlar oldu. Ben de onu kanguruya koyup sırtımda taşıyor, bir yandan da işlerimi hallediyorum.

Zibidikuş yaklaşık 5 haftadır ek gıda alıyor. Daha önceki yazımda da bahsettiğim gibi, doktorumuzun önerisiyle BLW ve klasik karışık olarak gitmeye başladım.  Genel hatlarıyla doktorumuzun listesine uyum sağlıyor olsam da arada uyamadığım zamanlar oldu.

Ben Zibidikuş BLW ağırlıklı beslensin istediğimden o gün vereceğim sebzeyi hem haşlayıp parmak şeklinde önüne koydum kendi yedi hem de pütürülü çorba şeklinde hazırladım ben yedirdim. Bu geçen 5 hafta içerisinde bir ara dönem vardı ki hiç bir şekilde benim kaşıkla beslememe izin vermedi. Elimi ittirdi ya da kaşığı eline almaya çalıştı. Ona da izin verdim fakat henüz kaşığı tutup ağzına götürebilecek kadar büyümediğinden haliyle yiyemedi 🙂

Anne sütü alıyor olmasına rağmen, ek gıdaya başladığımız ilk gün su da vermeye başladım. Doktorumuz sen ona ver isterse içer, zorlamana gerek yok demişti ki ben de öyle yaptım. İlk etapta Avent’in alıştırma bardağı ile verdim, fakat ne olduğunu anlamadı dişini kaşıyıp durdu. Daha sonra pipet ile verdim, fakat aynı şekilde anlamadı ve dişlerini kaşıdı. Pipetin üst deliğini kapattım, içerisinde su kaldı biraz ve alt delikten ağzına boşalttım. O sırada su geldikçe çekmeye başladı ve çektikçe su geldiğini öğrenmiş oldu. Daha sonra normal bir şekilde uzattığımda çekerek suyunu içmeye başladı. Pipeti çektikten sonra alıştırma bardağı ile de içebildi ve ilk günden pipet sorununu çözmüş oldum ki bu bizim için çok iyi oldu.

Zibidikuş‘un kaşığı reddettiği o ara dönemden sonra çorbalarını pipetle vermeye başladım. Yoğurdunu hafif sulandırdım ve pipetle içti. Böylelikle BLW’ye uygun bir şekilde kendi kendine beslenmiş oldu. Fakat çorba da versem her zaman eline parmak şeklinde sebzesini ya da meyvesini de veriyorum.

Bugün tam 7+14 günlük ve anne sütü haricinde sabah kahvaltısı, öğlen yemeği ve ikindi öğünü  alıyor. Normal şartlarda sabahları lor peynirli omlet yapıp yanında gün kurusu kayısı ya da elma, armut gibi meyve sunuyordum, öğlen yemeği olarak sebze, köfte, meyve ve yoğurtlu tarhana çorbası yiyor (bebekler için salçasız ve tuzsuz) ve ikindi vakti de yoğurt ile biraz muz ya da avokado yiyordu. Tabii bu saydıklarımın hepsini bitirmiyor, midesine giren kuş kadar :).  Fakat geçtiğimiz hafta içerisinde kolunda gördüğüm kızarıklıkların atopik dermatit, bebek egzaması olduğunu öğrendim ve sebebi de alerji olduğundan neyin alerji yaptığını bulmamız gerekiyordu.

Hastanede çocuk alerjisi bölümüne gittik ve doktorumuz baş şüphelilerin süt ürünleri ile yumurta olduğunu söyledi. Hangisi olduğunu bulabilmek için kan tahlili yapıldı ve sonuçları bekliyoruz. Alerjide kan tahlili 1 yaşından önce doğru sonuç vermiyor. Sonuç negatif bile olsa alerjisi yok anlamına gelmiyor, fakat derecesini az çok anlayabiliyoruz. Son 3 gündür Zibidikuş‘a yumurta ve süt ürünleri vermiyorum. Ben de emzirdiğim için dikkat ediyorum. Bir de mevcut kızarıklıkları için bir krem kullanıyoruz.  Şuan için kızarıklıklar geçti gibi ve yenileri çıkmadı. Doktorumuzla görüştükten sonra yavaş yavaş yoğurt vereceğim ve tekrar çıkarsa suçluyu bulmuş olacağız.

Bu sürede sabah kahvaltılarında peynir ve yumurta veremediğimden ya sadece meyve yiyor ya da içerisinde yumurta ve süt bulunmayan vegan pankek tarifleri araşıtırıp yapıyorum. Öğlen yemeğinde yoğurtlu tarhana çorbasını  ve  ikindi öğününde de yoğurdu yiyemediğinden ya sadece muz, avokado ya da kavun, karpuz vs yiyor.

Sabahları aç karnına bir çay kaşığı soğuk sıkım keçi boynuzu özü vermeye devam ediyorum. Eti ise eline alıp tam yiyip yutamadığından, 3 defa çektirdiğim kuzu kıymasından bir diş sarımsak ve iki tatlı kaşığı soğan rendesi ile köfte yapıp buzluğa attım. Hem eline alıp kemirip suyunu emmeyi çok seviyor hem de çorbasının içerisine katıyorum, lezzet vermiş oluyor.

Zibidikuş şimdiye kadar sebze olarak brokoli, karnıbahar, kabak, bal kabağı, taze fasulye, bezelye, patates, soğan, sarımsak ve avokado yedi.

Meyve olarak elma, armut, gün kurusu kayısı, muz, ananas, karpuz ve kavun yedi.

Et olarak sadece kuzu eti alıyor ve süt ürünlerinden ise hiç sevmediği keçi loru ve yoğurdu ile inek sütünden yapılmış lor peyniri ve yoğurdu yedi.

Şimdiye kadar en sevdikleri kereviz, bal kabağı, gün kurusu kayısı ve inek yoğurdu.

Yoğurdunu Sek’in cam şiş günlük sütünü kullanarak activia ile mayalıyorum. Bayıla bayıla yiyor (du).

Umarım alerji durumumuz çok ileri düzeyde olmaz ve kısa sürede atlatırız 🙁

Zibidikuş‘un ek gıda macerasından şimdilik bu kadar. Ay sonu kontorlümüz var devamını o zaman yazacağım.